Türkiyelileşme mi, Kurdistanlılaşma mı? - I

Forum Haberleri —

❏

  • Kürt halkının neredeyse çoluk çocuğuna kadar ayağa kalktığı koşullarda başta Türkiye devrimci hareketi olmak üzere bölgenin diğer yerlerinde de buna denk düşecek ne dayanışma ne de kendi sömürgeci devletlerini durduracak geri adım attıracak bir girişim yaşanmamıştır.

YILMAZ SARI

Türkiyeli büyük devrimci komutan Bedrettin Amanos’un (İbrahim Şengül) ölümsüz anısına saygıyla….

Ho Chi Minh önderliğindeki Vietnam İşçi Partisi’nin Fransa ve ABD işgaline karşı yürüttüğü ulusal bağımsızlık savaşı Vietnam işçi sınıfının ve yoksul köylülerinin büyük yıldızlı zaferi olarak tarihteki ilham verici yerini koruyor. Kuşkusuz bu büyük zafer Vietnam Ulusal Kurtuluş Cephesi (Vietkong) gerillalarının insanüstü direnişi muazzam fedakârlıkları ve Vietnam halkının Ho Amca etrafında kenetlenmesi sayesinde kazanılmıştır. Ancak bu büyük zaferi koşullayan bunların dışında da önemli faktörler vardır. Bunların en önemlisi başta savaşın birinci elden tarafları olan Fransa ve ABD’de ve giderek dünyanın hemen her yerinde gelişen kitlesel, toplumsal savaş karşıtlığı ve anti emperyalist, anti sömürgeci, anti kapitalist, militarizm karşıtı mücadelelerin desteği, dünya halklarının gösterdiği muazzam dayanışmadır. Yine uluslararası durum, SSCB’nin etrafında oluşan “Sosyalist Blok”un varlığı, desteği de o günün koşulları için önemli etkenlerdir. Savaştan yansıyan görüntüler, dönen askerlerin anlatımları, meşhur “Vietnam Sendromu”nun neredeyse kitlesel olarak topluma yansıması giderek ABD’de tarihinin en büyük savaş karşıtı gösterilerine yol açmıştır. Bu resmi rakamlara göre geride altmış bin ölü, bir o kadar yaralı ve ağır ekonomik krizi bırakan ABD için Vietnam’dan geri çekilmenin temel basınç merkezlerinden biri olmuştur. Vietkong’un estirdiği direniş rüzgârı dünyanın merkezlerinde gençliği sarmış ve büyük 68 Hareketi’nin doğmasına öncülük etmiştir. Bu sayede dünya nefes alabilmiş devrimci gençlik işçi ve köylü hareketleri yükselmiş Sovyet bürokrasisine ve kapitalist işgalci egemenliğe karşı özgürlük, eşitlik ve bağımsızlık talepleri yükselmiştir. Bu rüzgârdan Türkiye’de nasibini almıştır elbette. 68 Hareketi ve giderek 71 devrimci kalkışması bu gelişmelerin izdüşümleridir ve buradan Kurdistan’a uzanan devrimci gelişmeler ayrı bir çalışmanın konusudur.

’71 devrimci çıkışından el alarak 70’lerin sonlarına doğru Kurdistan İşçi Partisi’nin ilanı ile doğrultu kazanan Kurdistan ulusal kurtuluş mücadelesi Vietnam’dan yüksek oranda feyz almakla beraber ne yazık ki Vietkong için “avantaj” sayılabilecek saydığımız etkenlerin hemen hiç birine sahip olamadı. Çözülmeye doğru hızla ilerleyen yozlaşmış Sovyet bürokrasisinin ezilen halkalara ve işçi sınıfına verebileceği hiçbir şeyin kalmadığı koşullarda kendi varlık ve devamlılık sorunlarını yoksul emekçi Kürt halkına, Kurdistan işçi sınıfının ve köylülüğünün olanaklarına dayanarak atlatan Kurdistan İşçi Partisi uluslararası sömürge Kurdistan’ın evrensel ve bölgesel yalnızlığı içinde uluslararası ve bölgesel bir hareket olmayı başarabilmiştir. Elbette bu, dağlara koşan, muazzam bir direniş ve savaş gerçekliği yaratan Kurdistan gençliğinin başarısıdır. Ancak bu “yalnızlık” dört parça Kurdistan’ın sömürgecileri arasındaki “dayanışma” Ortadoğu’nun egemenlerinin yok sayma ve imha siyasetleri uluslararası güçlerin de bu sömürgeci “konsensüs” etrafında “terörizm” yaftası altına sığınarak ördükleri işgalci duvar aşılamamıştır. Kurdistan’daki devrimci gelişmeleri kendi toplumlarından gizlemekten tutalım karartma, çarpıtma ve giderek arkalarına aldıkları kitlesel destekle de boğma çabasından hiç vazgeçmemişlerdir.

Kurdistan ulusal kurtuluş güçleri 80’li yılların sonlarına doğru büyük halk serhildanları ile yükselerek öncüleşmiş halk halklaşmış öncü gerçekliğine doğru hızla ulaşırken bu bütünleşme 90’lı yıllarda zirveye ulaşmış Kurdistan devrimi işçi sınıfı ve yoksul emekçi halkın omuzlarında yükselerek ordulaşma- cepheleşme olanaklarını yakalamıştır. Ancak Kürt halkının yaşadığı bu olağanüstü değişim Kurdistan devriminin temel ittifakları tarafından yalnız bırakılmıştır. Kurdistan devriminin temel ittifakları Türk - Arap- Acem halkları ve onların en ileri devrimci güçleri ile işçi sınıfları ve yoksul köylülükleridir. Yine uluslararası toplumun da anılan kesimleridir. Ancak savaşın Türk sömürgeciliği tarafından Kurdistan’da “kirli savaş” olarak geliştirildiği toplu kıyımların, köy yakmaların, göçlerin, yoğun işkencelerin ve faili meçhul cinayetlerin yaşandığı Kürt halkının neredeyse çoluk çocuğuna kadar ayağa kalktığı koşullarda başta Türkiye devrimci hareketi olmak üzere bölgenin diğer yerlerinde de buna denk düşecek ne şama ne de kendi sömürgeci devletlerini durduracak geri adım attıracak bir girişim yaşanmamıştır. Özellikle Türkiye’de devrimci savaş iddiasında olan “Komünist, devrimci proleter öncüler” toplumu ve Türkiye işçi sınıfını kirli savaşa karşı Kürt halkının yanında örgütlemekten geçtik, kendi varlık yokluk sorunlarını aşamamışlar. Ne Kurdistan gerillasına ne Kürt halkının isyanına yarayacak bir gelişim içerisinde bulunamamışlardır. Bütün iddialarına ve ısrarlarına rağmen temel savaş sorunlarını aşamamışlardır. En değerli kadrolarını neredeyse güçlü savaş pratikleri geliştirmeye fırsat bulamadan kaybeden devrimci güçler Kurdistan devriminin yarattığı devrimci olanaklardan yararlanamamışlardır. Böyle olunca kısır teorik tartışmalar, bölünmeler, imhalar kader gibi yakalarından düşmemiştir. Türkiye işçi sınıfı ve emekçi kesimleri şovenizmin, sosyal şovenizmin insafına terk edilmiştir. Türkiye’de bu büyük savaş gerçekliği toplumdan gizlenmiş, çarpıtılmış, düşmanlaştırılmıştır. Kurdistan gerillası Kurdistan dağlarında, Kürt halkı Kurdistan şehirleri ve köylerinde imha ve katliama terk edilmiştir. NATO’nun en büyük ordusunun karşısında bireysel savunma silahları ile baş başa bırakılan gerilla bu büyük dezavantajlara rağmen direnmiş, varlığını sürdürmüş, savaşı geliştirmiştir. Ancak bütün bu gelişmeler Kürt Halk Önderliği’nin yerinde ve zamanında geliştirdiği taktikler, teorik sıçramalar ve atılımlar sayesinde olmuştur. Bunlardan biri de “Türkiyelileşme” hamlesidir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.