Türkiye cezaevlerinde tutulan tutsaklardan bir dergi daha. Şakran Cezaevi’nde bulunan kadın tutsaklar, Roperî adlı derginin ilk sayısını çıkardı.  “Sê Jinên Azad” manşetiyle çıkan dergi, tamamen el emeği ürünü. İplerle birleştirilen sayfalara özenle kaleme alınmış her bir yazı, sayfaları çiçekli ve kadınlı çizimler incelikle çizilmiş. Üç ayda bir çıkacak derginin ilk sayısı 46 sayfadan oluşuyor. Tamamını kadınların yazıları, karikatürleri, şiirleri, öyküleri ve çizimleri oluşturuyor. Derginin isminin hikayesini de Editör yazısından öğreniyoruz: “Paris’te katledilen Sara, Ronahî ve Rojbin yoldaşlarımız anısına, güneşe yürüyen periler anlamına gelen Roperî ismini koyduk.” Türkçe ve Kürtçe’nin Kurmancî lehçesinde çıkan dergide, Kirmanckî bir şiir de yer alıyor.


Anlam arayışımızı buluşturuyoruz

Editör yazısında, kapitalist sistemin insanı nesleştiren yaklaşımlarına dikkat çekilerek, “kadın özgürleşmeden toplum özgürleşemez” sözüne atıfta bulunuluyor.  Yazıda, derginin çıkışına ilişkin şunlar belirtiliyor: “Her yıla, her güne anlam kazandıran, tarihleştiren mücadelemiz tüm an’larımızı da tarihi kılmış, yoğun anlamlar yüklemiştir. Bu dergide biraz da anlarımızı buluşturup anlam derinliğine birlikte ulaşmayı hedefliyoruz. Güneşin ışığıyla arındığımız, güzelleştiğimiz, özgürleştiğimiz zamanların mücadelesi yaşam gerekçemiz, ahlaki-politik-özgür toplum için çalışmak temel iddiamızdır. Bu iddia sahibi olduğumuz yolda kadın bakış açısı ve yoldaşlık ve aşkla yürüyeceğimizi nice bedellerle kazanılan değerlerimizi canımız pahasına koruyacağımızın sözünü veriyor, bu dergiyi de aynı anlamda ele alıyoruz. 3 ayda bir tüm bileşenimizin ortak katılım ve emeğiyle çıkacak olan dergimizin bu yaklaşımlarımızın pratik bir göstergesi olacağını belirtiyoruz.”

Üç devrimci için

Dergi adı gibi kapağı ve içeriğinde de, Paris’te katledilen Kürt kadın devrimciler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’e ilişkin geniş yer ayırıyor. PKK kurucularından Sakine Cansız’ı, tutsak arkadaşları anlatıyor. Yine Rojava mahreciyle yazılan “Özgür kadın hareketi ve küreselleşme” başlıklı yazıda, Sakine Cansız’ın mücadelesi, kadının evrensel mücadelesi ile birlikte ele alıyor. Ayrıca üç kadın devrimci üzerine yazılan Türkçe ve Kürtçe şiirler de var. 1998 yılında eylem gerçekleştirerek, yaşamını yitiren Sema Yüce üzerine de bir yazı bulunuyor.

Her açıdan kadın ve özgürlük arayışı

Dergide bulunan makale ve öykülerde, kadının yaşamı, mücadelesi ve özgür toplum arayışı farklı açılardan ele alınıyor. “Tüm çağlarda terkedilen mapusluklar” adlı yazıda, özellikle son iki yüzyıllık tarihte cezaevlerine konulan kadınları ele alırken, “Doğumdan ölüme kadının peşi sıra gelen ‘mahkumiyetlikleri’ devri alem de yapılsa da her zamanda ve mekanda özünde birbirinin kopyalarıdır. Çünkü bin yıllardır süregelen o tüm zalimane savaşlar ekonomik, askeri, siyasi (…) iktidar çıkarlarınca yürütülürken ideolojik meşruiyet kılıfları her daim giydirilmiştir. Kılıflar farklılıklar içerse de amaçlar benzerdir. Ve yalnızca değişmez en büyük ortaklaşmaları ‘kadının sömürgeleştirilmesi’ olmuştur” diyor.

Şiddete karşı arınma

Derginin dikkat çeken bir başka yazısı da “Erkekler Ar(lanmalı)ınmalı” başlığını taşıyor. Kadına karşı şiddete dikkat çeken makale, şöyle devam ediyor: “Bir eşiktir şiddeti hak olarak görmek veya görmemek. Erkek bu duygu ve düşünceden ar etmez, arınmaz ise alınan yasal önlemler, koruma programları tek başına işe yaramaz. Toplumun belleği de bunu norma görmeye kodlanmıştır.”  
Ayrıca, Kürtçe kısa meseller, bilmeceler, tekerlemeler ve bulmaca da dergiye ayrı bir renk katıyor. Karikatür sayfalarında ise kadın tutsakların cezaevinde yaşadığı sorunlar gülümseten çizgilerle anlatılıyor.

Karışma Vakti

Şimdi hangi zaman anlatır hüznümü
hangi ayrılık alır avuçlarına
gözyaşlarımı
zindanların soğukluğuna karışır benliğim
kaçak bir bahar kokusu tüter
çırpınan bülbül misali susamış yüreğimde
yarını yabancı bir şehirde
aralanır gözlerim
şehir kalabalık, umutsuz, sessiz
ve bir o kadar da yarım…
koşar adımlarla terk ederim
çocukluğumun özlemini
yağmur çığlıklarına
gökyüzünün parıltısına
kanat çırpar özgürlüğün gülüşleri
ve voltamın küçük adımları
büyüyen düşlerimin
yabancı çocuğu
güneş ve ayın savaşımına
sessiz kalan diğer yarım
gün ve geceye karışmı vakti… 
Binevş a Narîn


N. DENİZ BİLGİN