Tutsaklardan çıplak ayaklı protesto
Kadın Haberleri —

Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi
- Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde kadın tutsaklara “ayakkabı çıkarma”, “ağız içi arama” ve “saç dibi araması” uygulamaları dayatılıyor. Terlikleri bile aranan kadınlar, tepki olarak her yere çıplak ayak veya çorapla gidiyor.
- ÖHD’li avukat Çağla Leyla Kaya, tutsakların cezaevinde, cezaevi idaresi tarafından bir kez daha yargılandığını söyledi ve ekledi: “Çarşaflar bile sadece mavi renkli. Çiçek deseni dahi yasak. Tek tipleştirme söz konusu.”
Türkiye ve Kürdistan’daki cezaevlerinde kadın tutsaklara yönelik baskı ve hak ihlalleri derinleşiyor. Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi, baskıların arttığı cezaevlerin başında yer alıyor. “Ağız içi arama” dayatmasıyla sık sık gündeme gelen cezaevinde bu kez “ayakkabı çıkarma” dayatılıyor. Buna karşı çıkan kadın tutsaklar ise birçok yere yalınayak veya çorapla gidiyor.
Özgürlük için Hukukçular Derneği Üyesi Avukat Çağla Leyla Kaya, “Müvekkillerimiz bizimle görüşmeye geldiklerinde sadece çoraplarla geliyorlar. Eskiden terlikle gelirlerdi şimdi ise terlikle bile bir arama söz konusu” sözleriyle cezaevinde yürütülen politikalara işaret etti.
Baskıya karşı çıplak ayak
Siyasetçi Çiğdem Özlü söz konusu ihlallere maruz kalan tutsaklardan biri. Qers'in Qaxizman (Kağızman) ilçesinden olan Özlü, 2016 yılında “örgüt üyesi olmak" iddiasıyla yaklaşık 6 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilmiş ve 2022 yılında cezasının onanması üzerine yeniden tutuklanmıştı.
Çiğdem Özlü'yü cezaevinde ziyaret eden eşi Yaşar Özlü, “ayakkabı çıkarma” dayatmasına dair MA’ya şu bilgileri verdi: "Tutsakların ayakkabıları çıkartılıyor. Ancak tutsaklar ilkelerinden taviz vermeyerek, bu uygulamayı reddediyor. Yaşadıkları sadece bundan da ibaret değil. Kadın gardiyanların aramalarda fiziki ve sözlü tacizlerine maruz kalıyor ve ilaçları verilmiyor. Tutsaklar revire bile çıplak ayakla gitmek zorunda kalıyor.”
Renkler bile yasak
Jinnews’e konuşan Çağla Leyla Kaya ise “arama” adı altında dayatılan bu yeni uygulamanın hiçbir dayanağı olmadığına işaret etti ve ekledi: “Cezaevi idaresine neden bu tarz ayrıntılı bir aramaya gidildiğini sorduğumuzda tamamen ‘güvenlik ve tedbir’ amaçlı olduğunu söylediler. Bunun güvenlik ve tedbir amaçlı değil, başka bir politika olduğunu düşünüyoruz. Özellikle Bakırköy Cezaevi’nde yeni uygulamalar çıkartılıyor; mavi renkten ibaret bir nevresim takım, tek tipleştirme, çiçek deseni dahi bulundurmama gibi. Mahpuslar bunu soruduğunda ise kendilerine ‘askeriyede bu tarz bir uygulamanın içerisinde’ şeklinde yanıtların verildiğini öğrendik.”
Bir hafta önce kapalı görüşte “ayakkabı çıkarma” dayatıldığı için tutsakların görüşe çıkmadığını vurgulayan Kaya, “Bunun insanlık onuruna aykırı olduğunu söylediler. Bir temasın gerçekleşmemesine rağmen böylesi bir uygulamanın dayatılmasına tepki göstermişler. Dışarıda baskılar arttıkça tutsaklar da baskı altına alıyor. Tutsağın nefes alma sürecini daha da baskılama ve sıkıştıran bir durum söz konusu. Ve bu uygulamaların tamamı keyfidir. Bütün bunların yanında bir haklarında soruşturma açılıyor” dedi.
Saç dibine kadar arama
Tutsak gazeteciler Gülistan Dursun, Etkin Haber Ajansı (ETHA) muhabiri Pınar Gayıp ile Mücadele Birliği Gazetesi muhabiri Serpil Ünal’ın Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutsak bulundukları süreçte kötü muameleye kaldıklarına dikkat çeken Kaya, gazetecilerin de hem ayakkabı çıkarma hem de saç dibi aramasına maruz bırakıldıklarını ifade etti.
Ayrıca Pınar Gayıp’ın gardiyanlar tarafından şiddete maruz kaldığını belirten Kaya, “Bu uygulamaların ardından gazetecileri Silivri Cezaevi’ne sürgün ettiler. Sevk edildiklerinde de revire götürüleceklerini söylediler ancak kimseye haber vermeden başka bir yere sevk edildiler. Bakırköy idaresi ile görüştüğümüzde ise yine ‘güvenlik’ adı altında gerekçeleri öne sürüyorlar” ifadelerini kullandı.
İkinci kez yargılanıyorlar
Tutsakların cezaevinde, cezaevi idaresi tarafından bir kez daha yargılandığının altını çizen Kaya, “Cezaevi idaresi keyfi uygulamalarla mahpuslara yargılanmanın haricinde her gün yargılanma durumuyla karşı karşıya bırakıyor” şeklinde konuştu.
Koğuş kapısında tedavi!
Kadın tutsaklar en temel ihtiyaçlarından bile yoksun bırakılıyor. Örneğin; her ay ücretsiz hijyenik ped verilmesi gerekirken kantinlerde parayla dahi satın alamıyorlar. ÖHD’li avukat Şeyma Aladağ, bu uygulamanın da keyfi olduğunu söyledi ve ekledi: “Hijyenik pedlerin neden düzenli bir şekilde verilmediği yönündeki sorularımıza ‘Biz veriliyor diye biliyorduk, öyle miymiş?’ şeklinde cevap veriyorlar.”
Bakırköy’de cezaevi yönetiminin değişmesiyle baskıların da arttığını dile getiren Aladağ, tutsakların aktardıkları ihlallere dair şunları söyledi: "Mahpuslar sağlık sorunlarına rağmen revire çıkma haklarından faydalanamıyor. Revire çıkma talepleri, koğuş kapısına gelen ve sağlık görevlisi olup olmadığı dahi bilinmeyen kişilerce yalnızca ‘şikâyetiniz neyse söyleyin ilaç getirelim’ denilerek sonlandırılıyor. Mahpusların psikiyatrik ilaç kullanımları iki gardiyan gözetiminde yapılıyor ve el kamerasıyla ağız içleri görüntülenmek suretiyle kontrol altında tutuluyor. Bu tarz sorun ve itirazlarını görüşmek istediklerinde ise görüşme yaptıkları odalarda ayakta durdurularak talepleri iletmeleri isteniyor. Bunun sebebini sorduğumuzda ise ‘zaten kısa ve öz şekilde iletip çıkmalılar’ cevabını aldık." İSTANBUL














