Sık sık “Jin, jîyan, azadî”, “Kadınlar örgütlü daha güçlü”, “KESK’li kadınlara özgürlük” sloganları atan kadınlar adına Gülser Ülker ile Seyran Işık Türkçe ve Kürtçe açıklama yaptı.
13 Şubat 2012’de yapılan operasyon sonucu gözaltına alınan 14 kadın sendikacıdan 9’unun tutuklanarak Sincan Cezaevi’ne gönderildiğini hatırlatan Ülker ve Işık, tutuklama ve baskıların, KESK’li kadınlara yönelen saldırılarla sınırlı olmadığını, aralarında Seher Tümer, Büşra Ersanlı’nın da bulunduğu birçok kadının cezaevinde olduklarına dikkat çekti.
Ülker ve Işık, KESK ve bağlı sendikaların kadın sekreterlerine yönelik tutuklamaların tesadüf olmadığının altını çizerek şöyle konuştu: “Bu tutuklamalar aynı zamanda, siyaset alanında kadınların varlığını, mücadelesini büyük bir tehdit olarak algılayan, eril öfke ve saldırganlığın da göstergesidir.”
Tutuklamalar infaz haline geldi
Ülker ve Işık, Türk Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ‘kürtaj cinayettir’ çıkışıyla başlayan kürtaj tartışmalarına da işaret ederek, “Son günlerde, kadınların cinsel ve bedensel haklarına yönelen saldırı ve bu saldırının Roboskî katliamı ile ilişkilendirilmesi; emeklerine, kimliklerine ve bedenlerine sahip çıkmak için mücadele eden bu arkadaşlarımızın neden tehlikeli görüldüğünü bir kez daha ortaya çıkarıyor” dedi.
Ülker ve Işık son olarak ilgililere şöyle seslendi: “Artık bir tür infaz haline gelen bu tutuklamalar sona ersin, birlikte mücadele ettiğimiz arkadaşlarımız derhal serbest bırakılsın.” Açıklamanın ardından kadınların eylemi, müzik dinletisi ile devam etti.
ANF/ANKARA