Colemêrg’in Gever İlçesi’nde 6 Aralık 2013 günü polisin zırhlı aracından açtığı ateş sonucu amca-yeğen Mehmet Reşit İşbilir ve Veysel İşbilir katledildi. 7 Aralık’taki cenaze töreninin ardından ise bu kez Bemal Tokçu polisin açtığı ateş sonucu ağır yaralandı ve kaldırıldığı hastanede 11 Aralık’ta yaşamını yitirdi. En sevdikleri insanları sonsuzluğa uğurlamanın üzerinden henüz bir ay geçmediğini belirten Reşit İşbilir’in eşi Alcan İşbilir, Veysel İşbilir’in eşi Nemide İşbilir ve Bemal Topçu’nun eşi Zeynep Topçu, bu zamanın her bir anına işlenen acılarının ilk günkü gibi tazeliğini koruduğunu dile getirdi. Onların gidişini hala kabullenemediklerini ifade eden kadınlar geride kalan çocukları için daha güçlü olmak zorunda olduklarını metanetli bir şekilde ifade etmeleri dikkat çekti. “Çocuklarımızı nasıl büyüteceğiz? Devletin yarattığı tahribatı nasıl unutturacağız?” diye soran Reşit İşbilir’in eşi Alcan İşbilir, Veysel İşbilir’in eşi Nemide İşbilir ve Bemal Topçu’nun eşi Zeynep Tokçu kendilerini bekleyen zor günler için kadın örgütlerinden destek bekliyor.


‘Babanız cennete gitti’

Yaşanan katliamın üzerinden henüz bir ay geçmediğini belirten Mehmet Reşit İşbilir’in eşi Alcan İşbilir, eşinin ölümünü bir ömür asla kabullenemeyeceğini ifade etti. 4 çocuğuyla yapayalnız kaldığını söyleyen Alcan İşbilir, babalarını soran çocuklarına, “Babanız cennete gitti” yanıtının dışında bir cevap veremediğini söyledi. Tüm zamanını, çocuklarını nasıl büyüteceğini ve nasıl okutacağını kara kara düşünmekle geçirdiğini dile getiren anne İşbilir, “Çocukları nasıl büyüteceğim, nasıl okutacağım? Dükkanın bir sürü borcu var ve çalıştıracak yetişkin bir çocuğum da yok. Şimdilik arkadaşları bakıyor ama yarın ne olur, hiç bilmiyorum” dedi.

Devlet 14 çocuğa ne hesap verecek?

Roboskî’de 34 yurttaşın hava bombardımanı sonucu göz göre göre katledildiğini hatırlatan Alcan İşbilir, devletin zihniyetinin Kürtleri “terörist” olarak gördüğünü ve her gün katliamlardan geçirdiğini kaydetti. Alcan İşbilir, “Devlet, Veysel, Reşit ve Bemal’den geride kalan 14 çocuğa ne hesap verecek?” diye sordu. Eşini ve arkadaşlarını katledenler bulunmadan rahat bir nefes alamayacağını kaydeden Alcan İşbilir, duyarlı kadın kurumlarından destek beklediğini dile getirdi.

Katiller neyin ifadesini alacak?

Veysel İşbilir’in eşi 2 çocuk annesi ve 3 aylık hamile Nemide İşbilir ise, “Bize reva görülen bu vahşetin hesabı sorulsun” sözleriyle, eşinin öldürüldüğü gün yaşadıklarını gözyaşları içinde anlatıyor. Devlet yetkililerinin bu katliamlara sesiz kalmaması gerektiğine vurgu yapan Nemide İşbilir, “Çocuğum o gün babasını aradı. Cevap alamayınca ‘Anne babam ne zaman gelecek’ diye sordu. İki odalı toprak bir evde oturuyorum. Günlük ekmeğimizi kazandığımız tamir dükkanını satışa çıkardım” dedi. Nemide İşbilir, doğacak çocuğunun babasını hiç göremeyeceğini belirterek, bu zulmü yapanlara tepki gösterdi. Yüksekova Cumhuriyet Savcılığı’nın Alcan, Zeynep ve kendisini ifadeye çağırdığını belirten Nemide İşbilir, “Çocuklarımızı öksüz bırakan, canlarımızı bizden alanlar şimdi bizi ifadeye çağırıyorlar. Katliam yapanlar bizden ne ifade alacaklar. Bizim kardeşlik hukukumuz bitmiştir. Ne ifade vereceğiz? Sadece vereceğim ifade; ‘14 çocuğun hesabını verin!’ olacaktır” diyerek tepki gösterdi.

Devlet iki defa acı yaşattı
30 yıllık savaşın içinde aynı aileden yitirilen 17. can olan Bemal Tokçu’nun eşi Zeynep Tokçu’nun yaşam hikayesi ise yürek burkuyor. İlk eşinin 1996 yılında Gever’in Oramar Köyü’ne bağlı Serpil mezrasında operasyona çıkan askerler tarafından öldürülerek toplu mezara konulduğunu anlatan Zeynep Tokçu, aile kararıyla 2012 yılında eşinin yeğeni Bemal Tokçu ile evlendiğini belirtti. Tokçu, ilk eşinden 4, ikinci eşinden ise 2 çocuğunun olduğunu dile getirdi. 3’üncü çocuğuna da hamile olduğunu söyleyen Tokçu, ikamet ettiği Alekanan Köyü’nden ilçeye gelmek zorunda kaldığını belirtiyor.

‘Devlete inat ayakta duracağım’
7 çocuğuna bakmak için iş aradığını dile getiren Zeynep Tokçu, “Devlet evlendiğim iki insanı da benden aldı, biri karnımda 7 çocuğumu ikinci kez öksüz bıraktı. Ben çocuklarımı büyüteceğim. Büyüyen çocuklarıma devlet nasıl hesap verecek? Kendine düşman olmayanları öldüren devlet, düşmanlarını ise ödüllendiriyor. İkinci defa beni öldürmeye çalışan devlete inat ayakta duracağım. Burada özellikle kadın örgütlerine, hukukçulara, aydın ve siyasetçilere devlet katliamlarına sessiz kalmamaları çağrısında bulunuyorum” diyerek, katliamın faillerinin yargılanması için hukuki olarak ne gerekiyorsa yapacaklarını vurguladı.


SAMİ YILMAZ/DİHA/COLEMÊRG