
Uzun süredir yapılan tahkimatın ve kuşatmanın ardından önceki gece resmen başlayan topyekün saldırıyla birlikte mahalleler tank ve top atışlarının hedefi oldu. Gever’de de önceki geceden itibaren saldırılar başladı, ancak dün kentte görüşmeler de yapıldı. Şırnak’ta ise uzun süreli hazırlığın ardından gece yarısında itibaren resmen saldırı startı verildi.
Gece yarısından sonra “sokağa çıkma yasağı”nın uygulandığı Mardin’in Nusaybin ilçesinde, yasağın başlamasına saatler kala çarşı merkezindeki Üç Yol’da zırhlı araçlar halkı taradı. Saldırıda 3 kişi ağır yaralandı. Yaralılar olay yerine gelen ambulanslarla Mardin Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Eki hastane civarına konuşlanan zırhlı araçlar tarafından mahalleler yaylım ateşine tutuldu. Saldırılarda bir bina özel harekat polisleri tarafından ateşe verildi.
Yasağın başlamasıyla İpekyolu trafiğe kapatıldı. Ardından paletli tanklar direniş mahallelerine doğru yönelerek saldırılarda bulundu. İpekyolu’na konumlandırılmış tanklardan Fırat Mahallesi’ne yönelik sabaha kadar yoğun top atışı gerçekleştirildi. Top atışından dolayı 2 kilometre uzaklıktaki evler bile sallandı. Yine ağır silahlar tarafından sabaha kadar mahalleler yaylım ateşine tutulurken, yer yer şiddetli patlama sesleri duyuldu. YPS ve YPS JIN güçleri tarafından büyük bir direnişle karşılık verildi.
Top atışları aralıksız sürdü
Nusaybin Belediye Eşbaşkanı Cengiz Kök, muhabirimiz Ramazan Marankoz’a yaptığı açıklamada, Nusaybin’in zaten 7 aya yakındır sürekli saldırı altında olduğunu; 8. yasağını başladığını ama fiili yasak ve ablukanın uzun süredir devam ettiğini söyledi.
Yasağın uygulanmasından bu yana özellikle Fırat, Dicle, Yenişehir ve Abdulkadirpaşa mahallelerine top atışları yapıldığını kaydeden Kök, zırhlı araçlardan “Şehri terkedin” anonsunun sürekli tekrarlandığını belirtti.
Nüfusu 85 bin olan kent merkezinin tamamının boşaltılmak istendiğini; bunun için de öncelikle korku ve panik havası yaratıldığını ifade eden Kök, herşeye rağmen çevre köy ve kentlere göç etmeyenlerin kendince kendi stoklarını yaptığını aktardı. Şimdiye kadarki en uzun yasağın 14 gün sürdüğünü hatırlatan Kök, yarattığı vahşetten göç alan devletin daha uzun vadeli saldırabileceğini söyledi.
Gever havanlarla sarsıldı
Aylardır fiili kuşatmanın devam ettiği Hakkari’nin Gever (Yüksekova) ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağına dakikalar kala saldırılar başladı. İlçe Tümen Komutanlığı ve Efeler Taburu’ndan Cumhuriyet ile Güngör mahallelerine havan toplarıyla bombardıman yapılırken, İpekyolu Caddesi üzerinde konuşlanan zırhlı araçlardan ise Esentepe ve Esenyurt mahallelerine ateş açıldı. İlçe merkezindeki birçok noktaya konuşlandırılan zırhlı araçlardan YPS ve YPS JİN güçlerine “Teslim olun” çağrıları yapılırken, YPS direnişçileri ise “teslim olun” çağrılarına açtıkları ateşlerle cevap verdi.
İlçeye bağlı Oremar (Dağlıca) bölgesindeki Şitazin (Yeşiltaş) köyüne de Rahmo Karakolu’nda havan toplarıyla bombardıman yapıldı. Köylüler, bombardımandan dolayı evlerinde büyük hasar oluştuğunu, çatıların kalktığı ve duvarların da çatlakların oluştuğu bilgisini verdi. Köylüler, evlerinde meydana gelen hasar nedeniyle 50 kişilik bir grup olarak geceyi dağda geçirdiklerini kaydetti. Köylüler, Türk askeri yetkililerin köy muhtarına, “Yanlışlıkla bombalıyoruz” cevabını verdiğini aktardı.
Hastane cephanelik oldu
Tedavileri devam eden hastaların dahi 3 gün önce apar topar çıkarıldığı Devlet Hastanesi adeta askeri karargaha çevrildi. Çevresinde ve bahçesinde askeri Kirpi, Kobra ve çok sayıda zırhlı aracın konuşlandırıldığı hastaneye, Van, Ağrı, Bitlis ve Bingöl gibi çevre kentlerden çok sayıda ambulans ve 112 acil servisi ekibi ile sivil savunma ekipleri sevk edildi.
Askeri hastaneye dönüştürülen ilçedeki tek kamu hastanesine ayrıca başta Ankara GATA’dan 4 uzman doktor olmak üzere farklı kentlerden özel uzman doktorlar getirildi. Hastanede güvenlikçilerden veznecilere, aşçılardan hemşirelere kadar sıkıyönetim için “zorunlu nöbet çizelgesi” oluşturulduğu öğrenilirken, söz konusu personellerin de başhekim yerine, özel birliklerin amirlerinden “talimat” almak zorunda bırakıldığı kaydedildi. Silahlarıyla dolaşan bu birliklerin, “Burada bizim sözümüz geçer” diyerek hastane çalışanlarını tehdit ettiği öğrenildi.
Kadın Doğum Ünitesi’nden diğer polikliniklere kadar her servis ve üniteye askeri birliklerin yerleştirildiği, hastanenin bir bölümüne de kasalarla getirilen silah, mermi ve mühimmatın depolandığı bildirildi. Sürekli olarak abluka altında tutulan hastaneye stok çalışmalarının da sürdüğü belirtildi.
HDP heyeti görüşmeler yaptı
Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığındaki HDP heyeti, kentteki mülki amirler ve sivil toplum örgütü temsilcileriyle bir araya gelmek için kente geldi. Buldan ile DTK Eşbaşkanı Selma Irmak, HDP milletvekilleri Nihat Akdoğan, Abdullah Zeydan ve Lezgin Botan mülki amirlerle görüştükten sonra kentteki sivil toplum örgütü yöneticileri ile bir araya geldi. Söz konusu görüşmenin İçişleri Bakanlığı’nın bilgisi dahilinde gerçekleştirileceği öğrenildi.
4 kişi hafif yaralı
Gever Halk Meclisi Eşbaşkanı Şerafettin Dede, muhabirimiz Ramazan Marankoz’a yaptığı açıklamada, gece devam saldırılarda 4 kişinin hafif yaralandığını söyledi. Şimdi uygulanan 4. yasak öncesi Türk güçlerinin büyük hazırlık yaptığını, kentinin tamamen ablukaya alındığını, bütün bağlantı yollarının kesildiğini anımsatan Dede, Orman, Kışla, Mezarlık, Cumhuriyet, Güngör, Esentepe ve Yurt mahallelerinde en az 20 bin insanın kaldığını söyledi.
Gever halkının da belli hazırlıklar yaptığını ancak yine de görüşmelerle bir formülün bulanmasının önemini savunan Dede, devletin şiddet politikasının kimseye faydasının olmadığını kaydetti.
Halkın, Cizre ve Sur’daki tablo ile korkutularak psikolojik savaşın da yürütüldüğünü ifade eden Dede, “Ne olursa olsun, biz kendi bahçemizde, kendi evimizde, barkımız da ölmeyi tercih ederiz ama başka bir yere gitmeyiz. Eğer görüşmelerden olumlu sonuç çıkarsa bir iki gün içerisinde Newroz’u kutlayacağız” dedi.
Şırnak’ta da başladı
Şırnak’ta günlerdir AKP yönetimindeki Türk devleti tarafından hazırlığı yapılan sokağa çıkma yasağı dün gece 23.00’ten itibaren başladı. Türk güçlerinin merkeze bağlı Dergul ve Gundikê Melê köylerinde muhtarları ve kanaat önderlerini karakollara çağırdığı ve tehdit edildiği öğrenildi.
6 aydır kuşatma ve ve saldırı
Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çözüm masasını devirmesinden sonra 12 Ağustos 2015’te öz yönetim iradesinin sergilendiği Botan’ın kalbi olan Şırnak ve ilçelerine yapılan saldırılar, 90’lı yılları aştı. Şırnak kent merkezine 12 Ağustos 2015’te öz yönetimin ilan edilmesinin ardından devlet güçleri saldırılarını yoğunlaştırınca kentin Yeşilyurt Mahallesi’nde hendek kazılmaya başlandı. İlk başta tutuklama ve gözaltıları önleme amacı güden hendekler; Eylül ayında Yeşilyurt Mahallesi’nde Adem İrtegün ve Yenimahalle’de İbrahim Külter isimli gençlerin katledilmesiyle barikatlarla desteklenerek öz yönetim alanlarını savunma gibi bir boyut kazandı.
Kentin kırılma noktası: Hacı Lokman Birlik
1 Ekim tarihinde Yeşilyurt Mahallesi’nde Abdulhamit İnal ile iki arkadaşının katledilmesi ve hemen ardından da 3 Ekim’de Dicle Mahallesi’nde Hacı Lokman Birlik’in katledildikten sonra zırhlı aracın arkasına bağlanarak sürüklenmesi Şırnak’ta “kırılma noktası” oldu. Bu tarihten sonra kentteki birçok genç yaşatılan vahşetten etkilenerek, Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi (YDG-H) saflarına katıldı.
Öz yönetim örülmeye başladı
Devletin kendilerini rahat bırakmayacağını anlayan Şırnaklılar diğer mahallelerde de hendek ve barikatlar kazarak öz savunmaya geçti. 12 mahallesi olan Şırnak’ta Yeşilyurt ve Yenimahalle ile birlikte Bahçelievler, Dicle, Cumhuriyet ve Gazipaşa mahallelerinde de hendek kazılıp barikatlar yapılmaya başlandı.
YPS ve YPS-JIN ilan edildi
2 Ocak’ta mahallelerinin savunmalarını yapan gençler Yekîneyên Parastina Sivîl’i (Sivil Savunma Birlikleri-YPS) ilan ederek, direnişlerinin bu isimle devam edeceğini kamuoyuna açıkladı. Öz yönetim direnişiyle birlikte kent merkezinde devlet, zırhlı aracın içine çekilirken; mahallelere yönelik saldırılar da şiddetlendi.
7 gün cenazeler bekledi
Fiili sıkıyönetimin 6 aydır sürdüğü Şırnak’ta 5 Ocak tarihinde Dicle Mahallesi’nde Sadrettin Ege ve Hakan Şengül isimli iki genç katledildi. Katledilen gençlerin cenazeleri, devlet güçlerinin saldırılarından dolayı bir hafta boyunca kar altında kaldı. Cenazeleri almak için yapılan tüm girişimler sonuçsuz kalırken; halkın eylemleriyle 12 Ocak’ta cenazeler alındı. Ege ve Şengül’ün katledildiği günün ertesi gününde ise rutine binmiş saldırılarda Bahçelievler Mahallesi’nde Çetin Taşar isimli genç katledildi.
Acılarını yakından hissetti
Bu dönemde Cizre ve Silopi’deki soykırım saldırıları devam ettiği için bu ilçelerde katledilenlerin cenazeleri her gün 3’er 5’er olarak otopsi için Şırnak’a getiriliyordu. Halk bütün bir kış mevsimini Şırnak Devlet Hastanesi morgu önünde cenaze beklemekle ve Bahçelievler Mahallesi’ndeki Nalaro Mezarlığı‘nda defnetmekle geçirdi.
Cizre için karakol eylemi
Cizre’de vahşet bodrumlarına tahammülün kalmadığı dönmelerde 5 Şubat günü YPS ve YPS-JIN güçlerince Şırnak’ın Bahçelievler Mahallesi’ndeki Polis Kademe Merkezi’ne düzenlenen saldırıda Hidayet Taştamur, Halil Adal, Mazlum Yeşil, Mehmet Saltan ve Ali Sevilgen isimli YPS savaşçıları ile Mehmet Sıddık Tekmen isimli sivil yurttaş şehit düştü. Çatışmada çok sayıda özel harekat polisi de öldü. 16 Şubat’ta ise Dicle Mahallesi’ni tarayan devlet güçleri Eyüp Üstek isimli belediye işçisini katletti.
‘Me berxwe da, emê berxwe bidin’
Kent merkezinin asker ve polisle çevrili olduğu Şırnak’ta kent içerisinde de tüm devlet kurumları karargaha dönüştürülmüş durumda. Şehr-i Nuh olarak anılan Şırnak’ta mahallelerinde öz savunmasını güçlendirmeye devam eden YPS/YPS-JIN üyelerinin devletin ablukasına son sözü ise “Me berxwe da, emê berxwe bidin (Direndik, direneceğiz)” oldu.
HABER MERKEZİ