Herekol Komutanı Egîd Garzan, Türk güçlerinin Herekol’da sadece birkaç tepeyi tuttuğunu ama orada da mahsur kaldığını söyledi. JİYAN AMARGİ ANF/ŞIRNAK Türk devletinin Kürdistan’da ger geçen gün artan saldırılarına karşı gerillaların direnişi devam ediyor. Türk ordusunun Herekol’a yönelik saldırılarını değerlendiren Herekol Komutanı Egîd Garzan, gerilla direnişi karşısında Türk ordusunun çok zorlandığını belirtti. Herekol’da Türk askeri ve gerillalar arasında yaşanan çatışmalara ilişkin bilgi veren Komutan Garzan, “Düşman propaganda amaçlı sürekli ‘Şuraya girdik, burayı aldık’ diyor ama bölgede böyle bir operasyon yok. Türk devleti her zamanki gibi özel savaş yürütüyor. 25 Temmuz’da Çemê Karê etrafında operasyon başlattı. Aynı gün arkadaşlar da operasyona katılan askerlere yönelik eylem düzenledi. O gruptan 3 asker öldürüldü” dedi. Söyledikleri gibi değil Herekol saldırısının 26 Temmuz’da biraz daha genişletildiğini söyleyen Komutan Egîd Garzan, şöyle devam etti: “Düşman, Kulind, şehit Sorxwîn ve şehit Canxort alanını tuttu. Böylece birkaç tepeyi tutup oralarda durdu. ‘Herekol’da her yere girdik, her tarafı tuttuk’ diyor ama böyle bir şey yok. Bu yalanlarla özel savaş yürütmek istiyorlar.” 40’a yakın asker öldürüldü Türk devletinin Herekol’a operasyon başlatmasından bu yana gerillaların sürekli etkili eylemler gerçekleştirdiğini vurgulayan Komutan Garzan, “Gerilla eylemlerinde yaklaşık 40 asker öldürüldü. Düşman Herekol’da yediği darbeyi gizlemek istiyor, kayıplarını bile dile getiremiyor. Bu operasyonda da gördük ki Türk devleti gerillaya karşı savaşamıyor. Askerleri sınırda yokluk içinde. Operasyon boyunca askerler tekniğe ve hava araçlarına bel bağladı. Keşif uçakları ile yatıp kalkıyorlardı. Gerilla eylemleri karşısında askerlerin psikolojisi alt üst oldu. Tuttukları tepelerden 100 metre öteye gidemiyorlardı. Tepelerde takılıp kaldılar” şeklinde konuştu. Bizim için her dağ stratejiktir Gerillaların Türk askerileri üzerindeki etkisine de değinen Egîd Garzan, şunları dile getirdi: “Düşman, ‘Herekol bizim için stratejik bir yer’ diyor. Yıllardır bu tarzı uyguluyorlar. Gerilla için Kürdistan’ın her dağı stratejiktir ve düşman da bunun farkındadır. Kirli propagandayla bu savaşı sürdürmek isteyen düşman Herekol’a giremez. Sadece birkaç tepeyi alıyorlar ve orada mahsur kalıyorlar. Hem Herekol’un arazisinden kaynaklı hem de gerillanın eylemlerinden dolayı düşman Herekol’a giremiyor. Şehit Berxwedan’dan kaçtılar Şehit Berxwedan Tepesi’nde arkadaşlar bir eylem düzenledi ve askerlerin hepsi kaçtı. Düşman o tepeyi bırakıp başka yere kaçtı. Gerillaların eylemlerinden dolayı düşman Kürdistan dağlarında rahat bir yaşam sürdüremez. Düşmanın tuttuğu yerler de genelde şehre ve yaylalara yakın alanlardır. Buradan da görüyoruz ki düşman korkudan aşağı bölgeleri tutmuş ve Herekol’un içine giremiyor.” Türk devleti ve medyasının kirli propagandasına işaret eden Komutan Egîd Garzan, “Gerilla ise bu yalan propagandalara karşı zaten eylemleriyle cevap veriyor. Şu an Kürdistan’ın bütün dağlarında gerilla düşmana ağır darbeler vuruyor. Türk devleti ise kamuoyundan bu gerçeği saklıyor. Herekol bu operasyonda da onlara mezar oldu. Düşmanın saldırılarına karşı özgürlük gerillaları her zaman savunmasını yapacaktır. Herekol düşmana her zaman mezar olacaktır” şeklinde konuştu.
 

Hakkari’de üç eylem

Gerillalar, Hakkari’nin Şemzînan ve Çelê ilçelerinde üç ayrı eylem düzenledi. HPG Basın İrtibat Merkezi (BİM) tarafından yapılan yazılı açıklamada, eylem ve operasyonlarla ilgili şu bilgiler verildi: * Gerillalar, 24 Ekim günü saat 14.30’da Hakkari’nin Şemzinan (Şemdinli) ilçesine bağlı Govendê alanındaki Peşmerge Tepesi’nde konumlanan işgalci TC ordusuna yönelik bir eylem düzenledi. Mevzilerin iki koldan etkili bir şekilde vurulduğu bu eylemde 2 asker öldürüldü. * Aynı tepeye saat 15.00 sıralarında ikinci bir eylem yapıldı. Mevzilerin yoğun ateş altına alındığı bu eylemde ölü ve yaralı asker sayısı tespit edilemedi. * Hakkari’nin Çelê (Çukurca) ilçesine bağlı Şikêr Karakolu’ndaki Türk askerlerine de aynı gün saat 13.00’te suikast eylemi yapıldı; 1 asker öldürüldü. * Türk savaş uçakları, 25 Ekim gecesi Sidekan’a bağlı Lêlikan ve Benasenanê köylerinin çevresini bombaladı. Bombardıman sonucunda herhangi bir gerilla kaybı yaşanmadı, yöre halkına ait bağ ve bahçelerde maddi hasar meydana geldi. * Türk ordusu, 19 Ekim günü saat 18.00’de Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesine bağlı Faraşin alanındaki Penga Xana, Kani Şkêre ve Worgundıka köylerinde bir operasyon başlattı. Taarruz tipi helikopterlerin katılımıyla başlatılan bu operasyon aynı gün saat 20.00’de sonuçsuz bir şekilde geri çekildi.  ANF/BEHDİNAN
 

Babat’ın tedavisi sürüyor

Uludere’nin Şenoba beldesi kırsalında askerlerin açtığı ateş sonucu yaralanan Kokel Babat’ın yoğun bakım ünitesindeki tedavisi sürüyor. Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Şenoba beldesi kırsalında bulunan Çemê Hêstira bölgesinde, önceki gün öğlen saatlerinde askerler tarafından açılan ateş sonucu yaralanan Kokel Babat’ın, Şırnak Devlet Hastanesi’ndeki tedavisi sürüyor. 3 çocuk babası Babat’ın yoğun bakım ünitesinde tutulduğu öğrenildi. Babat’ın durumu hakkında bilgi veren yakınları, asker ve polislerin yoğun bakım ünitesine kimseyi yaklaştırmadığını aktardı. Olayın yaşandığı yere ambulansın geç gittiğini belirten Babat’ın yakınları, ilk müdahalenin yapıldığı Uludere Devlet Hastanesi’ndeki doktorun helikopter ambulans talebinin engellendiğini kaydetti. Yakınları, sağlık bir bilgi alamadıkları Babat’ın durumunun ciddiyetini koruduğunu dile getirdi.
 

İki cenaze daha alındı

Amanoslarda SİHA saldırısında şehit düşen HPG’liler Haydar Karaburk ve Deniz Tali’nin cenazeleri, üç ay sonra ailelerine teslim edildi. Osmaniye’nin Amanos Dağları eteklerinde bulunan Şarappınar mevkiinde 11 Temmuz’da Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) saldırısında 12 arkadaşıyla birlikte şehit düşen HPG’li Haydar Karaburk’un (Xwinrej Dilbirîn) cenazesi, parçalandığı için ailesi tarafından teşhis edilmeyince, DNA testi yapıldı. Üç ay aradan sonra DNA testi sonuçlanan aile, önceki gün Adana ATK’ye giderek cenazelerini aldı. Aile, cenazeyi Hakkari’ye götürerek, burada toprağa verdi. HPG’li Deniz Tali’nin cenazesi parçalandığı için ailesi tarafından teşhis edilememişti. DNA testi sonuçlanan aile, önceki gün Adana ATK’ye gelip cenazelerini almak istedi. Adana ATK görevlileri aileye, “Kan örneği veren annesi gelmeden cenaze verilmez” deyip cenaze vermedi. Bunun üzerine ise Tali’nin ailesi Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı’yla yapılan görüşme sonrası aile tekrardan Adana ATK’ye gelip cenazelerini aldı. Tali’nin cenazesi Muş’un Bulanık ilçesinde toprağa verildi. ADANA