Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle 30 gündür açlık grevi eylemini sürdüren Eskişehir H Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan 3 tutsak, tutuldukları aynı hücrede ağır insan hakları ihlallerine maruz kaldıklarını belirtti.
Eskişehir H Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Cihan Alkan, Mustafa Filitoğlu ve Davut Barin, 30 gündür açlık grevi eyleminde. Açlık grevine başlamaları ardından aynı hücreye alınan üç tutuklu, aileleri ile yaptıkları görüşmede ağır hak ihlallerine maruz kaldıklarını aktardı. Tutukluların ailelerinin verdiği bilgilere göre üç tutsak da açlık grevine başlaması ardından sürekli disiplin cezasına maruz kaldıklarını söyledi.
Bir haftada 2 tutsak
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 233'üncüsünde son bir hafta içerisinde 2 tutsağın yaşamını yetirdiğini aktararak, Adalet ve Sağlık bakanlıklarını gerekli önlemleri almaya çağırdı.
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 233’üncü haftasında da cezaevlerindeki hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek için bir araya geldi. İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi önünde yapılan eylemde konuşan İHD Üyesi Sevil Ataş, hastane raporlarına rağmen tahliye edilmeyen tutukluların cezaevlerinde yaşamlarını yitirdiğine dikkat çekerek, bu hafta içerisinde Ali Haydar Yıldız ve Mehmet Gök'ün yaşamını yitirdiğini dile getirdi.
Rapora rağmen
Ataş, yaşamını yitiren hasta tutuklulardan Ali Haydar Yıldız'ın Metris R Tipi Cezaevi'nde ve yatağa bağımlı olduğunu belirtti. Adli Tıp Kurumu tarafından Yıldız'a ilişkin 2012’de "Sakatlık nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyeceği, başkasının desteği ile bakımına muhtaç" olduğu yönünde rapor verildiğini aktaran Ataş, ancak İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından "tahliyesi mümkün değildir" yönünde karar verildiğini hatırlattı. Ataş, tahliye edilmeyen Yıldız'ın bu hafta yaşamını yitirdiğini söyledi.
16 tutsak kalp krizinden
Tarsus T Tipi Kapalı Cezaevi'nde de 62 yaşındaki Mehmet Gök'ün geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdiğini dile getiren Ataş, "Hapishanelerde ölen mahpusların büyük çoğunluğunun yaşamlarını yitirme sebeplerinden biri kalp krizleridir. Hapishanelerde acil müdahale imkanları bulunmaması bir yana, sürekli kalan bir doktor dahi bulunmamaktadır. 2017 başından bugüne kadar bizim tespit edebildiğimiz 16 mahpus kalp krizi nedeniyle vefat etmiştir. Bu sayının bizim bildiğimiz rakamların çok daha fazlası olduğundan eminiz" dedi.
Bugüne kadar hasta tutuklulara dair yaptıkları başvuruların hiçbirine olumlu yanıt verilmediğini söyleyen Ataş, "Adalet ve Sağlık Bakanlıkları hasta mahpuslar konusunda gerekenleri acil olarak yapmalıdır. Hapishanelerde yaşam hakkının korunması devletin asli yükümlülüğüdür " şeklinde konuştu.