Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Hak-İş) ile Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), asgari ücretin alt sınırın 2 bin 578 TL olmasını talep etti.
İşçi konfederasyonları yaptıkları ortak açıklamayla asgari ücretin 2 bin 578 TL ve asgari ücret sonrası ilk vergi basamağı için uygulanacak oranın yüzde 10 olmasını talep etti.
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Hak-İş) ile Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Türk- İş Genel Merkez’inde 2020 asgari ücretine ilişkin ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda Türk-İş Genel Sekreteri Nazmi Irgat, Hak-İş Genel Sekreteri Osman Yaldız ve DİSK Ankara Bölge Temsilcisi Tayfun Görgün yer aldı.
Irgat, 2 bin 578 TL’nin altında açıklanan bir rakamı değerlendirmeye almayacaklarını, üç işçi konfederasyonun insan onuruna yaraşır bir asgari ücret belirlenmesi taleplerinde ortaklaştığını söyledi. Irgat, “Özellikle sendikasız işçilerin önemli bir bölümünün temel sorunu olan düşük asgari ücretin, belirlediğimiz ve savunduğumuz ilkeler doğrultusunda karara bağlanması büyük önem taşımaktadır. Asgari ücret konusuna önem verilmesinin nedeni, ücret hakkının, temel insan haklarının güvencesi altında bir ‘sosyal hak’ niteliğini taşıması, yalnızca sendikalı işçilerin değil ve fakat aynı zamanda, yaşamını aldığı ücretle sürdüren herkesin temsilcisi olmamızdandır” dedi.
AB’nin çok gerisinde
Türkiye’deki asgari ücret düzeyinin çoğu AB üyesi ülkelerde geçerli olan asgari ücretin gerisinde olduğuna dikkat çeken Irgat, şunları ifade etti: “Demokrasinin, işçi hak ve özgürlüklerinin, sosyal koruma uygulamalarının olmadığı, tartışma konusu edildiği ülkelerde uygulanan ücret politikalarım ve asgari ücret düzeyini örnek alan yaklaşımlar ortaya konulmamalıdır. Asgari ücret kadar bir gelirin ücretli çalışanlar için vergi dışı bırakılması yönünde sosyal kesimler arasında görüş birliği oluşmasına rağmen, bu konuda herhangi bir düzenleme yapılmamaktadır. Bugün ücretliler üzerinde taşınmaz boyutlarda vergi yükü bulunmaktadır. Aynı şekilde, sosyal güvenlik için kesilen prim asgari ücretli için yüksektir ve mutlaka devletin, sosyal devlet olma gereğinin bir sonucu olarak daha fazla katkısı gerekmektedir.”
İşçilerin talepleri
Irgat, daha sonra işçi temsilcilerinin komisyon çalışmaları sırasında temel alması gereken ilkeleri şöyle sıraladı:
- Asgari ücretin saptanmasında Anayasa’da yer alan ‘geçim şartları’ yaklaşımına öncelikle uyulmalıdır. Günün ekonomik ve sosyal koşullarına göre işçinin ve ailesinin insanca yaşamasını mümkün kılacak ve insanlık onuruyla bağdaşacak bir tutarda olmalıdır o Asgari ücret belirlenirken, işçinin ve ailesinin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için bilimsel olarak belirlenmiş harcama kalıbı esas alınmalı ve hesaplamalar buna göre yapılmalıdır.
- Asgari ücret Asgari Geçim İndirimi (AGİ) hariç ve net olarak açıklanmalıdır. Bu ücretten yapılacak vergi, sosyal güvenlik vb. kesintiler net tutarın üzerine ilave edilmelidir. Yıl içerisinde açıklanan bu net ücretin altına düşülmemelidir.
- Ücretlerin asgari ücrete tekabül eden kısım vergiden muaf olmalıdır. Asgari ücret sonrası ilk vergi basamağı için uygulanacak oran yüzde 10 olmalıdır.
- Asgari ücret, sanayi, tarım ve yaş, cinsiyet ayırımı yapılmadan yine ulusal düzeyde
- Asgari ücret, ekonomik ölçülerin ötesinde sosyal bir ücret olarak kabul edilmeli ve
- İşçilerin arasında nitelik, kıdem, işin mahiyeti değerlendirmelerin tümünden bağımsız olarak ele alınmalıdır.
- ‘Sosyal Devlet’ ilkesi gereği aile yardımı çalışmayan gibi eş ekonomik için uygulamaya ayrım yapmamalı, kamuda geçerli en düşük
- Asgari ücret teşviki, sendikal örgütlenmenin olduğu işyerleri için uygulanmalıdır.
ANKARA
HDP: Asgari ücret 3 bin 200 TL olmalı
HDP Sözcüsü Günay Kubilay, 2020 Yılı Bütçesi’nin en önemli özelliğinin, halkın Magna Carta’dan bu yana elde ettiği ‘bütçe hakkını’ yok sayması olduğunu belirterek, asgari ücretin en az 3 bin 200 lira olması gerektiğini söyledi.
Kubilay, dün düzenlediği basın toplantısında bütçe ve asgari ücretle ilgili HDP’nin görüşlerini paylaştı. AKP iktidarının gerek bütçe hazırlık aşamasında gerekse Genel Kurul’da 5018 sayılı yasanın gösterdiği takvime uymadığını belirten Kubilay, şunları söyledi: ”Bütçe sadece ekonomik rakamların yan yana dizilmesi, gelir gider hesaplaması değildir. Bütçe işçilerdir, emekçilerdir, yoksullardır, kadınlardır, çocuklardır, engellilerdir, emeklilerdir, ezilen haklardır. Bütçe ekolojidir, anadilinde eğitimdir, sağlıktır, sosyal güvenliktir. Bütçe barıştır, demokrasidir, eşitliktir, özgürlüktür, haktır, hukuktur, adalettir, toplumsal cinsiyet eşitliğidir. O yüzden bütçe görüşmeleri sırasında HDP’li vekiller sadece ekonomik verilerle değil, bütçeyi bütçe yapan bütün yönlerini temel alan bir yaklaşım göstermişler, tutum almışlardır. Bir kez daha vurgulamak gerekir. Bir bütçeyi bütçe yapan bütün özellik ve niteliklerden yoksundur. Bu bütçe halkın bütçesi değildir. Büyük sermaye gruplarının ihtiyaçlarını temel alan, ekonomik krizin faturasını yeni vergilerle emekçilere ödeten, kamu kaynaklarını yandaş sermaye gruplarına, savaş ve silah tüccarlarına aktarma amacıyla yapılmış bir bütçedir.
TÜİK’in enflasyon hilesi
Bütçe belirlenirken aynı yöntemin asgari ücret içinde belirlendiğini kaydeden Kubilay, TÜİK’in asgari ücretin sadece 5,3 puan artırılması için Kasım ayında açıkladığı 8,9 gıda enflasyon oranını komisyona 5,30 olarak sunduğuna dikkat çekti. Kubilay, şöyle konuştu: ”Bunlar önce minareyi çalıyor, sonra kılıfı uyduruyorlar. Oysaki, TÜİK’in ne Kasım ayı oranı ne komisyona bildirdiği oran gerçeği yansıtıyor. Onlar asgari ücreti düşük tutmak için resmi enflasyonu düşük gösteriyor, kendilerince cinlik yapıyorlar. TİSK temsilcisi TÜİK’in bu rakamlarını bile yüksek bulup reddediyor. Bakanlık adına toplantıya başkanlık yapan Çalışma Genel Müdürü Nurcan Önder ise ‘Bu rakamı dikkate almak zorunda değiliz’ açıklaması ise perşembenin gelişinin çarşambadan belli olduğunu gösteriyor. O masada işçiler adına oturan Türk İş’in hesaplamalarına göre 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 6 bin 850, açlık sınırı 2 bin 130, asgari yaşam maliyeti 2 bin 578 lira. Asgari ücretin en az 3 bin 200 lira olması gerekiyor. Gerçek işçi temsilcileri bulunmayan, arkasında grev yaptırımı olmayan, toplu iş sözleşmesiyle belirlenmeyen bir asgari ücret görüşmesinin işçilerin lehine sonuçlanmasını beklemek hayaldir.”