Geçen hafta kronik bağırsak iltahıbı olan Crohn hastalığını işledik. Bu hafta ise aynı kategoriye giren ülseratif kolit hastalığını işleyeceğiz.
Ülseratif kolit kalın bağırsağın iç yüzeyini döşeyen tabakanın ve rektum adı verilen bağırsağın son bölümünün kronik iltihabıdır. Bu iltihap kanayan yaralara (ülsere) yol açar. Bazı hastalarda tüm kalın bağırsak, bazılarında sırf bir bölümü hastadır.
Bağışıklık sistemi bozukluğu ve çevre faktörleri ile genetik olguların birleşimi hastalığa yol açmaktadır.
Başlangıçta kabızlık olsa da, genellikle kanlı ishal görülür. Bu hastalığa yakalanlarda ayrıca makattan kan ve sümüksü madde gelebilir. Karın ağrısı, halsizlik, iştahsızlık, kilo kayıbı ve kansızlık da ülseratif kolitin belirtileridir.
Bazı hastalarda gözde kızarıklık ve yanma, eklem ağrıları ve iltihabı, ciltte döküntüler ve karaciğer iltihaplanması görülmektedir.
Hastanın hikayesinde kalın bağırsaktan kanama, ishal ve karın ağrısı ülseratif kolit hastalığına işaret eder. Yapılan dışkı ve kan tetkikleri ile bağırsak enfeksyonu olmadığı anlaşıldıktan sonra tanıyı kesinleştirmek için koloskopi (bağırsağa bakmak için bükülebilir ve ucunda kamera olan alet) yapılması gerekir. Bu tahlil esnasında parça alınarak tanı konulur.
Ülseratif kolit tedavisi hastalığın şiddetine ve etkilediği bağırsak alanına göre planlanmalıdır. Tedavinin ilk basamağı ağızdan ve makattan verilen ilaçlardır. Bunların yetersiz kaldığı ya da hastalığın çok şiddetli seyretmesi durumunda tedavinin damar yolu ile yapılmasını gerektirebilir. İltihabı dindiren ilaçlar kulanılır ve şiddetine göre değişir. İlk basamak iltihap kurutucu ilaçlar fayda etmediğinde kortizon veya bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar verilir. Bazı ağır durumlarda (aşırı bağırsak iltihabının kana karışması vb.) ancak cerrahi tedavi mümkündür.
Aspirin ve romatizma ilaçları hastalığı tetikliyeceğinden dolayı kullanılmamalıdır. Genel olarak temiz, dengeli ve sağlıklı beslenmeye dikkat edilmesi yeterlidir. Özel bir diyet gerekli değildir.
Kalın bağırsak kanseri riski yüksek olduğu için sürekli bağırsak kontrolünün yapılması gerekir.