Politik akım ve hareketler ideolojik akım ve hareketlerden farklılıklar taşısa da aralarında sıkı bir ilişki vardır. Olmak durumundadır. İdeolojik değeri olmayan politik akımlar fazla değerli olmadığı gibi politik gerçekliğe yansımayan ideolojik akımlar da değerli mertebeye yansıyamazlar. İdeolojik mücadelenin temel amacı ahlaki ve politik toplumu geliştirmektir. Ahlaki ve politik toplumu geliştirmek ancak sosyal bilime dayalı ideolojik eylemle mümkündür. Daha doğrusu ahlaki ve politik eylemlilik sosyal bilimsiz geliştirilemez. İktidar ve sermaye tekelleri karşısındaki toplumu ancak sosyal bilime dayalı ideolojik ve politik eylemle koruyup geliştirebiliriz. Ortadoğu politik kültüründeki hiyerarşik, iktidarcı ve devletçi miras ayıklanmadan; güncel gerçekliklerine karşı günlük yaşam tarzı haline getirilmiş bir ideolojik ve politik eylem yürütülmeden demokratikleştirilmesi sağlanamaz.
Kapitalist modernitenin hegemonik merkezi Avrupa’nın tekelci güçleri 500 yıllık savaş, çatışma ve gerginliklerden çıkardıkları dersler temelinde 1950’lerden sonra bünyelerinde köklü reformlara giriştiler. AB (Avrupa Birliği) bu derslerin sonucudur. Hedefleri kapitalist moderniteyi aşmak değil, daha yaşanabilir ve sürdürülebilir kılmaktır. Ortadoğu kültüründe bu reformların etkisiyle demokratikleşme zordur. Modernite tekelciliğin en olumsuz sonuçlarıyla bölge kültürünü daha çok çelişki, çatışma ve savaş ortamına çekecektir. Bundan ancak modernite anlayış ve yapılanmasından köklü bir kopuş ve alternatif moderniteyle kurtulunabilir.
Demokratik modernite bu tarihi ve köklü ihtiyaçtan kaynaklanmıştır. Kapitalizm, endüstriyalizmi ve ulus-devletçiliği ekonomik toplum, ekolojik toplum ve demokratik konfederalizm alternatifiyle karşıtlayan demokratik modernite, Ortadoğu kültüründe demokratikleşmenin temel etkeni konumundadır. Tarihi arka planda hakim uygarlığın hep karşısında yer almış tarım-köy toplumunu, göçmen kabile boylarını, zanaatçıları ve kölecilik karşıtlarını modernite karşıtlarıyla sentezleyen demokratik modernite güçleri; ekonomik toplum, ekolojik toplum ve demokratik ulusal toplum devrim ve reform çabalarıyla kapitalist modernitenin üç unsuruyla uzun vadeli mücadeleyle üstünlüğünü kanıtlayabilecektir. İki farklı ve çelişkili modernite arasında hep savaş veya barış olacaktır demek doğru bir yaklaşım değildir.
Devrim ve reformlar karşıt hamlelerle birlikte savaşlı, çatışmalı gelişebileceği gibi, barış içinde uzlaşmalar biçiminde de gelişmesini sürdürebilir. Moderniteler aralarında bazen yoğunlaşarak savaş süreçlerine, bazen uzlaşarak barış süreçlerine açık karmaşık ilişkili ve çelişkili yapılanmalardır. Birbirlerine alternatif olmaları “kısa” ve “orta” süre kavramlarıyla ifade edilen günlük olay ve siyasetlerle sistemlerin…… (bir satır okunamadı) süreli yapısal, sistemik krizlerin sonucu olarak bu yönlü köklü dönüşümler olabilir. Uygarlık ve moderniteler arasında 5.000, 500, 200 yıldır süren mücadele ve alternatif olma çabaları halen tüm hızıyla devam eden süreç işidir. Dünyanın her alanında olduğu gibi Ortadoğu kültürel alanında da kısa, orta ve uzun vadeli alternatif yaşam tarzı, örgütlenme ve eylem anlayış (strateji) ve uygulamalarıyla (taktik) yapısal kriz içindeki kapitalist modernite aşılacak, demokratik modernite değerleri başat çağ olarak gerçekleşecek ve anlam bulacaktır.
Savunmamın Ortadoğu bölümünü böylelikle sonuçlandırmak durumundayım. Dördüncü büyük cildi teşkil etmektedir. Son cildi; “Kürdistan’da Uygarlık ve Modernite” sorunlarını ve çözüm modellerini birlikte sunmayı ihtiva edecektir. Şahsımda hedeflenenin mahkûm edilmek istenenin ne olduğunu aydınlatmada bu ciltler dolusu anlatımın gerekli olduğu kanısındayım. Birey an olarak tarih ve toplumun kesişmesi ise, kendini doğru ifade etmesi ve savunması da tarih ve toplumun özgür çıkışı olacaktır.
İmralı Tek Kişilik Cezaevi (04.08.2009)
Ortadoğu’da Uygarlık Krizi ve Demokratik Uygarlık Çözümü kitabından alınmıştır
Ulus-devlet ve açılan travmalar -V-
Ortadoğu kültürünü demokratikleştirirken sivil toplumu adeta yeni dönemin kabile ve klanları gibi değerlendirmek, aynı yaklaşımı dinsel gelenekler için de göstermek; özcesi sosyal bilimi kılan, kabile, mezhep, tarikat ve din kuruluşlarının yaşantılarını andırırcasına gerektiğinde bu geleneklerin mirasıyla bütünleştirerek, gerektiğinde onlar gibi kendini örgütleyerek yürütmek başarı için esastır.