PKK meclis üyesi Viyan Caf (Leyla Halit Hüseyin), yaşamını yitirmesinin 7'nci yıldönümünde anıldı. KJB Koordinasyon üyesi Besê Hozat, Caf'ın 2006'da bedenini ateşe vererek yaşamını yitirişinin yıldönümü vesilesiyle yaptığı konuşmada, "Özgürlük arayışları büyük ve emeği çok fazlaydı. Yaptığı eylemle de, aslında uluslararası komploya cevap verdi" dedi.
1997 yılında Güney Kürdistan'ın Süleymaniye kentinde PKK'ye katıldığında, çok genç olan Viyan Caf, Enfal ve Halepçe katliamlarını bizzat yaşadı. Ailesi ile birlikte, katliam sonrası doğduğu yerden binlerce Kürt gibi göç ederek Süleymaniye'ye yerleşti. Göç boyunca, çocukların ve yaşlıların açlıktan ölmelerine tanıklık etti. Çevresinde, sorumluluk sahibi biri olarak tanındı bu yönü ile sevildi.

İddiaları büyüktü

"Bir kadının ya da kadınların toplumda yaşadıkları sorunlar karşısında sürekli olarak bir arayış içerisindeydi" diyen Hozat şöyle konuştu: "Büyüdüğü ortamda toplum içerisinde kadının sömürülmesi, feodal kültürün toplum içerisinde devam ettirilmesi çok fazla. Kadınlara yönelik şiddet olayları, kadınlara yönelik uygulanan katliamlar var. Hem ev içinde, hem de ev dışında kadına uygulanan bu baskıları bizzat görmüştü. Bundan dolayı kadınların ve Kürt halkının yaşadığı acıları çok içten yaşayan ve hisseden bir insandı. Kendisinde yürüttüğü mücadelesini kadınların özgürlüğü ve Kürt halkının özgürlüğünü esaslarına oturtmaya çalışıyordu. Bu konuda iddiaları çok büyük ve güçlüydü." Kürt kadının yaşadığı acılar üzerine sürekli araştıran ve okuyan Caf, Kürt halkının özgürleşmesi, yaşanılan acıların son bulması için mücadelenin şart olduğunu belirtiyor.

Yeniden inşa süreci

İdeolojik, siyasi ve örgütsel anlamda kendisini oldukça eğiten Caf, genç yaşta büyük sorumluluklar alarak, PKK'nin yeniden inşa sürecine de katılır. "2003 ve 2004 yılında PKK hareketi içerisinde tasfiye anlayışı çıktı. Bu anlayışın içerisinde ABD ve AKP vardı" diyen Hozat, " Viyan arkadaş o dönemde çok genç olmasına rağmen, Önderliğe bağlılığı, özgürlük arayışı, özgürlük çizgisi ve yeniden inşa sürecindeki coşkusu hepimizi etkiledi. Bizde de büyük bir iddia yarattı" şeklinde konuştu. Hozat ayrıca, "İhanetçi çizgiye karşı ve egemen güçlerin PKK’yi teslim alma istemlerine karşı bizde büyük bir iddia geliştirdi. Yurtseverlik duyguları çok güçlüydü. Kürt birliği konusunda da duyarlı ve istekliydi. Aslında şunu da söyleyebilirim Kürt halkının, Kürt kadınının birliğinde semboldür. Viyan arkadaş, bu konuda Güney Kürdistan’da çok büyük emek harcadı. Birlik düşüncesinin gelişmesi için büyük bir mücadele yürüttü" dedi.

'Yakma eylemleri doğru değil'

2006 yılında, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın 'kalp krizi geçirdiğine yönelik haberler yayıldı. Halka ve gerillaya yönelik operasyonlar hız kaybetmeden devam etti. Böyle bir süreçte Caf'ın, fedai eylem önerisinde bulunduğunu belirten Hozat şunları söyledi: "Kadın bedeni ve kadın kişiliği üzerinden, özgür kadın kimliği ve bütün kadınları hedef alan ve özgür kadın hareketini tasfiye etmek isteyen merkezlerde fedai eylemi gerçekleştirmek istiyordu. Bu önerisi kabul edilmedi. Kendisi de 'Önerim kabul edilmedi. Farklı bir yol da bulamadım. Beni affedin. Ben kendimi böyle bir eylem yapmaya mecbur hissettim. Yani kendimi yakarak düşmana bir cevap vermeyi hedefledim' diyor." Hareket olarak kendini yakma eylemlerini tasvip etmediklerini, eylem tarzlarının kendilerini yakmak olmadığını da belirten Hozat, Caf'ın anısına bağlılığın kendini yakarak değil, onun mücadelesini ve iddiasını kendisiyle devam ettirmekten geçtiğini söyledi. Hozat, "Biz böyle bir çağrıyı Kürt halkı ve gençliği için de yapabiliriz. Çünkü Viyan arkadaşın eyleminden sonra bu yönlü eylemler çok gelişti. Bu doğru değildir. Biz her yönlü mücadele etmeliyiz, gelip gerillaya katılalım, yani mücadele edelim. Elimizde silah var, Kürdistan dağları dağlarımızdır" dedi.

Paris katliamı

"AKP şu anda barıştan söz ediyor. Ortada barışı getirecek bir durum yok. Bunun amacı propaganda yaparak Kürt halkında bir umut yaratmak istiyor. Bu şekilde Kürt halkında oluşan büyük mücadele ve direnme ruhunu kırmak istiyor" diyen Hozat son olarak şunları belirtti: "Paris katliamı tam da bu dönemde oldu. Bu cemaatin planıdır. Bu planın içerisinde AKP de, ABD ve uluslararası güçler de vardır. Sakine Cansız hem PKK kurucularından, hem de Kadın hareketi kurucularındandı. Vahşice ve alçakça silahsız ve savunmasız bir biçimde katledildi. Bu yüzden komplo devam ettirilmekte. Viyan arkadaş komployu boşa çıkarmak için büyük bir mücadele verdi. Viyan arkadaşın çizgisinde döneme cevap vermek istiyorsak, komplonun devam ettirildiğini bilmeliyiz. Bu temelde tüm kadınlara özellikle de Kürt kadınlarına ve Kürt halkına bir çağrım var. Buna karşı her yönüyle mücadelemizi ve direnişimizi büyütmeliyiz. Viyan arkadaşa verilecek en doğru cevap da bu olacaktır. Bu temelde Viyan arkadaşın şahsında tüm şehitlerimizi anıyor ve önlerinde saygıyla eğiliyoruz." 

ANF/BEHDÎNAN




PAJK Caf'ı andı

Kürdistan Kadın Özgürlük Partisi (PAJK), 2006'da bedenini ateşe vererek uluslararası komployu ve Öcalan'a tecridi protesto eden Viyan Caf'ı yaptığı açıklama ile andı. Açıklamada, "Önderliğimize karşı gerçekleştirilen ve bir sistem haline getirilerek Önderliğimizi halktan ve Özgürlük Hareketinden koparmayı, hücrede tutarak diri-diri ölüm kuyusu içerisinde tecride alan uluslararası komploya karşı direniş ve isyan halinde olan Viyan Caf yoldaşımız, öncü kadın militan kişiliği ile her zaman Önderliğimize bağlılığın yaşam bulmuş gerçekliğiydi" diye belirtildi.

Özgürlüğün garantisi
PAJK'ın açıklamasında şu ifadeler yer aldı: "Uluslararası komplocu güçlere karşı en büyük direnişin, Önderlikle yaşamak ve Önderlik çizgisini uygulamak olduğu felsefesini esas almış ve bu yaklaşımı ile saflarımızda en hızlı gelişen ve öncü kadın militan haline gelen Viyan yoldaş, gittiği her alanda bu kişiliği ve yaşam tarzıyla etrafında İmralı sistemine karşı özgürlük sisteminin gelişimine öncülük etmiştir. Tam da 'Önderliksiz yaşama alıştırılma' konseptinin geliştirilmek istendiği bir süreçte, eylemiyle Önderliksiz yaşamı asla kabul etmemenin sembolü haline gelmiştir. Güney-Kürdistanlı olan Viyan yoldaşımız, katılımından şahadetine kadar Kürt halkının ve Kürt kadınının ulusal birliğini kendi kişiliğinde somutlaştırmış, bunun devrimci öncülüğünü yapmıştır. Başta Sara ve Viyan yoldaşlarımız olmak üzere bütün şehitlerimiz, halkımızın ve ülkemizin özgürlüğünün garantisi ve sembolüdürler. Şahadetinin 7'nci yıldönümünde Viyan yoldaşı, minnet ve sevgiyle anıyor, onun şahsında bütün şehit yoldaşlarımızın mücadelelerini zafere ulaştırma sözünü tekrarlıyoruz. "