İngiltere Gündemi


Kürdistan’da tam bir savaş ve yıkımın olduğu bu dönemde Batı güçlerinden özellikle İngiltere’den destek beklemek tam naifçe bir yaklaşım olur. 'İngiltere, Kürdistan’ı neden görmüyor ya da AKP Hükümeti'ne neden karşı çıkmıyor' sorularının sebeplerini sayfalar dolu açıklayabiliriz. Ya da "ulusal çıkar meselesi" deyip açıklamak da mümkün. Hatta bu en geçerli sebep olur: İngiltere Dışişleri Sekreteri Philip Hammond bu hafta DAİŞ üzerine yaptığı açıklamada desteğinden ötürü Türkiye’yi övdü. Şımarık ergen ağzıyla bu duruma cevap vermek gerekirse: Şaka gibi.

Hammond’un söylediğine kimsenin inandığı yok da, "köprüyü geçene kadar ayıya dayı denir" misali Erdoğan’ın sırtı sıvazlandıkça sıvazlanıyor. Yoksa Erdoğan’dan zerre haz edilmiyor. Ama içten içe Erdoğan ve AKP Hükümeti'ne ne hissettikleri de bizi çok bağlamıyor. Zira mesele pratik politika meselesi. Ne uluslararası güvenlik ne de insan hakları İngiltere’yi ilgilendiriyor. İngiltere'nin tek derdi kendi ulusal çıkarları ve güvenliği. Çünkü; DAİŞ’e sempati duyan, DAİŞ’e katılan veyahut katılmak isteyen Müslümanların çoğu İngiliz vatandaşı. İşte bu Müslümanların durdurulması konusunda Türkiye’ye mecbur hissediyor İngiltere kendisini. 

Guardian’ın yaptığı araştırmaya göre, İngiliz vatandaşı sempatizanlarının büyük bir çoğunluğu Türkiye’den otobüslerle DAİŞ’in kontrolünde olan sınırlara götürülüyor. Yani araştırmaya göre iki sınır arasında böyle bir anlaşma vardı ta ki Kürt güçlerinin yazın Tel Abyad’ı DAİŞ’in elinden almasına kadar. Ardından bu anlaşma son buldu. Bunun hemen ardından da Türk yetkililer bu geçişi yasakladı. Yani daha bu yaza kadar böylesi bir geçişe Türk yetkililer göz yumarken, Hammond bugün çıkıp Türkiye’ye teşekkür ediyor. 

Şimdilerde ise kullanılan taktik Türkiye’den ikinci ya da üçüncü ülkeye seyahat edip oradan DAİŞ’e katılmak. Yani Türkiye illaki bir şekilde müdahil olaya, Hammond yine de Türkiye'ye teşekkür ediyor. Hammond bu hafta AB’nin Suriye mültecileri elinde tuttuğu için söz verdiği 3 milyar Euro'luk rüşveti yani fonu hala vermemesini de ciddi bir dille eleştirdi.

Peki Hammond, "Türkiye verdiği sözleri tutuyor mu?" diye hiç düşünüyor mu acaba? Zira Ege denizini geçerek Yunanistan’a gitmeye çalışan halen binlerce mülteci var. Türkiye’deki Suriyeli mültecilerin çalışma izinleri var mı, mesela mülteci çocuklar okula gidiyor mu, ne koşullarda yaşıyor bu mülteciler? diye düşünüyor mu acaba Hammond?

Hammond'a göre Rusya’nın yegane amacı DAİŞ’i bitirmek yerine Esad karşıtı güçlerle savaşmak. Hammond, Türkiye’nin YPG ile savaşını nasıl görüyor acaba? "Türkiye DAİŞ yerine  neden YPG ile niye savaşıyor" diye sormaz mı bu İngiliz siyasetçi kendine? 

Elbette, bu dönemde Avrupa'nın politikası 'Türkiye dost, Rusya düşman' olduğu için gerçekleri çarpıtmak da gayet serbest.