Yıl: 1992. Yer: Bochum Ruhrstadion. Almanya’nın 30 bin kişilik kapasitesiyle 32. büyük futbol stadyumu Avrupa’da yaşayan Kürdistanlı’ların ve dostlarının büyük bir heyecan ve bir o kadar da merakla beklediği 1. Uluslararası Kürdistan Kültür Festivali’nin yapıldığı mekan. Avrupa kitlesi açısından bir milat. Benim için de öyle. İlk defa böyle bir kalabalığın içinde olmamı bırakın bir yana, Kürdistan topraklarına o dönemde henüz ayak basmamış ben, kimliğimle çocuk yaşta en etkili buluşmayı yaşıyorum festival sayesinde. 24 yıl sonra festival ile ilgili bir köşe yazısı yazacağımı bırakın birçok festivalde programı sunma mutluluğunu ve onurunu yaşayabileceğimi o çocukluk halimle hiç ama hiç düşünmemiştim.
İlk festivalin başarısı mekanı büyütüyor ve 1993 yılında düzenlenen 2. Uluslararası Kürdistan Kültür Festivali’ni Almanya’nın 50 bin kişilik kapasitesi ile 10’cu büyük futbol sahası olan Frankfurt Waldstadion’a taşıyor. Bu festivale başta dönemin başbakanı Helmut Kohl ve Cumhurbaşkanı Richard von Weizäcker olmak üzere yüzlerce siyasetçi ve tanınmış şahsiyet başarı dileklerini iletiyor. Festivalin en hüzünlü ve etkileyici anı ise DEP Milletvekili Mehmet Sincar’ın katledildiğinin anons edildiği dakikalar oluyor.
İki ay sonra ise Almanya jeostratejik ve siyasi çıkarları gereği PKK’yi yasaklıyor ve 3. Uluslararası Kürdistan Kültür Festivali 1994’te Hollanda’nın Maastricht kentinde yapılıyor. Burada MED-TV’nın kuruluşu duyurularak Kürt Basını için de bir milat açılıyor. 1995’te ise Kürtlere dönük baskılar zirveye ulaşıyor ve böylelikle 4. Uluslararası Kürdistan Kültür Festivali ancak 1996’da gerçekleşiyor. Onbinlerce kişi Köln’deki Müngersdorf Stadyumu’nda barış ve özgürlük taleplerini haykırıyor. Aynı saha 1997, 2000, 2005 ve 2010’da Kürdistan Kültür Festivallerine ev sahipliği yapıyor.
Yıl: 2018. Yer: Dinslaken. Uluslararası Kürt Kültür Festivali’nin yapılması bekleniyor. Yine yasak zihniyeti devreye giriyor. Ancak birçok gerçek unutuluyor. Kürtler 1995 yılındaki Kürtler değildir. Kürtler artık dünya sahnesinde tarih yazan bir halk! Kürtler bir başarıdan bir başarıya koşuyor. Ortadoğu’da barışın ve demokrasinin garantisidir Kürtler! Demokratik, ekolojik ve cinsiyet özgürlükçü paradigma sırf bölge için değil tüm dünya için bir alternatif!
Barış ve demokrasi talepleri yasaklanamaz! Böylesi bir karar utanç vericidir ve derhal geri çekilmelidir!
Bu yazının büyük bir kısmını iki yıl önce yine bir festivalin yasaklanma sürecinde hazırlamıştım. Maalesef Kürtlerin ve dostlarının demokratik haklarını kullanması hala engelleniyor. Dünyayı 2. Dünya Savaşı’na sürükleyen faşizan zihniyet ise meydanlarda serbestçe cirit atıyor.