Başvuru dilekçelerinde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın son 4 aydır temel insan hakkı olan avukatları ve ailesi ile görüş hakkının engellendiği, Öcalan'ın Türkiye'de barışın sağlanması için en önemli role sahip olduğu belirtildi. Kürt halkının Öcalan'a yaklaşımın savaş ve barış gerekçesi sayıldığı belirtilen dilekçede, Türkiye'de demokratik ve barışçıl bir ortamın sağlanması isteniyorsa insan hakları ve hukuk dışı uygulamalardan bir an önce vazgeçilmesi gerektiği ve Öcalan'ın, Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözülmesinde rolünü oynayabilmesi için, içinde bulunduğu şartların bir an önce düzeltilmesi gerektiği ifade edildi.

Siz de sorumlu olacaksınız!

Bir insanın tecrit altında tutulması ve temel insan haklarından mahrum bırakılmasının tecrit ve işkence olduğu kaydedilen dilekçede, bunu Kürt halkına reva görenlerin savaşta ısrar etmekte olduğu ve savaşa yeşil ışık yaktıkları vurgulandı. Uluslararası kamuoyunun ve insan hakları örgütlerinin geçen süreye rağmen sessiz kalmasının kaygı verici olduğu ifade edilen dilekçede, gerekli adımların atılmaması halinde olabilecek olumsuz durumlardan insanlık nezdinde devletin olduğu kadar AİHM, CPT ve Türkiye Af Örgütü'nün de sorumlu olacağına dikkat çekildi.


Bir an önce harekete geçin!
Söz konusu kurumların yaşanan hukuk dışı uygulamaların son bulması için rol sahibi oldukları ve bu süreçte bu rollerinin en iyi şekilde yerine getirilmesi istenen dilekçede, herkesin ve her kurumun savaşın önünü açacak uygulamalara karşı tavır alması ve barışa hizmet etmesinin insani sorumluluk açısından elzem olduğu belirtildi. Kurumlardan bir an önce harekete geçmelerini isteyen kadın tutsaklar, tecridin kaldırılması için şimdiye kadar atılmış olması gereken adımların bir an önce atılmasının beklendiğine işaret edildi.
PKK ve PAJK'lı kadın tutsakların dilekçelerinin AİHM ve CPT'nin merkezleri ile Türkiye Af Örgütü'nün İstanbul'daki merkezlerine aileleri tarafından iletildiği öğrenildi.


 DİHA/SÊRT