Umudu boğma saldırısı
Forum Haberleri —

Rojava
- Egemenler, kendilerine alternatif olabilecek her fikri önce yalnızlaştırır, sonra çarpıtır, en sonunda da ezmeye çalışır. Rojava, bu sürecin tamamını aynı anda yaşıyor.
GÜRSEL KARAASLAN
Rojava’da süren şey, adım adım, sabırla ve planlı biçimde yürütülen bir boğma operasyonudur. Bu savaşın hedefi sınırlar, askeri mevziler ya da geçici kazanımlar değildir. Hedef, halkın iradesidir; itaat etmeyen bir toplumun var olma cesaretidir. Özel savaş denen şey, tam olarak budur. Görünmeyen ama her yerde olan, kurşun atmadan öldürmeyi hedefleyen bir yok etme stratejisi.
Rojava’nın suçu, silahlı olmasından çok örgütlü olmasıdır. Asıl affedilmeyen, kadınların boyun eğmemesi, halkların birlikte yaşaması, iktidarın aşağıdan kurulmasıdır. Bu yüzden Rojava’ya karşı yürütülen savaş, 'savunma' refleksi ambalajıyla açık bir intikamdır. Egemen sistemler, kendilerine alternatif olabilecek her fikri önce yalnızlaştırır, sonra çarpıtır, en sonunda da ezmeye çalışır. Rojava, bu sürecin tamamını aynı anda yaşıyor.
Suç tersyüz ediliyor
Bombardımanlar, işgaller, SİHA saldırıları… Bunlar savaşın yalnızca gürültülü kısmıdır. Asıl saldırı, sessiz olanda yürütülüyor. Ambargolarla açlığa mahkûm edilen bir toplumdan “başarısızlık” bekleniyor. Suyu kesilen, elektriği vurulan ve ticaret yolları kapatılan bir coğrafyada yaratılan yıkım, devrimin hanesine yazılmak isteniyor. Fail gizlenirken sonuçlar teşhir ediliyor, suç tersyüz ediliyor. Bu, bilinçli bir ideolojik operasyondur.
Medya, diplomasi ve uluslararası kurumlar, bu özel savaşın parçasıdır. Rojava ya “terör” parantezine alınarak konuşuluyor ya da tamamen yok sayılıyor. Görmezden gelmek de bir saldırı biçimidir, çünkü görünmeyen şey savunulamaz hale getirilir. Hakikat susturulurken, yalan dolaşıma sokuluyor. Böylece saldırganlar meşrulaştırılırken, direnenler suçlu ilan ediliyor.
Bu savaş, aynı zamanda toplumun içini hedef alıyor. Umut, en tehlikeli düşman olarak görülüyor. İnsanlara sürekli olarak “yalnızsınız”, “dayanamazsınız” ve “başka seçenek yok” deniliyor. Kadın özgürlük mücadelesi özel olarak hedef alınıp patriyarkal zehir yeniden dolaşıma sokuluyor. Etnik ve dini farklılıklar kaşınarak ortak yaşam fikri dinamitlenmek isteniyor. Özel savaş, tanktan çok dedikoduyla, bombadan çok güvensizlikle ilerliyor.
Aslında küresel mesajdır
Bütün bu saldırıların tek bir gerçeği vardır: Rojava yıkılamamıştır, çünkü bu savaş, gücünden değil korkusundan besleniyor. Egemenler, Rojava’da açığa çıkan yaşam ihtimalinin bulaşıcı olduğunu biliyor. Onlara göre; kadınların özgür olduğu, halkların birlikte karar aldığı, devlet dışı bir yaşam fikri, sadece Ortadoğu için değil, bütün dünya için tehlikelidir. Bu yüzden Rojava’ya yönelen özel savaş, aslında küresel bir mesajdır: “Başka türlü yaşamak yasaktır.”
Rojava’nın varlığı da “Yaşamak direnerek mümkündür” şeklindeki karşı mesajdır. Dolayısıyla Rojava’yı savunmak, bir coğrafyayı savunmanın ötesinde teslim olmamayı savunmaktır. Özel savaşa karşı durmak, cephede, hafızada, dilde ve örgütlü yaşamda taraf olmaktır. Bu savaşta tarafsızlık yoktur; ya boğulmayı kabul edersin ya da nefes almayı savunursun.







