Cezaevlerinde direnenlere selam verip, önlerinde eğilerek yazıya geçiyorum...
İran’ın kuzeybatısında yer alan Urmiye Gölü her gün biraz daha kurmaktadır. İran İslam Cumhuriyeti (İİC) ve Ortadoğu sınırları içindeki en büyük gölü ve dünyanın üçüncü büyük tuz gölü olan Urmiye Gölü kuruması doğal ve iklimsel nedenlerden dolayı değildir. Göl, doğrudan insan toplulukların müdahelesi sonucu yüzeyinin ve hacminin yüzde 60’ını kaybetti. Bunun başında da İİC’nin kararlaştırıp yıllardır gölü besleyen 13 akarsu üzerinde inşaa ettiği onlarca büyük sulama barajı var. Barajlarla birlikte sayısız sondaj kuyularıyla yeraltı sularının aşırı miktarlarda çekilmesi ile gölü ikiye bölen ve göl içindeki su dolaşımını engelleyen Urmiye’yi yok ediyor.
İran devleti Türkiye Cumhuriyeti (TC) gibi hiç bir ölçü, kriter, ekosistemi, insan yerleşim yerlerini ve kültürel miras dinlemeden her akarsuya baraj kurmaktadır. Bu iki devlet Çin, Hindistan ve Brezilya devletleriyle bu yıllarda en çok baraj kuranlar arasındadır. Devletin siyasi-ekonomik ve şirketlerin çıkarları uğruna kurulan barajların, sonuçta doğa ve insana yıkımdan başka bir şey getirmemekte ve enerji ve su sorunlarına gerçek ekolojik-sosyal çözümlerin geliştirilmesinin de önüne geçmektedir.
Urmiye Gölü, İran toplumu için birçok açıdan çok büyük öneme sahiptir. Göl 5,470 km² yüzölçümüne sahipti ve en derin yeri yaklaşık 16 metrediydi. Havzası İİC’nin Batı ve Doğu Azerbaycan ile Kürdistan eyaletlerinden oluşmaktadır. Gölün Kuzey, Doğu ve Güney kısmınde ağırlıklı Azeriler, batısında ise Azeri ve Kürtler yaşamaktadır.
Yarı-kurak ve çöl olan İran coğrafyasında olan Urmiye Gölü, 79 devrimine kadar ülkenin önemli turizm merkezlerinden biriydi. Yüzmek ve botlarla yerel ve yabancı turist akınına uğrardı. Gölün kurumasına kadar da yerel insan düzenli gelirdi. Göl coğrafyaya estetik ve manzara açı çeşitlilik katıyor. Ekolojik açıdan da değerli olan Urmiye Gölü, Milli Park ve UNESCO Biosfer alanı konumunda olup yaklaşık 200 tür kuş ve 23 tür memeliye ev sahipliği yapıyor.
Kayıplar ne olabilir?
Barajların kurulduğu akarsulardaki kayıpları ele almıyor ve sadece göle gözlerimizi çeviriyoruz: Göl içinde ve yakınındaki hayvan ve bitki türlerin dışında kuşlar gölün kuruması sonucu ciddi zarar görüyor. Urmiye Gölü’nden her yıl çok sayıda büyük göçmen kuş gruplarına ev sahipliği yapıyor çünkü önemli bir geçiş güzergahında. Gölden beslenen 212 kuş tütü tehlike altına girdi. Yine tibbi yararları kaybolacak ve insanlar doğal tedavi olanağından mahrum olacaklar.
Gölün zemininde çok büyük miktarda (8 Milyar ton) biriken tuz gölün geri çekilmesiyle açığa çıkıyor. Bu da çevresinde yaşayan insan ve canlı yaşam için büyük bir tehlike saçıyor. Rüzgar ile bu tuz onlarca km uzaklara taşınabilir. Tarım alanları da olumsuz etkilemeye başladı bile.
Protestolar
Urmiye Gölü’nün kuruması 2009 yılından itibaren gündeme gelmeye başladı. 2010 yılında büyük protestolar ortaya çıkmaya başladı. Urmiye ve Tebriz kentleri başta olmak üzere tepkiler var. 2010 yılında protestolarda ilk insanlar rejimce öldürülmeye başlandı. 2011’de rejim basına uyarı vererek hiç bir haber yapmamaya zorlamaya başladı. 2012 yılında çocuklarca yapılan bir protestoda ceza olarak, bu 50 çocuğu kırbaçladılar. İnsanların yaşam kaynakları ve yerel insanın kimliğinin çok önemli bir parçası olan göl, kurumaya devam ettikçe insanlar da susmayacaktır.
Eleştiriler yerel insanı aşınca, Tahran, basın ve önemli bilim çevrelerine de ulaşınca devlet zorlanmaya başlandı. Devlete göre iklim değişikliği sorumlulardan biri, ancak bu argüman inanılmaz abartı da: batıdan gelen bulutlardan bilinçli şekilde suni yağışlar yaratılıyor ki, İran’a yağış gelmesin. Ancak TC sınırları içinde son yıllarda normalin üstünde yağış hiç yoktu, tam tersi yağışta ciddi azalış var.
Devletin çüzümü Azerbaycan devleti sınırı olan Aras nehrinden su getirmektedir! Teknik zorlukları aşarlarsa belki su seviyesinin düşüşü durdurulur. Bu saçma öneri gerçekleşirse Azerbaycan ve İran devlet sınırları içinde onbinlerce çiftçi büyük zarar görecek. Aras nehrinden su getirmek bir çözüm olarak sunulurken, aslında su sorunu başka bir alana taşıtılıyor.
Çözüm
Çok basittir: Ya Urmiye Gölü havzasındaki barajları tamamen faaliyet dışı bırakırsın, yani barajların kapaklarını açarsın. Ki, bu geçici bir adım. Ya da asıl olan barajları yerlerinden söküp atmaktdır. Başka türlü göl tamamen kuruyacaktır!!!
Urmiye Gölü kurutulyor!