Komalên Jinên Kurdistan (KJK) Koordinasyonu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir bildirge yayınladı. Bu yılki 8 Mart’ın 'Kadınlar özgürlüğü ve önderliği için eylemde' şiarıyla öz yönetim direnişlerinde yaşamını yitiren direnişçilere adandığını kaydeden KJK Koordinasyonu, Cizîra Botan'da yüzlerce insanı bodrumlarda katleden AKP faşizmini de kınayarak, mücadelenin kesintisiz olarak süreceğini vurguladı. 

Açıklamada, üçüncü dünya savaşı olarak nitelendirilen Ortadoğu'yu paylaşım savaşında, direnen özgürlükçü güçlerin ve kadınların özgürlük çıkışının kader belirleyici nitelikte olduğu kaydedildi. 

Cinsiyetçilik, milliyetçilik, dincilik ideolojileriyle beslenen kapitalist modernite sisteminin Ortadoğu'yu hakimiyet ve sömürü amaçlı dizayn ettiği, bu bakımdan çözümsüzlüğün kaynağı olduğu belirtilen açıklamada, Ortadoğu sorununun ulus devlet, endüstraliyalizm ve kapitalist sermayecilikle çözülemeyeceğinin altı çizildi. 


Kadın devrimi çağı

Ortadoğu'da mevcut katı ideolojiye karşı sürekli bir savaşın şart olduğu belirtilen açıklama, "Erkeğin zihniyet ve yaşam değişikliği yaşanmadan, yaşamın kurtuluşu olanaksızdır" diye devam etti. Çözüm seçeneği olarak demokratik modernite çözümünün öngörüldüğü bildirgede, demokratik modernite güçlerinin başında gelen kadınların topluma eşit-özgür katılım için kadın toplumsal sözleşmesini hayata geçirmesi, farklı inanç topluluklarının ve halkların demokratik öz yönetimlerine kavuşması, demokratik özerkliğin sağlanması durumunda, toplumun ahlaki ve politik doğasına kavuşmanın olanağını bulacağı kaydedildi. 


Çaresiz kadın yoktur

Bildirgede Ortadoğu'daki kadınlar ve halklarda muazzam özgürlük arayışının yükseldiği belirtilerek, Kürt kadınlarının Ortadoğu'da dikkat çekici bir şekilde öz yönetim direnişlerinde, siyasi alanda ön cephelerde öncü düzeyde yerini aldığı, dünyanın çeşitli yerlerinde kadınların da faşizme karşı mücadele alanlarında olduğu ifade edildi. "Artık vahşi erkek egemen sistem karşısında sadece çaresiz kadın gerçeği yoktur. İradeli, örgütlü, öz savunmasını bilen demokratik özgür yaşam projesine sahip çözümü dayatan etkili kadın hareketleri vardır" şeklinde devam eden bildirgede, şu çağrı yapıldı: “Savaşın da, gerçek barışın da kaderini çizebilecek denli gücümüzün farkında olarak farkımızı daha güçlü ve büyük örgütleyerek, tüm kadınlarla birlikte mücadelemizi yükselterek, özgür yaşamı hep birlikte kurmaya çağırıyoruz.” 


Topyekün direniş yılı

KJK Koordinasyonu, 8 Mart'a dair şu maddeleri sıraladı: 

*  2016 yılını “topyekün faşist saldırılar karşısında topyekün direniş” yılı misyonuyla ele alıyoruz. Bu temelde kadın özgürlüğü adına örgütlendirilmiş tüm yapıları ortak devrimci cephe etrafında örgütlenmeye ve en üst seviyede direnmeye çağırıyoruz.

* Kürt Halk Önderi Öcalan üzerindeki tecrite derhal son verilmesi için eylemsellikleri yoğunlaştırmaya ve sorumluluğu olan CPT’yi derhal harekete geçmeye çağırıyoruz.

* Ortadoğu'nun kadın eliyle biçimlendirilmesi için acilen Ortadoğu kadın konferansının toplanmasına, kararlaşmasına, müdahale etmesine ihtiyaç vardır. 

*  Savaş ortamındaki kadınların her türlü ihtiyaçlarının karşılanması için her yerde organizasyonlar kurarak destek ve dayanışmanın güçlendirilmesi, alınacak tedbirlerle birlikte göçün önünün alınması önümüzde duran temel bir görev olmaktadır.

* ‘Kendini savunmak evrensel bir haktır’ temelinde faşizme, erkek ve devlet terörüne karşı öz savunma örgütlülüğünü geliştirmeye, büyütmeye, erkekliğin dışa vurumu olan faşizmle mücadeleye çağırıyoruz.

*  “Katiller yargılansın” talebiyle kadını, halkı katleden Erdoğan çete güruhunun savaş suçlusu olarak yargılanmasını sağlamak için uluslar arası kurumları harekete geçirmek, tüm kadın örgütlerinin, STÖ’lerin öncelikli görevidir. 

* Kadın cinayetleri, katliamları faşizmin teşvik ediciliğiyle vahim bir düzeye ulaşmıştır. Bu temelde tüm kadınların kadın katliamlarından hesap sorması, kendini savunmayı öğrenmesi ve örgütlülük ve eylemle şiddeti engellemesi sorumluluğu vardır.

* Ekolojik ve ekonomik alanda yaşanan dengesizliğe karşı komünal ekonomiyle ve ekolojik bilinçle sömürü düzeniyle mücadele etmek temel görevimizdir. 

* Jineoloji kadın bilimiyle, bakışıyla öz eğitim çalışmalarımızı yoğunlaştırmak, her yeri akademilere dönüştürmek, erkek aklına ve şekillendirdiği zihniyete müdahale etmek özgür bilincin gereğidir.

* Rojhilat Kürdistanı’nda yaygın örgütlenme ve eyleme geçme esastır.

* Güney Kürdistan parçamızda yaşanan yönetimsel-toplumsal-ekonomik kriz, kadının sistemin yedeğinde ezilmesi daha güçlü bir demokratik mücadele ihtiyacını ve yaygın örgütlenmeyi gerekli kılmaktadır. Aynı zamanda siyasal anlamda işbirlikçi yapılarla daha aktif ve etkili mücadele yürüteceğiz.

* Şengal’in kadınlar öncülünde özgür yaşamın merkezi haline dönüştürülmesi tarihsel bir kazanım olacaktır. DAİŞ çetelerinin pazarlarda sattığı, katlettiği kadınların intikamı almak Şengal’de yaşamı yeşertmekle mümkündür. Şengal’in özerkliği, Ezidi kültürünün ve halkımızın korunması ve kadının özgürlük sisteminin inşası yıl itibariyle temel perspektifimizdir.

* Kürt halkının kazanımlarını dar çıkarları için peşkeş çekmek isteyen, özgürlük çizgisi karşısında sömürgeci ulus-devletlerin eliyle yeşertilmeye çalışılan yapılarla mücadele etme gereği vardır. Bu kapsamda kadınlar olarak daha önce karar altına alınan 3. Kürt Ulusal Kadın Konferansı'nı acilen toplanmaya çağırıyoruz. 


HABER MERKEZİ