
Anlaşma Aralık’ta hayat bulacak
İran’la yapılan nükleer anlaşma Aralık’ta hayata geçecek. AB, yaptırımları hafifletmek için çalışmalara başladı. AB’nin İran gemilerinin sigortalanmasına getirdiği yaptırımları hafifletmesi de, Tahran’ın Hindistan, Japonya, Güney Afrika hatta Türkiye’ye petrol ihracatında rahat nefes almasını sağlayacak. ABD’nin otomobil ambargosunu kaldırmasıyla Peugeot ve Renault yeniden İran’a dönebilecek. Üstelik geçici anlaşma İran’a uranyum zenginleştirme hakkı da tanıyor. Anlaşmaya göre; İran nükleer programının barışçıl olduğunu kanıtlarsa, uranyum zenginleştirme hakkını Batı’da sorun eden olmayacak. Altı ayın sonuda ise nihai anlaşmayla zenginleştirme faaliyetlerine sadece sınır ya da çerçeve çizilecek. Tüm bu sebeplerden dolayı İran anlaşmayı ‘zafer’ gibi kutlarken, Tahran’ın müzakere heyeti ülkelerinde ‘kahraman’ gibi karşılandı. Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’e sosyal medya üzerinden övgüler yağdırıldı.
Tepkilere Obama’dan cevap
İran’a fazla yumuşak davranıldığı gerekçesiyle anlaşmayı eleştiren İsrail ile ABD’li senatörlere ise yanıt Obama’dan geldi. ABD Başkanı Barack Obama, “Önümüzde dev zorluklar var, ama diplomasiye kapımızı kapatamayız ve dünya sorunları karşısında barışçıl çözümleri dışlayamayız. Kendimizi sonsuz bir şiddet sarmalna bağlayamayız. Sert konuşmalar ve esip, gürlemeler siyaseten kolay bir şey olabilir ama güvenliğimiz açısından doğru değil” dedi.
ABD ile İran gizlice görüşmüş
Nükleer anlaşmanın temelinin ise ABD ile İran arasındaki gizli görüşmelerde atıldığı ortaya çıktı. AP haber ajansı iki ülke yetkililerinin Mart’tan beri 5 kez yüz yüze görüştüğünü duyurdu. İlki Hasan Ruhani’nin Haziran’da cumhurbaşkanı seçilmesinden önce, dördü sonra yürütülen görüşmelere ABD adına Dışişleri Bakan Yardımcısı William Burns, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın dış politika danışmanı Jake Sullivan ve Ulusal Güvenlik Konseyi’nden Puneet Talwar katılırken, İranlı katılımcıların adı açıklanmadı.
‘Ortadoğu’da dengeler değişecek’
Öte yandan İran’la varılan nükleer anlaşmanın Ortadoğu’da dengeleri değiştirebileceği iddia ediliyor. Uluslararası politika uzmanları, İran’la nükleer krizde sağlanan anlaşmanın Ortadoğu’da büyük bir değişimin habercisi olduğunu savunuyor. Anlaşmanın bölgede siyasi dengeleri ve oyunun kurallarını baştan aşağıya değiştireceği yorumları yapılıyor.
‘Suriye’de işbirliği gelebilir’
Hatta kimi gözlemcilere göre nükleer anlaşmanın ardından ABD ve İran, Suriye konusunda da işbirliğine gidebilir. İran’ın 22 Ocak’ta Cenevre’de yapılması planlanan İkinci Suriye Konferansı’na davet edileceği belirtiliyor.
İran davet bekliyor
İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif de dün davet edilmeleri halinde İkinci Cenevre Konferansı’na hiçbir ön koşul öne sürmeden katılacaklarını söyledi. Konferansı organize etmekle görevli BM ve Arap Birliği Suriye Temsilcisi Lahdar Brahimi de henüz liste hazırlanmadığını ancak İran ile Suudi Arabistan’ın da olası katılımcılar arasında yer alacağını söyledi.
Muhaliflere mesaj
Brahimi, muhaliflerin konferansta Suriye Ulusal Koalisyonu tarafından temsil edilip edilmeyeceği sorusuna da, “Koalisyon heyeti oluşturmakta önemli rol oynayacak. Fakat heyetin kredibilitesi olması, çoğunluğu temsil etmesi gerekiyor” karşılığını verdi. Brahimi, “Cenevre’ye gelmek isteyen herkes gelemeyecek” derken, Cenevre-1 mutabakatında yer aldığı üzere geçiş hükümetinin oluşturulmasının, Cenevre-2’nin de en önemli konularından biri olacağını vurguladı.
‘Konferans iyi bir fırsat’
ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de barış görüşmelerinin Suriye’de karşılıklı rızaya dayalı geçiş hükümeti oluşturulması için “en iyi fırsat” olduğunu söyledi. ABD Dışişleri Bakanı ayrıca barış görüşmelerine hangi ülkelerin katılacağı ve gündemi belirlemek için BM ve Rus ortaklarıyla çalışmaya devam edeceklerini vurguladı. Obama’nın sözcüsü Josh Earnest de, “Çözüm Cenevre-2 Konferansı’yla başlayacak” dedi. Earnest, amaçlarının Esad’a iktidarı bıraktırmak olduğunu ekledi.
ÖSO Cenevre’ye katılmıyor
Ancak Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) Cenevre’deki Suriye Konferansı’na katılmayacağını ve ateşkes ilan etmeyeceklerini duyurdu. Açıklama, ÖSO Generali Selim İdris’ten geldi. İdris dün yaptığı açıklamada, “Bana bağlı güçler konferansa katılmayacak” dedi. Suriye’de çözüm için görüşmelerinin yapılacağı koşulların oluşmadığını belirten İdris, “Konferans boyunca ve sonrasında ateşkes ilan etmeyeceğiz. Bizim ilgilendiğimiz şey, savaşçılarımızın ihtiyaç duyduğu silahları edinmeleridir” dedi.
El Kaide tehdit ediyor
Batı destekli ÖSO, bünyesinde çok sayıda örgütü barındırıyordu. Ancak bölgede güçlenen El Kaide bağlantılı cihadist örgütler ÖSO’dan ayrılarak, kendi cephelerini oluşturdu. El Kaide bağlantılı gruplar da Konferansa asla katılmayacaklarını duyurmuş, katılmayı düşünenleri de ‘hain’ ilan etmişti.
Kürtler katılmak istiyor
El Kaide bağlantılı örgütlerin saldırısı altında olan Rojava’daki Kürtler ise Kürt Yüksek Konseyi’nin çatısı altında, kendi kimlik ve talepleriyle müzakere masasına oturmak istiyor.
Muhalifler Aralık’ta karar verecek
Suriye muhalefetinin çatı örgütlerinden Suriye Ulusal Koalisyonu’nun Sözcüsü Halid Salih dün El Cezire’ye verdiği demeçte net konuşmamakla beraber Cenevre-2’ye katılma niyetinde olduklarını söyledi. Müzakere masasına oturmak için Esad’ın geçiş hükümetinde yer almamasını şart koşan muhalif grupların Aralık ortasında bir kez daha bir araya gelerek Konferansa katılıp katılmamayı oylayacağı öğrenildi.
Esad şartları kabul etmiyor
Şam yönetimi ise “ilkesel olarak” Konferansa katılacaklarını duyurmuş ancak, “Esad’ın başkanlıktan ayrılması“ ön şartını kabul etmeyeceğini söylemişti. Esad yönetimi ayrıca buradan çıkan kararların da referandumda oylanacağını ifade etmişti.
HABER MERKEZİ