Bu uzmanlara bayılıyorum. Genellikle ciddi oluyorlar ve kravatlı. Söylediklerinden çok emin duruyorlar. Bu da kolay bir iş değil. Bu kadar radikal saçma şeyi önerip ciddi durmak. Bildiğim kadarıyla bir kahveleri de yok. Yani figüranlar kahvesi, aşçılar kahvesi, amele kahvesi filan gibi. Belki de yalancı şahitler kahvesine takılıyorlardır, bilemiyorum. Bunu doğrulamak için birkaç kez bu kahveye gidip sordum ama ne istersem, o cevabı aldığımdan bir kanıya varamadım. Sen takılıyor diyorsan takılıyordur, takılmıyor diyorsan takılmıyordur dediler. ‘Sen uzman mısın yalancı şahit misin?’ diye sordum. Sen ne istersen abi dediler. Kendimi başbakan gibi hissettim.
Her şeye kadir. Bu ne kadar kadir iseniz o kadar uzayabiliyor. Dayanamayıp başka şeyler de dedirttim. Mesela ne güzel ekonomimiz var diyorum. He walla diyorlar. Benim Kürt kardeşlerim dedim. Yaa öyle abi dediler. Birkaç çılgın proje önerdim; kahvenin ortasından geçen bir kanal, onun üstüne bir köprü, ikinci köprü, üçüncü köprü ve 14 mum. Gittikçe insan kendini kaybediyor. Hatta dayanamayıp sonuna kadar gidip,’barış isteyen benim’ bile dedirttim. İşte bu keyif içinde, aralarında ki farkı kavradım. Yalancı şahitler daha çok sadece onaylamakla kalırken, yaratıcı uzmanlar bir de o argümanı destekleyen veriler bulabiliyorlar ve bence kesinlikle ayrı bir kahveyi hak ediyorlar. - Burada onaylayan ve kahve yeri öneren seslerini duyuyorum.- İnsan duygusallaşıyor, televizyonlara çıkıp açık ve net konuşası geliyor.
Bu uzmanlar yakın zamana, çok yakın zamana kadar ne kadar krizden uzak olduğumuzu söylüyordu. Yurt dışından uzman kardeşler notumuzu düşürdüklerinde, endişeli ve mahcup yalanlamalarla geçiştiriyorlardı. Yok yanlış anlamayın elin uzmanlarını bizim uzmanlarımızdan daha üstün olduklarını söylemiyorum. Çünkü o uzmanlar da mesela Lehman Brothers finans kuruluşu henüz batmadan 3 gün önce, en yüksek üçüncü not olan A2 vermişlerdi bu şirkete ki biz, ülkemiz hiç bu yıldızlı pekiyi seviyelerine yaklaşmış değildir. 3 gün sonra şirket battı. Bir ay önce en yüksek ikinci nota, iki ay önce de en yüksek nota sahipti. Hemen 3 ay sonra Lehman kardeşler, cazcı kardeşler kadar parasız kaldıklarında ki pardon bir 100 milyar Dolar kadar borçlanmışlardı. Uzmanlar bu sefer kurtarma planlarını ortaya sürdüler. Bu yüzden uzmanların hepsi aynı aslında.
Bir belgeselde izlemiştim genlerinde varmış bu, karakter geni. Galiba kaptan Kusto belgeseli ya da yılanlı belgesellerden biriydi. Arka planda İngilizce konuşan ses olan belgesellerden biriydi. İşte bu tımarlı sipahi uzmanları, biz kriz yaşamayız derken, bütçenin 8.5 milyar Dolar kadar açık verdiğini keşfettiler. Bunu aslında bilmiyor değillerdi ama söylemiyorlardı ve bunun için uzmanları suçlamakta haksızlıktı. Çünkü siz hiçbir Kusto belgeselinde denize girerseniz ıslanırsınız filan diye bir cümle duydunuz mu? Uzmanlar bu kadar açık şeyleri söylemez.
Şimdi son hafta bütün tımarlı sipahi uzmanlar bu açık nasıl kapanır onu bulmaya çalışıyorlar ve bakanlar aracılığı ile de dile geliyorlar. İlk olarak bir bakan, kimdi unuttum bir AKP bakanı işte, ‘search’ yapsam bulurum ama hiçbir birbirlerinden farkları olmadığından bu zahmete girmek istemiyorum. İşte bu bakan, bütçe açığımız çok büyük, bunu kapatmak için köprü, otoyol ve milli piyangoyu satalım dedi. Bu hükümeti gerçekten seviyorum. Hepsi açık ve net konuşuyor. Saklısı gizlisi yok. Tak diye getiriyor çözümü. ‘Benim yaptığım bütçe battı bu yüzden evden biraz daha halı, kilim satalım’ demecesinin hükümetcesi bu. Satalım abi demişlerdir kahveden uzmanlar ve yalancı şahitler ama uzmanlar eklemişlerdir; abi tamir edip satalım, yoksa laf ediyorlar, abi HGS diye yeni bir kapı yapalım oradan yüzde 30 pahalı geçsinler daha hızlı geçsinler, abi diğer yollar böylece kapanır, daha çok tıkanır ve HGS’den daha çok geçen olur, abi herkes karşı çıkar o zaman da biz her yeri HGS yaparız bütçe açığı kapanır…
Bir de kahvenin köşesinde oturan uzmanlar var ki bunlar ağır ol da cemaatci desinler tayfasından. Hep bu anı bekliyorlar. Hemen yerinden fırlayıp içkiye ve şans oyunlarına zam yapalım derler ve sakallarını sıvazlarlar. Vurucu darbedir. İçmesinler bu mereti zammıdır bu. Kocasından dayak yiyen kadınların hazır desteği arkalarındadır. Ancak araştırıldığında karılarını döven kocaların, çoğunun içki içmediği görülür ve en önemlisi öldürenlerin yüzde 80’i içmiyordur. İsterseniz araştırın, mesela namus katliamı yapan kaç kişi içki içmekte?
Yani uzmanlar ne yapar diye sorarsanız özetle; Zam, zulüm, İşkence…
Uzmanlar ve zamlar