
Sur ve Cizre’de AKP soykırımının bir an önce durdurulması için Avrupa Konseyi (AK) önünde yapılan eylemde Kürdistanlılar ve dostlarına seslenen HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, “AİHM’e bunu söylemek istiyorum, gözlerinizin önünde bütün insan hakları ayaklar altına alındı ama siz buna karşı sessiz kaldınız. Türkiye size şantaj yapıyor, bunu biliyoruz. Korkunuzdan bu ahlaksızlığa karşı sessiz kalıyorsunuz. Bu sessizliğiniz ahlaki ve politik değil” ifadesini kullandı. Sarıyıldız, tüm dünyayı Kürdistan’daki vahşete sessiz kalmaması konusunda uyardı.
1300 Kürdistanlı ve Kürt dostunun, Strasbourg’da bulunan Avrupa Konseyi (AK) önünde Pazartesi günü başlattıkları oturma eyleminin bugün dördüncü günü. Dün sabah saatlerinde yapılan panelde, Cizre direnişinin başladığı ilk günden Türk devletinin katliam yaptığı son güne kadar orada bulunan Faysal Sarıyıldız, olanları anlattı.
‘Cizre’de olan tarihteki en barbar vahşettir’
Sarıyıldız şunları söyledi: “Bugün Kürdistan’da bütün insanlık sınırları ayaklar altına alındı. Şu anda Cizre’nin tarihindeki en barbar katliamdır. Cizre’de, Madımak’taki gibi insanlarımız yakılıyor. Öldürmekle halkımıza bir mesaj verdiler. ‘Kim direnirse onu katlederiz’ dediler. Öldürülen gençlerin çoğu öğrenciydi. Cizre’de halkın yanında olmak için gelmişlerdi. Cizre’de bütün insanlık ayaklar altına alındı. Yüzlerce tank, top ve binlerce polis ve asker oraya konuşlandırıldı. Bütün resmi binalar boşaltıldı. Devlet, operasyonu sistematik olarak başlattı. Programı önceden ayarlanmıştı. Kaç kişiyi öldüreceklerini bile programlamışlardı. Her gün insanları katlettiler. Beşikteki çocukları, Miray’ı öldürdüler. 80 yaşındaki dedeyi katlettiler. Halkımız elektriksiz ve susuz kaldı, yine de evlerini terketmedi.”
‘75 gün Cizre’de her gün savaş suçu işlendi’
Cizre’de Türk devletinin yaptığının bir savaş suçu olduğunu belirten Sarıyıldız, “Hiçbir kanun yoktu orada. Büyük bir vahşet vardı. Bu suçu işleyenler! Bu dünya değişecek ve onlar yargılanacak. O yüzden Cizre’deki herşeyi gizlemeye çalıştılar. Yüzlerce insan bodrumlarda mahsur bırakılarak katliamlar planlandı. Çocuklarımız yakıldı. Çocuklarımızın parçaları molozların arasında çıkıyor. 75 gün Cizre’de her gün savaş suçu işlendi. Gece gündüz, her bir saatte vahşet gerçekleşti. Ama buna karşın bir direniş vardı. Cizre halkının evleri başına yıkıldı. Çocukların bedenlerini betonlar altından çıkarıyorduk.
AİHM tedbir kararı verdi ama devlet güçleri buna uymadı. Bunları almaya gittiğimizde hak tarandı ve onlarca ölü ve yaralı ile engellendi” dedi.
‘AİHM’in yaptığı ne ahlaki ne de politik’
AİHM’e de önemli eleştirilerde bulunan Sarıyıldız, Mahkeme’nin tutumunun ahlaki ve politik bir içerik taşımadığını söyledi.
Sarıyıldız devamla “AİHM’e bunu söylemek istiyorum, gözlerinizin önünde bütün insan hakları ayaklar altına alındı ama siz buna karşı sessiz kaldınız. Türkiye size şantaj yapıyor, bunu biliyoruz. Korkunuzdan bu ahlaksızlığa karşı sessiz kalıyorsunuz. Bu sessizliğiniz ahlaki ve politik değil. Bu katliama ortaksınız. Bu halkın parlamenterleri, çocukları, yaşlıları bombalandı, insanlar bodrumlarda yakıldı. Cizre’de bütün insan hakları katledildi, insanlık katledildi. Bu duruşunuz doğru bir duruş değil. Kürt halkı 40 yıldır direniyor, acılara rağmen Ortadoğu’da insanlığı savunuyor. Kürt halkı ahlakın ve insanlığın en güzel örneğini Kobanê’deki direnişle göstermiştir. DAİŞ en büyük teknikle birlikte Kürt halkının üstüne geldi. Ama onurlu ve insani bir direnişle bunlara karşı direniş kazanıldı. İnsanlık onuru orada kurtarıldı. O yüzden Türk devleti delirerek üzerimize geliyor. Düşünün, 2016 yılında onlarca sivil diri diri yakılıyor. Bu, insanlığın yüz karasıdır. Kürdistan’da yapılan zulüm sıradan bir zulüm değil. Cizre ve Sur’da uygulanan zulüm, postmodern bir uygulamadır” ifadesini kullandı.
Diyaspora Cizre’ye sahip çıkmalı
Diyasporadaki Kürtlere seslenen Sarıyıldız, yurtdışında yaşayan Kürtlerin direnişi sahiplenmesinin, şimdiye kadar elde edilen kazanımların korunmasının da bir garantisi olacağına işaret etti.
Sarıyıldız’ın diyasporadaki halka çağrısı şöyle: “Köylerimizi yaktılar, bizi aç bıraktılar, bizleri buralara sürdüler. Kürdistan’daki katliamlara rağmen aynı zamanda bir direniş de devam ediyor. Kürdistan’a sahip çıkmak insanlığa sahip çıkmaktır. Çocuklarımıza sahip çıkmalıyız. Avrupa’daki halktan ricamız, oradaki halkımıza her şart altında sahip çıkalım. Kürdistan’ın üzerinde ahlaksız ve acımasız bir saldırı var. 90’lı yıllarda katledilenlerin çocukları, şu an oralarda direniyor. AKP hükümeti 90’lı yılların bütün çetelerini yeniden Kürdistan’a gönderdi. Ambulanslar yaralıları almaya gittiğinde ‘Türk’ün gücünü onlara göstereceğiz’ diyorlar. Cizre’yi Kobanê gibi yıktılar. Orada bir canlı sağ kalmadı. Çocuklarımız o binaların altında yakıldı. Kürdistan’da çocuklarımız büyük bir direniş içindedir. Halkımız bütün Kürdistan’da direnişi yükseltmezse bütün kazanımlarımız boşa çıkartılacak.”
Cizîra Botan yaralıdır ama başı diktir
Cizre’de direnişin devam ettiğini belirten Sarıyıldız, katliama uğrayan halkın her zamankinden çok daha fazla öfkeli olduğu dile getirdi. Sarıyıldız “Cizre’de başlayıp biten bir hikaye yok. Sadece kahramanlık sayfaları açılıyor. Halkımız direniyor. Biz yüzlerce bedel verdik. Gençlerimiz katledildi. 3 aylık Miray da var, 80 yaşındaki Ramazan amca da var. Ama halkımız her zamankinden daha öfkeli ve direniş ruhuna sahiptir. Dersim ve Şêx Saîd direnişi nasıl beynimize kazıldıysa, Cizre de beynimize kazılacak. Cizre’yi günlerce size anlatsam bitmez. Evet, Cizre viran olmuş, yüzlerce gencimizin şehit olduğu bir kenttir. Cizîra Botan, yaralıdır ama halkının başı diktir. Cizre halkı bütün Kürt halkının yüz akıdır. Biz Cizre’yle, Sur’la, Silopi’yle ne kadar gurur duysak yetmez” dedi.
Bunun adı devlet terörizmidir
Cizre’de bir devlet terörü yaşandığını belirten Sarıyıldız, şu anda hastanelerde yakıldığından dolayı teşhis edilemeyen 160’ın üzerinde cenazenin olduğunu söyledi. Kürdistan’da insanlığın ortak değerlerine yönelik büyük bir vandalizmin de söz konusu olduğuna vurgu yapan Sarıyıldız, “Orada sadece tarihsel doku tahrip edilmiyor. Yüzlerce insan evleriyle birlikte yakılıyor. Sokağa çıkma yasağı devam etmektedir. Cizre’de 70 gün boyunca büyük insanlık suçları ve savaş suçları işlendi. Bunun talimatını verenler, yarın savaş suçları mahkemesinde yargılanacakları için oradaki suç izlerini silmeye çalışıyorlar. Çocuklarımızın bedenleri çöplerde çıkıyor. Bunun adı devlet terörizmidir. Devletin sistematik olarak yaptığı bir operasyondur. Bir yıl önce planlandı ve 10 bin asker ve polisle başlatıldı. Yüzlerce kamyon cephane sevk edildi. Halkın orada çıkartılması icin aç ve sussuz bırakıldı. Su vanalarını açan insanlar, keskin nişancılar tarafından vuruldu. Kerbela’yı, kışın ortasında insanlarımıza yaşattılar. 31 insanımız açlık ve sussuzluktan yaşamını yitirdi. Bununla yetinmediler, onları o binayla birlikte yaktılar” dedi.
Sessiz kalırsanız bu vahşet sizi de saracak
Sarıyıldız, panelde son olarak şu ifadeleri kullandı: “Bir tabuta üç, dört insanın bedenini sığdırdılar. Böyle bir alçaklık gerçekleştirdiler Kürdistan’da. Ama halkımız diz çökmedi. Hala Cizre halkı ayakta. Cizre başı dik, onurlu bir duruşla duruyor. Cizre vahşeti başlamadan iki üç gün önce Türkiye’den gelen aralarında Türklerin de bulunduğu yüze yakın genç Cizre’ye gelip yerleşti. O direniş mahallelerinde durdular. Şu an bedenleri yakılan gençler o gençler. Bu vahşet ne Türkiye’yi ne de Avrupa’yı rahat bırakır. Dünyayı uyarıyoruz, bu vahşete karşı sessiz kalamazsınız. Sessiz kalırsanız bu vahşet sizi de saracak. Kürdistan’da sahip çıkılan Kürtlerin değil hepimizin ortak değeridir. Avrupa’da halkımızın, Alevi kurumlarımızın çabasını izledik. Radyolarda halkımız dinledi bütün çabaları. Ama o vahşeti durdurmaya yetmedi. Yeni bir kenetleme dalgası geliştirmelidir. Konuşmaktan ziyade yapacağımız çok iş var. Kim ne yapabiliyorsa yapmalıdır.”
Panel, soru-cevap bölümü ve diğer kurum temsilcilerinin konuşmaları ardından sona erdi.
Sarıyıldız AK yetkilileriyle görüştü
HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, dün sabah panelde eylemcilere Cizre’de olanları anlattıktan sonra öğleden sonra ise yanındaki heyetle birlikte Avrupa Konseyi Genel Sekreteryası’ndan Leyla Kayacık ile görüştü. Saat 14:00’te başlayan görüşme, 45 dakika sürdü. Görüşmede Sarıyıldız’ın yanı sıra HDP’nin Avrupa Konseyi’ndeki temsilcisi Faik Yağızay ve Uluslararası Kürt Kadın Hareketi Temsilciliği üyesi Nursel Kılıç yer aldı.
İkinci görüşme ise Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Nils Muiznieks ile yapıldı. Kürt heyeti, AK İnsan Hakları Komiseri’ne Türk devletinin yaptığı katliamları belgeleyen fotoğraflar ve dosya sundu.
Görüşmeler hakkında bilgi verilmezken, görüşme öncesi düşüncelerine başvurduğumuz Faysal Sarıyıldız, bu görüşmelerle Avrupa’da karar alıcı pozisyonda bulunan kurumların harekete geçmesini sağlamayı amaçladıklarını belirtti.
Eylemden notlar:
* Eylemin süresi uzatılabilir
Avrupa Konseyi’nin önündeki eyleme ilişkin açıklama yapan Tertip Komitesi üyesi Serhat Agirî, Avrupa Konseyi önünde yapılan eylemin, verilecek olan cevaplara göre süresinin uzatılabileceğini söyledi. Agirî, şunları söyledi: “Eylemimiz süresiz olarak devam ediyor. Eylemimizin gidişatı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Avrupa Konseyi’nin (AK) vereceği karara bağlı. Şu anda ucu açık. Eylem normal olarak hafta sonuna kadar sürecek, ondan sonra da kurumların cevabına göre durum değerlendirmesi yapacağız. Sonuç alıncaya kadar eylemi sürdürmek istiyoruz. Kürdistanlılar, ülkede yapılan katliamlara karşı müdahil olma noktasında imzalarını AİHM’e sunacak. Yoğun bir ilgi var. Ayrıca eylem yerine günlük ziyaretler de yapılıyor. Kürdistanlılara çağrımız, kendilerini zorlayarak bu eylemlere katılmalarıdır. Kürdistan’daki direnişe borcunu ödemek isteyen herkesi buraya davet ediyoruz. Herkesi Mehmet Tunç’un çağrısına cevap vermeye davet ediyoruz.”
* Taleplerini haykırıyorlar
Geceyi Avrupa Konseyi’nin hemen karşısında kurdukları çadırda geçiren Kürdistanlılar, soğuk havaya rağmen eylemlerine devam ediyor. İlgili kurumların görüşmelerde vereceği yanıtlara göre de eylemlerin uzatılabileceği belirtiliyor. Kürdistanlılar her gün saat 11:00 ila 12:00 arasında Avrupa Konseyi’nin bulunduğu caddenin başında sloganlarla istemlerini haykırıyor.
* Kadınlardan eylem
Önceki akşam saatlerinde 300 kadın, AİHM’in önünde yarım saatlik bir protesto gösterisi yaptı. Kadınlar, kurumların Türk devletinin katliamları karşısındaki sessizliğini protesto etti. Eylem alanı olarak kurulan büyük çadırda panellerin yanı sıra Kürdistanlı sanatçılar da müzik dinletileri vererek eyleme katkıda bulunuyor.
* Eyleme ilgi artıyor
* 300 kişiyle başlayan oturma eylemine katılım biraz daha artmış durumda. Günlük ziyaretler ise devam ediyor. Çok sayıda Kürdistanlı Avrupa’nın değişik ülkelerinden arabalarıyla gelerek çadırı ziyaret ediyor.