Van 980 gündür yasak
Gösteri, yürüyüş, miting ve oturma eylemi gibi etkinlikleri, 21 Kasım 2016’dan beri yasaklayan Van Valiliği, dün itibarıyla yasağı 15 gün daha uzattı.
Van Valiliğinin üç yıldır yenilediği eylem, etkinlik yasaklarına tepki gösteren HDP Van Milletvekili Murat Sarısaç, iktidarın Kürtlere yönelik siyasetinin bir tezahürü olduğunu söyledi.
Van Valiliği, 15 Temmuz’daki devlet içi çatışmanın ardından ilan edilen Olağanüstü Hal’i (OHAL) gerekçe göstererek 21 Kasım 2016’dan itibaren kentte eylem ve etkinlikleri yasaklama kararı alıyor. Kent merkezinde valilik, ilçe merkezlerinde ise kaymakamlıkların izinlerine tabii tutulan etkinlikler için yapılan tüm başvurular reddediliyor.
Yaklaşık bin gününü dolduran yasaklama kararları AKP’ye yakın çevreleri ise kapsamıyor. Kentin neredeyse her köşesinde polis araçları bekletilirken, özellikle kentteki ekonomi çevrelerinin bu yasaklara karşı suskunluğu ise devam ediyor. Son olarak Van’da konser vermesi beklenen Kürt sanatçı Mem Ararat’ın konserinin iptal edilmesi ilan edilen yasakları tekrar gündeme getirdi.
Valilikten dün de yapılan açıklamada, 28 Temmuz ile 11 Ağustos 2019 tarihleri arasında yapılacak olan her türlü gösteri, yürüyüş, miting, toplantı, çadır kurma, oturma eylemi gibi etkinliklerin yasaklandığı bildirildi. Valilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi: ”Anayasamızda ve kanunlarda öngörülen sınırlandırma ve yasaklama şartlarını doğrudan ve açıkça oluşturduğu değerlendirilen eylemler ile saldırı planlarını bertaraf etmek, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliklerini sağlamak, terör örgütlerinin planlarını bertaraf etmek, milli güvenliğin sağlanması, kamu düzeni ve güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, temel hak ve özgürlükler ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin ve genel asayişin korunması ile şiddet olaylarının yaygınlaşmasının önlenmesi amacıyla 15 gün süre ile Van İli coğrafi sınırları içerisinde, açık alanlarda düzenlenecek her türlü yürüyüş, toplantı ve toplanmalar, basın açıklaması, oturma eylemi, stant açma vb. her türlü eylem ve etkinlikler yasaklanmıştır.”
‘Çöktürme Planı’nın parçası
HDP Van Milletvekili Murat Sarısaç, ikili bir hukukun devrede olduğunu söyleyerek, iktidarın güçlü olduğu kentlerde ayrı, güçsüz olduğu kentlerde ayrı bir hukukun uygulandığının altını çizdi. Sarısaç, şunları söyledi: ”Nasıl ki ekonomi, yandaşlar arasında bölünüyorsa hukukta da aynı şekilde adaletsiz bir durum var. Van’da bin güne yakındır süren bir yasak söz konusu. Yine bu yasak Kürdistan kentlerinin büyük bir bölümünde devam ediyor. Bunun tanımlamasını iyi yapmak gerekiyor. Bu yasaklar konuşulurken farklı bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Sanki bu Kürtlere karşı ortaya konan bir devlet politikası değilmiş de valilerin vicdanına, öngörülerine veya kültürel bakış açılarına kalmış bir yasak olarak algılanıyor. Yine sanki bir vali keyfi davranarak böyle bir yasak kararı alıyormuş gibi bir durum var. Aksine bu kararlar keyfilikten değil, hükümetin Kürtlere yönelik bir politikasının sonucudur. Bu aynı zamanda iktidarın 2014’teki ‘Çöktürme Planı’ ile devreye koyduğu bir konsept. Bu plan, iktidarın devletin tüm baskı organlarını kullanarak kültürel, ekonomik ve sosyal bir soykırımı uygulamaya koymasıdır. Van’da OHAL’den sonra üç vali değişti, yine resmi olarak OHAL kalktı ama uygulama değişmedi.”
Van’a ekonomik, siyasal ve sosyal anlamda verilen tüm zararın hükümetin politikalarından kaynaklandığını söyleyen Sarısaç, ”Buna eğer kentteki ekonomi çevreleri ve STK’lar karşı çıkmıyorsa demek ki onlar da bu yasakların bir parçası. Van halkı özgürlük alanın oluşması ve bu alanın ekonomiye yansımasını istiyorsa bu yasakçı anlayışa tepki göstermesi gerekiyor. Bizim milletvekili olarak dokunmazlığımız olmasına rağmen aynı yasaklar bizim için de uygulanıyor. Biz milletvekilleri bile bir etkinliğe katılamıyor ya da yürüyemiyoruz. Bu yasakların kalkması için direnmek şarttır. Yaşanan bunca olumsuzlukların karşısında hepimizin meşru direnme hakkı vardır ve bu hakkı kullandığımızda bu yasaklar bitecektir” şeklinde konuştu. VAN