Van Gölü sahilinde bulunan 12 işyerinin kayyum tarafından yıkılmasına tepki gösteren esnaf, mahkemenin “yürütmeyi durdurma” kararına rağmen “siyasi görüş” tasnifine göre yıkım yapıldığını söyledi. 

Van'ın Edremit ilçesi Van Gölü kıyısında bulunan 12 işletme "Sahil Kordonu" yapılacağı gerekçesiyle kayyum tarafından kaldırıldı. Proje kapsamında tüm işyerlerinin yıkılması beklenirken, sadece 12 işyerinin yıktırılması esnafların tepkisine neden oldu. İşletme sahiplerinin siyasi görüşlerine göre dükkanların yıktırıldığını söyleyen esnaflar, yapılan proje kapsamında sahilde bulunan kamu binaları dahil birçok işyeri yıkılması gerekirken sadece bazı dükkanların yıktırılmasını kabul etmediklerini belirtti. 

Van Gölü kıyısındaki işyeri yıkılan Dilovan Çağatay, yaklaşık 30 yıldır kıyıda işyerinin olduğunu, işletme ruhsatı olmasına rağmen yine de yıktırıldığını söyledi. Mahkemenin “yürütmeyi durdurma” kararı olmasına rağmen işyerlerinin bir gece yarısı yıktırıldığını kaydeden Çağatay, “30 yıldır işletmecilik yapıyorduk ve oralara emek verdik. Buna rağmen kayyum devlet gücüyle gelip iş yerlerimizi yıktı” dedi. Sabah 04.00 sıralarında işyerlerinin yerle bir edildiğini hatırlatan Dilovan, “Yıkıma gelen polis amirine durdurma kararını gösterdim o da '50 tane durdurma kararı olsa bile burayı yıkacağız' dedi. Tamamen Kürt olduğumuz için iş yerimizi yıktılar. Sahilde şimdi birçok yer açık. İlk etapta 9 işyeri yıkıldı. Bunlar da siyasi görüşleri nedeniyle yıktırıldı" şeklinde konuştu. 

 

Neden ortadan başlasın?

 

Yıkılan işyerlerinin sağında ve solunda hala işyerlerinin olduğunu ifade eden Çağatay, "Proje dediğin boydan boya gider. Fakat projeye ortadan, yani iş yerlerimizden başladılar. Kayyum istediği yerde esnafa baskı yaparak projesini uyguladı. Kayyum, projeyi sahilde bulunan işyerlerinin ortasından başlatmış. Bizim işyerlerinin sağında ve solunda halen onlarca iş yeri duruyor. Bu hukuksuzluk karşısında kime gideceğimizi bilmiyoruz. Devleti devlete şikayet ettik ama çare bulamadık" diye konuştu.

 

Kayyum umursamıyor

 

Yıkımdan 15 gün önce kendilerine kayyum tarafından bir tebligatın gönderildiğini ve tebligatta 15 gün içerisinde işyerlerinin boşaltılmasının istendiğini söyleyen Bülent Coşkun ise şunları vurguladı: "Tebligatı aldığımızda Edremit Belediyesi’ne kayyum olarak atanan Atıf Çiçekli’den defalarca randevu istedik. Fakat bir defa bile bizimle görüşmedi. Bunun üzerine 11 esnaf mahkemeye gittik, dava açtık ve mahkeme 'yürütmeyi durdurma' kararı verdi. 40 esnaf dava açmak için bir araya geldik fakat kayyum bazı esnaflarla görüşerek anlaştı. Geriye sadece Kürt esnaflar kaldık. Biz de çareyi devleti devlete şikayet etmekte bulduk, çünkü gidecek başka yer kalmadı. Davamızı açtık ve kazandık ama yine de iş yerlerimizi yıktılar. Yıkımdan önce defalarca randevu istememize rağmen randevu vermeyen kayyum yıkımdan hemen sonra bize randevu verdi. Yanına gittiğimizde bize, 'Ben size demedim mi yıkacağım? Kimisi gitti beni oraya şikayet etti, kimisi gitti beni buraya şikayet etti, ne yapabildiniz? Hiçbir şey! Yıktım mı? Yıktım' ifadelerini kullandı." 

Sahil kordonunda hala onlarca işyeri ve kamu binasının olduğunu söyleyen Coşkun, "Kıyı kanunu kıyıda bulunan bütün yapıları kapsar. Bu kanun sadece biz 9-10 Kürt esnafa mı geçerli?” diye sordu. Açtıkları davanın peşini bırakmayacaklarını dile getiren Coşkun, "Yalnız bu davadan da bir şey çıkacağını umut etmiyoruz" dedi. MA/VAN