Varlığın bizi güçlendiriyor

25 Nisan 2022 Pazartesi - 18:20

Aysel Tuğluk

Aysel Tuğluk

  • “Aysel Tuğluk için 1000 Kadın” kampanya imzacıları, geç olmadan adaletin yerini bulmasını istedi. İmzacılar, Aysel Tuğluk’a da seslenerek, “Güçlüyüz hep birlikte, senin varlığın bizi daha da güçlendiriyor” mesajını verdi.

MARTA SÖMEK / JINNEWS-İSTANBUL 

Kocaeli Kandıra 1 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulan ve demans tanısı konulan Kürt siyasetçi ve hukukçu Aysel Tuğluk’un sağlığı, cezaevi koşullarında her geçen gün ağırlaşıyor. Arkadaşlarının desteğiyle yaşamını idame eden Tuğluk’a destek veren, bırakılması için “Aysel Tuğluk için 1000 Kadın” imza kampanyası başlatan kadınlar, geçtiğimiz günlerde yaptıkları açıklamayla “Aysel Tuğluk için geç olmadan adalet” çağrısında bulundu.

.
Dilek Hattatoğlu

Tuğluk, ilkleri yaşamış siyasetçilerden

Kampanya imzacısı ve Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen feminist akademisyen Dilek Hattatoğlu, Tuğluk’un cezaevinde olmasının, yüz bin civarındaki siyasi tutsaktan farksız olmadığını dile getirdi. Tuğluk’a verilen raporların siyasi olduğunu dile getiren Hattatoğlu, “O da ne yazık ki sadece Aysel Tuğluk’a özgü değil. Aysel sadece Kürt siyasetinde değil, Türkiye demokratik siyasetinde de çok önemli bir figür, önemli bir kadın siyasetçi, ilkleri yaşamış olan siyasetçilerden birisi” şeklinde konuştu. 

Tuğluk ile birlikte cezaevinde ismi bilinmeyen çok fazla tutsağın olduğuna değinen Hattatoğlu, “Adını bilmediğimiz çok fazla arkadaşımız cezaevlerinde tutsak olarak tutuluyor, hayatını yitirenler var. Aysel şahsında tıbbi etiğe sığmayan, tıbbi etiği ihlal eden kararlar birçok başka insan için de geçerli” dedi.

Şu anda Tuğluk’un hayatında her dakikanın önemi olduğunu vurgulayan Dilek Hattatoğlu, Tuğluk’un “Bir an önce çıkması ve tedaviye kavuşması lazım” diye belirtti.

.
Ayşe Uyguner

Kararın siyaseten verildiğini biliyoruz

Kampanya imzacılarından Ayşe Uyguner de, “Demokratik siyaset yapan bir Kürt kadın siyasetçinin günlük yaşamsal aktivitelerini bile yerine getiremeyecek durumdayken hala parmaklıklar ardında tutuluyor olması, kararın siyaseten verildiğini hepimiz biliyoruz zaten” şeklinde konuştu. “Öncelikle bir kadın olduğum için empati kuruyorum” diyen Uyguner, Tuğluk nezdinde demokratik siyasetin önünün tıkanmasının vicdanını rahatsız ettiğini belirtti. Tuğluk’a, “Elini tutmak isterim, elini tutarak oradan çıkarmak isterim” sözleriyle seslenen Uyguner, demokratik siyaset içerisinde Tuğluk’un şu ana kadar yalnızca “barış” istediğine dikkat çekti. 

.
Pınar Saip

Bağımsız bir referans kurulu gerekli

Sağlığa erişimin tüm insanlar için bir hak olduğunu aktaran İstanbul Tabip Odası (İTO) Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip, tutsak ve hükümlülerin nitelikli bir sağlık hizmetine erişmesi gerektiğini vurguladı. Bugün cezaevlerinden birçok konuyla ilgili meslek odalarına çokça ihlal şikayetlerinin geldiğini aktaran Saip, “Bu ihlallerin olmaması için cezaevlerinde sağlığa erişimin bağımsız meslek odaları tarafından denetlenmesine büyük ihtiyaç var. Mevcut durumda da Aysel Tuğluk için yine bağımsız bir referans kurulu tarafından durumunun değerlendirilmesi ve gereğinin yapılması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.