
Oğlundan geriye kalan puşiyi yaz-kış boynundan çıkarmayan anne Özek, "Oğlumun acısı halen dün gibi içimi yakıyor. Oğlumdan bana geriye dağda kullandığı puşisi kaldı. Onu koklayarak oğlumun kokusunu içime çekiyorum" diyor.
Eylemden eyleme koşan ve her eylemde ön saflarda yerini alan anne Özek, her Perşembe ve özel günlerde de oğlunun mezarını ziyaret ederek, dualar okuduğunu dile getirdi. 61 HPG'linin mezarının bulunduğu ve aileler tarafından çiçek bahçesine dönüştürülen Bajirgeh Şehitliği'nde bulunan oğlunun mezarını güllerle donatan anne Özek, burada yatan tüm gerillaların kendisi için birer Cengiz olduğunu, mezarlığa her gelişinde Cengiz ve arkadaşlarıyla konuşup mezarlarını temizlediğini söyledi.
Oğluna yakın olmak istiyor
Oğlunun, arkadaşlarıyla birlikte, halkına verdiği mücadele sözünün huzuruyla mezarında yattığını söyleyen anne Özek, "Evimizi satıp burada Cengiz'imin yanında bir ev yapmak istiyorum. Daha önce mücadeleyi tanımıyordum. Cengiz'in şahadeti ve bıraktığı vasiyeti sonucunda bu mücadeleyi tanıdım ve mücadelede yerimi aldım" dedi.
Oğlunun Kürt halkının onuru, dili, kültürü ve kimliği için mücadele ederken yaşamını yitirdiğini dile getiren anne Özek, kendilerinin de bu mücadeleyi sürdüreceğini belirtti.
Vasiyeti bizi yeniden yarattı
Nevzat Özek ise, "Oğlumun Kürt halkının ve önderliğinin geleceği için kendini feda etmesiyle gurur duyduk. Elbette kimse oğlunun parçalanmış cenazesini toplamak istemez; ancak bu onurlu fedai eylemi bizi de uyandırdı. Oğlumun vasiyeti bizi yeniden yarattı" dedi.
Öcalan'ın başlattığı diyalog sürecini desteklemek ve sonuç alınması için gece gündüz çalışmalarda yer aldıklarını dile getiren baba Özek, "Evlat acısını ne polis, ne asker, ne gerilla anne ve babası çekmesin diye her kesin bu sürece sıkıca sarılması gerekir" diye konuştu.
DİHA/HAKKARİ