Zerdeşt Dersimi’nin günlüğünden, 15 Ağustos’ta Türk sömürgeciliğine ve Kürt’ün korkuyla “düşürülmesine” sıkılan o ilk kurşuna dair bölümden... Bugünlerde de iyi gelir...

“Haziran’da ölmek zor” der şair. Ve bir Zilan gününde on yürek çiçeklenir. On kez yemin eder ardılları. Yürek naif, yeminler kılıçtan keskindir; sığdıran yüreğime zülfikârı, kan içinde bırakarak her parçamı. Ve bir Temmuz hüneriyle aceleyle ve usulca akar canlar, Ehriman mekânına. Mevzilerde patlar bombalar. Roketler infilak eder hedeflerinde. Bülbül misali öter keleşler, korku yüreklerini parçalar zalimlerin. Kaçkın ve korkak çakallar gibi sus pus olur hainler. Şehrin tutsak veya gizliden yaşayanları, bir bayram edasıyla karşılar mermi, bomba ve roket seslerini. Sessizce birleşir yürekleri. Gerillanın yüreğiyle şehrin kutsal mekânları olan bu yürekler, sevinç ışıltılarını gözlerde sergiler. Ve bütün ülke onlarla paylaşır bir sevinci: ‘Gerilla Berwarî’yi basmış!’”