Orta Afrika ülkelerinden Sudan’ı 30 yıldır diktatörlükle yöneten Erdoğan’ın kankası diktatör El Beşir, halkın uzun süreden beri yaptığı gösteriler sonucu devrildi.
Cezayir’den sonra, 30 yıldır iktidarda olan Sudan’ın diktatör Devlet Başkanı ve AKP’li Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yakın arkadaşı Ömer El Beşir halkın sokak eylemleri ardından dün de ordunun devreye girmesiyle düştü.
El Beşir, yakın çevresi ve Müslüman Kardeşler’in bazı temsilcileri ile ev hapsinde alındı. Beşir daha sonra tutuklandı.
İstifa, ev hapsi ve tutuklama haberleri
1989’dan bu yana darbe ile geldiği iktidarı döneminde Darfur bölgesinde soykırım yapan ve ülkenin diğer bölgelerinde de ordu, aşiretler ve istihbarat kurumlarıyla oluşturduğu oligarşik yapıyla ülkeyi diktatörlükle yöneten Ömer El Beşir için ajans ve televizyonlar istifa etti haberini geçti.
“El Beşir istifa etti” haberlerinin ardından ana muhalefet partisi de Beşir’in “Bazı Müslüman Kardeşler liderleri ile ev hapsine alındığını” ileri sürdü. Yine gün içinde istifa haberlerine ek olarak Beşir’in ev hapsinde tutulduğu yerde kurulacak askeri konsey için görüşmelerde bulunduğu yönünde haberler de televizyon ve ajanslara akmaya başladı. Reuters, ev hapsi haberini doğruladı ve askerlerin Ömer El Beşir’in partisi İslami Hareket’in genel merkezine baskın düzenlediğini de bildirdi. Yine ulusal televizyon, ordunun önemli bir açıklama yapmak üzere olduğunu, askeri birliklerin Nil Nehri üzerindeki köprüler ile başkent Hartum üzerindeki stratejik köprülere konumlandığı yönünde haberler geçti. Bu arada Hartum Havaalanı da ikinci bir duyuruya kadar hava ulaşımına kapatıldı. Haber yayına hazırlandığı sırada ise Beşir’in tutukladığını belirtildi. Sudan Savunma Bakanı Ahmed Awad İbn Auf, Beşir’in tutuklandığını ve 3 ay olağanüstü hal ilan edildiğini bildirdi. Ahmed Awad Ibn Auf, iki yıl içinde yeni anayasa yapılacağını açıklarken Geçiş Konseyi oluşturulması için çalışmalar başlatıldı. Ahmed Awad İbn Auf liderliğindeki Geçiş Konseyi’nin ülkeyi en az 2 yıl yönetmesi bekleniyor.
Bu gelişmelerin ardından göstericiler Sudan ordusunun kendi devrimlerine el koymasına karşı da tepki gösterdi. Eylemlere öncülük eden Özgürlük ve Değişim İttifakı “Rejim askeri bir darbe yaparak, halkımızın karşısında ayağa kalktığı aynı yüzleri öne sürdü. Halkımızı ordunun (başkent Hartum’daki) genel karargahı önünde ve ülke genelindeki oturma eylemine devam etmeye çağırıyoruz” dedi.
Siyasi tutsaklar bırakıldı
Öte yandan ülkede tutuklu çok sayıda muhalif tutsak da serbest bırakıldı. Nil kıyısındaki Atbara kentinde daha önceki gösterilerde gözaltına alınanlar serbest bırakıldı. Verilen bilgilere göre göstericiler, tutsakların bulunduğu merkezlere doğru yürüdü. Göstericilerin ısrarı sonucu ordu mensupları tutsakları bırakmak zorunda kaldı. Gobar Cezaevi’de de aralarında siyasi liderlerin de olduğu tutsakların bırakıldığı belirtiliyor. Ordu ve istihbarat servisleri kalan tutsakların da kısa sürede bırakılacağını ifade edildi.
Ekmeğe zam bir milat oldu
Sudan’daki protesto gösterileri 19 Aralık’ta ekmek fiyatının üç katına çıkması ve diğer ekonomik sıkıntılara karşı başlamış, kısa sürede Ömer El Beşir rejimine karşı bir harekete dönüşmüştü.
2011’de Güney Sudan’ın referandum yoluyla bağımsızlığını kazanması ardından petrol rezervlerinin dörtte üçünü kaybeden Sudan’da, enflasyon yüzde 70’e ulaşmış durumda. 2003 yılında Darfur’da yapılan soykırım nedeniyle halen birçok ülkenin yaptırım uyguladığı Sudan’da ABD’nin geçtiğimiz yıl yaptırımları kaldırma kararı da, yatırımları çekmeye yetmemişti.
1989 yılından bu yana darbe ile ele geçirdiği iktidarı bırakmayan Ömer El Beşir, 2009’dan bu yana Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından soykırım işlemekle suçlanıyor. Buna rağmen iki kez ülkenin başına seçildi. En son 2015’te yüzde 94,5’lik oy oranı ile seçildi. El Beşir, anayasada değişiklik yaparak, üçüncü kez aday olmaya hazırlanıyordu. Beşir’in ülkesinin kamu fonlarından 9 milyar doları cebe indirdiği de ileri sürülüyor.
Darfur’da neler olmuştu?
Hollanda’nın Den Haag kentinde bulunan (Lahey) Uluslararası Savaş Mahkemesi (UCM), 4 Mart 2009’da Beşir hakkında Sudan’ın Darfur bölgesinde soykırım suçu işlediği gerekçesiyle tutuklama kararı çıkarttı. Araştırmacı yazar Faik Bulut soykırım hakkında kaleme aldığı bir yazıda şunları belirtiyor: “Darfur, Arap sosuna bulandırılmış İslamcılık sentezinden yola çıkan bağnaz bir zihniyetin yol açtığı bir insanlık dramadır. 2003’te başlayan silahlı ayaklanma nedeniyle, 2008 yılına kadar yaklaşık 30 bin kişi katliamdan geçirilmiş; 200 bin kadar insan açlık ve sefalet nedeniyle ölmüştür. Yakılıp yıkılan yurtları nedeniyle 2 milyon 700 bin insan tehcir edilip mülteci kamplarında toplanmıştır. Birleşmiş Milletler (BM) raporlarına göre savaş suçu nedeniyle toplam 300 bin insan ölmüştür. Sudan resmi verileri, bu sayıyı 10 bin olarak açıkladı. Katliam, Sudan hükümet ve yerel yönetimince desteklenen ve İslamcı ideolojiyle beslenmiş Cancavid isimli milislerinin (Türkiye’deki korucuları hatırlayın) marifetiydi.”
Tam da bu noktada Birleşmiş Milletler ve uluslararası alanda faaliyet gösteren insan hakları kurumlarının Darfur’da binlerce kadına tecavüz edildiği yönünde raporlar hazırladığını da belirtmek gerekiyor.
Yedikleri içtikleri ayrı gitmezdi
Erdoğan- Ömer El Beşir’in birlikteliği, Sudan denince akla gelen konulardan biri...
El Beşir hakkında uluslararası tutuklama kararı olmasına ve insan hakları kurumlarının tepkisine rağmen Türkiye’yi sık sık ziyaret etti.
2009’da Erdoğan henüz Başbakan olduğu sırada Beşir’in Türkiye ziyaretini savunurken, Darfur’a gittiğini ve orada soykırım tespitini yapamadığını söylemişti. Erdoğan, “Bir Müslüman soykırım yapamaz” diyerek dostu Beşir’e arka çıkmıştı. Son yıllarda da Sudan ve Türkiye arasında askeri, siyasi, diplomatik ve ticari ilişkilerin de arttığı belirtiliyor.
Müslüman Kardeşler bağlantısı
Ömer El Beşir’i, Erdoğan ile buluşturan ve adeta kader arkadaşı durumuna getiren faktörlerden biri de Sudan diktatörünün, artık tüm Ortadoğu ve dünyanın başına bela olmuş Müslüman Kardeşler’in önde gelen liderlerinden biri olması. Diktatörün düşüşüyle ilgili gelen ilk haberlerde Beşir’in Müslüman Kardeşler’in bazı temsilcileriyle birlikte ev hapsinde olduğu vurgulanıyordu.
Öte yandan Sudan ve protesto gösterileri ile ilgili 10 Nisan tarihli gazetemizde “Beşir düştü, düşüyor” başlıklı Tarıq Hemo’nun haber analizinde Türk-Sudan ekonomik ilişkileri ve Müslüman Kardeşler bağlantısı için şu ifade kullanılmıştı: “Türk devletinin Sudan’a müdahalesi, Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde rahatsızlığa yol açıyor. Zaten Erdoğan ve El Beşir arasında özel bir bağ ve samimiyet olduğu dünyaca bilinen bir gerçek. Bazı kaynaklara göre bu ikili ilişkinin çok önemli kırmızı çizgileri var ve halkın taleplerinin bastırılması konusunda Erdoğan’ın El Beşir’e fikir babalığı yaptığı da biliniyor! El Beşir rejimi ile Erdoğan rejimi ‘Stratejik Ortaklık Meclisi’ adıyla bir meclis oluşturmuş. Bu Meclis’in El Beşir ve Erdoğan’ın öncülüğünde sene sonunda toplanması bekleniyor. Zaten 2018’in sonunda sözde bu Meclis, Hartum’da toplanmıştı ve bir çoğunun içeriği açıklanmayan 22 anlaşma imzalanmıştı.”
HABER MERKEZİ
Alaa’nın dansı, halkın zafer sevinci
Sudan’da durum her ne kadar ordunun Beşir’i devirdiği yönünde lanse ediliyorsa da, Ömer El Beşir’in suç ortağı durumundaki ordunun son çare olarak Beşir’in alaşağı ettiği belirtilebilir. Beşir’in yıkılmasını sağlayan ise bizzat Sudan halkının kendisidir. Zira Sudan halkı, 2018’in Aralık ayından bu yana sürekli sokaklarda. Ülkede hayat pahalılığına, yoksulluğa ve kötü yönetime isyan eden halk ülkenin bütün kentlerde on binlerce kişiyle sürekli gösteriler yapıyordu. Son olarak da halk başkent Hartum’da Savunma Bakanlığı’nı abluka altına almıştı.
Bu gösteriler esnasında ölüm ve yaralanma haberleri de geldi. Sudan hükümeti Hartum’da asker ve göstericiler arasında çıkan çatışmalarda 6’sı asker 11 kişinin yaşamını yitirdiğini belirtirken, muhalif Sudan Merkez Doktorlar Komitesi sosyal medya hesabında Cumartesi’den bu yana 5’i asker, 21 kişinin hayatını kaybettiğini, 153 kişinin de yaralandığını açıkladı. El Beşir ve yakın çevresi ev hapsine alınırken, dün de onbinler kişi özellikle Savunma Bakanlığı binasının bulunduğu yerde toplandı. Sudan’da başta Hartum olmak üzere ülkenin çeşitli kentlerinde toplanan halk zafer şarkılarını söyledi.
Diktatöre karşı protesto aylardır süren gösterilerine yoğun katılım sağlayan kadınlar dün de kutlamalarda yer aldı.
Ülkedeki kutlamaların haberlerini veren sosyal medya hesapları kadınların kutlamalardaki coşkusunu ve çıkıp kitlelere konuşmalarını geçti. Başından beri direnişin içinde yer alan Alaa Salah adlı kadının söylediği şarkı ve yaptığı dans, direnişin estetiği niteliğindeydi. Reuter haber ajansı ise Savunma Bakanlığı’nın dışında toplanan göstercilerin “Hükümet düştü, biz kazandık” sloganlarını attığını duyurdu.