Vebalini kimse ödeyemez

Haberleri —

BDP’li vekiller Sırrı Süreyya Önder, Ertuğrul Kürkçü, Adil Kurt, Hasip Kaplan, Nursel Aydoğan ve İbrahim Binici, Öcalan’a yönelik tecride sert tepki gösterdi.
BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, İmralı’daki tecridin sadece Öcalan’a değil Türkiye’deki emek ve halk güçlerine, barış güçlerine dönük bir tecrit olduğunu belirterek, „Savaşın son bulmasına dönük olan iradeyi ortadan kaldırmayı hedefleyen bu tecrit bir halka yapılmış en büyük saygısızlıktır. Biz bu tecridin kaldırılması ve hayatın her alanında barışın sağlanabilmesi için Meclis’te elimizden geleni yapmakla sorumluyuz“ dedi.

‘Gerçeklerden kaçılamaz’

Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, Öcalan’ın Kürt sorununda barışçıl çözüm için kilit role sahip olduğunu belirterek, „Sayın Öcalan barışçıl çözüm için görüşülen birisi. Bir tutuklunun sıradan haklarından bile yararlandırılmaması, halkına ve temsil ettiği mücadeleye karşı da bir aşağılama ve bastırma davranışıdır“ dedi. Öcalan’a yönelik tecride duyulan tepkiye işaret eden Kürkçü, „Tecridin yaratmakta olduğu incinmişliği, öfke kabarmasını her yerde görebildiğimizi düşünüyorum. İnsanların şimdilik bu konuda büyük bir kabarma içinde değillermiş gibi görünmesi kimseyi yanıltmasın. Zamanında çok büyük acı örnekler gördük. İnsanlar kendilerini ateşe verdiler, havaya uçurdular. Öcalan’ın bunları tasvip etmediğini söylemesine rağmen ne kadar çok hayatın bu uğurda yok olduğunu biliyoruz. Ben eğer bu baskı süresi uzarsa benzer davranışlarla karşı karşıya kalacağımızı ve bunun vebalini de kimsenin ödeyemeyeceğini düşünüyorum“ uyarısında bulundu. Kürkçü, „Sonuç olarak gerçeklerden kaçılamaz. Öcalan orada var. Düşünceleri var ve halk bu düşünceleri takip ediyor. Türkiye’yi yönetenler bununla birlikte yaşamanın yolunu bulmak zorunda“ dedi. 

‘Hükümet yanlıştan dönmeli’
Şırnak Milletvekili Kaplan, İmralı’da uygulanan tecrit ve izolasyonun  hukuken ve ahlaken kabul edilemez olduğunu belirterek, „çözüm sürecini kesenler, bu yolu tıkayanlar sorunları daha da ağırlaştırıyorlar“ dedi. Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan ile yaptığı görüşmede dile getirdiği açıklamalara dikkat çeken Kaplan, „Sayın Öcalan’ın söyledikleri son derece önemlidir. Yani ‘Süreci tıkayan biz olmadık. Ve hala bütün bu haksızlıklara rağmen ön açıcı adımların atılması konusunda iyi niyet gördüğümüz taktirde yardımcı oluruz’ demesi son derecek önemlidir“ dedi. Tecridin savaş sürecini tetikleyecek son derece ağır bir müdahale olduğunu belirten Kaplan, „Hükümetin bir an önce bu yanlışından dönmesi gerekiyor. Toplum yeterince gergin. Çatışmalar yoğunluklar artıyor. Bu koşullarda Türkiye’nin geleceği karanlık“ diye konuştu.

‘Halka imha reva görülüyor’

PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yaklaşımın Kürt halkına ve Kürt sorununa yaklaşımı olduğunu belirten Hakkari Milletvekili Adil Kurt, Kürt halkının 3 milyon 500 bin imza ile Öcalan’ı kendi iradesi olarak beyan ettiğini hatırlattı. Kurt, „Sayın Öcalan’ın cezaevinde tecrit koşullarında tutulması devletin Kürt sorununun demokratik yollarla çözümünü istemediğinin göstergesidir. Sayın Öcalan Kürt sorununun çözümünde en temel aktördür“ dedi. Öcalan’ın öncelikle ev hapsine alınması ve Kürt sorununun çözümünde daha aktif yer alacağı koşulların sağlanmasının elzem olduğunu ifade eden Kurt, bu yapıldığı zaman silahların susacağını belirtti. Kurt, „Eğer hükümet Sayın Öcalan’ın koşullarının sağlanması yönünde bir adım atarsa biz bir yumuşamanın ve demokratik çözümün kapılarının açılacağını düşünüyoruz. Mevcut durumda ısrar edilmesini ise Kürt halkına ölümü reva gören politika olarak okuyacağız“ diye konuştu.

‘Topyekun direniş başlar’

BDP Urfa Milletvekili İbrahim Binici, tecridin savaşı derinleştirmek adına yapıldığını belirterek, „Sayın Öcalan’ın şahsında Kürt halkını tanımama, yok sayma gibi bir cehaletin içindeler. Çoğu zaman vatanperverlikten falan bahsediyorlar. İnanın bunlar vatanperverliği Türkiye’yi çöküntüye götürüyor. Bu ülke, bu halk 30 yıl önceki halk değildir. Şimdi iyi niyetli bir şekilde bekliyorlar. Ama herhangi bir adım atılmazsa mevcut topyekün bir direniş başlar. O zaman Kürtlerin yıllardır içinde olduğu savaş koşulları Türkiye’nin her tarafında yaşanır“ dedi.
BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan ise „AKP Hükümeti’ne çağrımız zaman geçmeden Kürt sorununun çözümü için anayasal bir fırsat varken tecridin kaldırılması ve Sayın Öcalan’ın tekrar diyalog sürecine katılması gerekir. Çözümün adresi İmralı’dır“ açıklamasında bulundu.

22. kez ret

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüşme yine ‘gemi arızalı’ gerekçesiyle reddedildi. Avukatların başvurusu 22. kez reddedilirken, Öcalan’a yönelik tecrit 84. güne girdi.

Müvekkilleri Öcalan ile 27 Temmuz’dan itibaren görüşmeleri keyfi gerekçeler ile engellenen Asrın Bürosu avukatları önceki gün İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Cezaevi Müdürlüğü ve Bursa Cumhuriyet Savcılığı‘na bir kez daha görüşme başvurusunda bulundu. Avukatların talebi ‘Tuzla gemisi halen bozuk’ denilerek reddedildi. Başvurularına 22. kez olumsuz yanıt verilen avukatlar Cuma günü İmralı’ya gitmek üzere bugün yeniden başvuru yapacak.

DİHA/ANKARA


paylaş

Haberler


   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.