"Hikâye aynı, özgürlük düşkünü bir kadın ve gayrimeşru yaşantısı içinde geçen bir ölüm hikâyesi" diyen kişi AKP'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Esenyurt Belediye Meclis Üyesi Hamdullah Arvas. Bu cümleler 18 yıldır Türkiye'yi yöneten iktidarın kadına bakış açısını gösteriyor.

Türkiye'de her gün en az 4 kadın katlediliyor ve onlarca kadın erkek şiddetine maruz kalıyor. Failler çoğu zaman kadınların en yakınlarındaki erkekler. Kadın kırımı 5 bin yıllık erkek egemen sistem tarafından sistematik bir şekilde sürdürülüyor. Ancak bu kırım AKP iktidarı döneminde daha da arttı.

Türkiye'de son yıllarda kadın cinayetleri yüzde 700'lerin üstünde arttı. Küresel Toplumsal Cinsiyet Uçurumu'nun 2017 Raporu'na göre Türkiye'de 2003 yılında erkekler tarafından katledilen kadın sayısı 83 iken 2017 yılında bu sayı 409 oldu. 1 Ocak 2016 ile 31 Ağustos 2018 tarihleri arasında Türkiye'de en az bin 21 kadın, erkekler tarafından katledildi.

Bu artışın temel taşlarını da AKP'li Erdoğan, bakanları ve yöneticileri döşedi. Kadın kırımının gerçekleşmesi için neler söylenmedi ki. 'Ben zaten kadın-erkek eşitliğine inanmıyorum diyen' Erdoğan, 'Tecavüze uğrayan doğursun, gerekirse devlet bakar' diyen dönemin sağlık bakanı Recep Akdağ, 'Medya olayları abartıyor. Kadına yönelik şiddet algıda seçiciliktir' diyen AKP'li Antep Belediye Başkanı Fatma Şahin, 'Türk kadını evinin süsüdür' diyen dönemin Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, 'Kadının fıtratında erkeğe köle olmak var' diyen AKP'li şarkıcı Uğur Işılak, 'Kızlar okuyunca erkekler evlenecek kız bulamıyor' diyen AKP İl Genel Meclis Üyesi Erhan Ekmekçi, kadın kırımının önünü açtı.

Kadın kırımı sadece katledilmeyle de son bulmuyor. Türkiye'de kadınların ömür boyu toplumsal cinsiyete dayalı şiddete maruz kalma oranı yüzde 42. Her 10 kadından 4'ü cinsiyete dayalı şiddet görürken, kadınların işgücüne katılım oranı ise yüzde 36 civarında.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun verilerine göre 2002 yılında 66 olan kadın cinayetleri, 2003 yılında 83, 2004 yılında 164, 2005 yılında 317, 2006 yılında 663, 2007 yılında 1011, 2008 yılında 806, 2009 yılında 1126, 2010 yılında 217, 2011 yılında 257, 2012 yılında 165, 2013 yılında 237, 2014 yılında 294, 2015 yılında 303, 2016 yılında 328, 2017 yılında 409, 2018 yılında 440, 2019 yılında ise 474 kadın katledildi.

2020 yılı verilerine göre ise Ocak ayında 27, Şubat'ta 22, Mart'ta 29, Nisan'da 20, Mayıs'ta 21 kadın olmak üzere bu yılın ilk beş ayında 119 kadın cinayete kurban gitti.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun Genel Temsilcisi Gülsüm Kav verdiği bir röportaj da, "Yaşam tarzımıza ciddi müdahale var. Artık bizim için güvenli yer kalmadı" diyerek kadına karşı gerçekleşen kırımın boyutunu gözler önüne seriyor.

Avukat Tuba Torun, "Cinayeti normalleştiren dil, cinayetleri artırıyor. Cezasızlık algısını tarihte hiç olmadığı şekilde yayan ve yasalara riayeti ortadan kaldıran da ne yazık ki siyasi iktidar" diyerek AKP'nin kırım politikalarına dikkat çekiyor.

9 Şubat 2020'de yapılan Türkiye Kadın Meclisleri Buluşması öncesi Mezopotamya haber ajansına konuşan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Temsilcisi ve Kadın Meclisleri'nden Melek Önder, "Bizim amacımız tek bir kadının dahi öldürülmediği, şüpheli tek bir kadın ölümünün dahi olmadığı bir ülkeyi kurmak" diyerek kadın mücadelesinin önemine dikkat çekmişti.

Küresel Cinsiyet Eşitsizliği'nin 2019 raporuna göre Türkiye cinsiyet eşitliği sıralamasında 149 ülke arasında 130. sırada iken, Dünya Ekonomik Forumu'nun 2020 Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi'nde ise 153 ülke arasında 130. sırada yer aldı. Küresel Cinsiyet Eşitsizliği'nin 2006 yılında yayınlanan ilk raporuna göre 149 ülke arasında 105. olan Türkiye, 12 yılda 25 sıra geriledi.

Dünyada 2006'dan bu yana cinsiyet eşitliğindeki uçurum yüzde 3,6 azalırken, 2018 yılında ise sadece binde 3 olarak gerçekleşti. Dünya Ekonomik Forumu'na göre cinsiyet eşitsizliğin giderilmesi en az 100 yıl sürecek.