SELMA AKKAYA / PARİS
Fransız sanatçı, insan hakları savunucusu ve siyasetçiler açlık grevlerine ilişkin kaleme aldıkları ortak bir metinle hükümete seslendi: “İnsan hakları ülkesi Fransa’nın uyanması için Strasbourg’daki açlık grevi eylemcilerinden birisinin ölmesi mi gerekiyor?”
Fransız aydınlar, açlık grevlerine ilişkin Fransa hükümetini acil olarak göreve çağırdı, Fransız medyasını da sessizliğini bozmaya çağırdı. Fransız yönetmen ve oyuncu Ariane Ascaride, oyuncu, senarist ve yazar Josiane Balasko, Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü’nün kurucularından araştırmacı doktor Rony Brauman, Komünist Parti bir önceki Genel Sekreteri ve Senatör Pierre Laurent, sinemacı, yazar Gérard Mordillat ile oyuncu, yönetmen Robin Renucci gibi ünlü sanatçı ve şahsiyetlerin imzasını taşıyan ortak metin, l’Humanite gazetesinin çarşamba sayısında yayınlandı.
Rony Brauman
Robin Renucci
Pierre Laurent
Josiane BALASKO
Gérard Mordillat
Ariane Ascaride
Topraklarımızda tek bir Kürt ölmemeli
“Topraklarımızda tek bir Kürt bile ölmemeli” başlığıyla yayınlanan metinde, hem siyasetin hem de medyanın tecrit ve açlık grevlerine karşı sessizliği sert bir biçimde kınandı. Metinde, “Kızgınız çünkü 2019’da ülkemiz topraklarında Kürt mücadelesinin yürütücüsü militan kadınlar ve erkekler, her an genel bir kayıtsızlık nedeniyle ölebilirler. Oysa daha birkaç gün önce DAİŞ’in elindeki son basamağı olan Baxoz’u onların elinden kurtaran Kürt savaşçılarını selamlıyorduk. Kürt halkı ve militanları Erdoğan diktatörlüğüne cesaretle direndikleri Suriye ve Türkiye’de özgürlüğümüz için savaşıyorlar” hatırlatmasında bulunuldu.
Kayyum atanarak rehin alınan belediye eşbaşkanlarına atıfta bulunan metinde, “Ankara’daki yöneticini görevden alarak başkanlarını hapse attırdığı tüm belediye yönetimlerini yeniden seçerek 31 Mart yerel seçimlerinde Erdoğan’a keskin bir rest çektiler” denildi.
Kimse bundan bahsediyor mu?
Türk cezaevlerindeki açlık grevlerinin kritik aşamada olduğuna işaret edilen metinde şu ifadelere yer verildi: “Erdoğan’ın hapishanelerinde binlerce Kürt çürüyor. 8 Kasım 2018’de milletvekili Leyla Güven açlık grevine başladı. Hayatı bugün artık pamuk ipliğine bağlı. Cezaevlerindeki binlerce tutsak şu anda yaşamlarını kaybetme pahasına bu açlık grevini sürdürüyor. Onlardan 8’i şimdiden yaşamını yitirdi. Kimse bundan bahsediyor mu?”
Sessizlik kabul edilemez
Açlık grevi eylemcilerinin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin sonlandırılmasının yanı sıra müzakerelerin başlamasını amaçladığı belirtilen metinde, 17 Aralık’tan bu yana 14 kişinin Strasbourg’da açlık grevinde olduğu hatırlatıldı. Sessizliğin ölümlere yol açabileceği uyarısında bulunan Fransız aydınlar şu mesajı verdi: “Abdullah Öcalan, 3 yıldan bu yana ailesi ve avukatları ve ailesiyle görüşemiyor. Fransa’da, Strasbourg’da, 14 Kürt kadın ve erkek eylemci 17 Aralık’tan bu yana açlık grevi hareketine katıldı. Onların yaşamları da tehlikede. Fransız ve Avrupalı otoriteler ile medyanın sessizliği haksız ve mazur görülemez. Bu sessizlik eylemcilerden birinin veya birçoğunun yaşamını yitirmesine katkıda bulunabilir. Biz bunu kabul etmiyoruz.”
Fransız hükümeti eylemcilerle görüşmeli
“Vicdanların uyanması için çağrı yapıyoruz” denilen metinde, Fransa hükümetine eylemciler nezdinde girişimde bulunulması çağrısı yapıldı: “Sizi vicdana çağırıyoruz. Özgürlüğümüz için cepheye giden Kürtler kurtarılmalı ve dinlenmelidir. Fransız hükümetinden onlarla Strasbourg’daki yerinde buluşmasını istiyoruz. Medyayı sessizliği kırmaya, eylemlerini bilgilendirmeye ve taleplerini duyurmaya çağırıyoruz. Fransa’daki tüm demokratları bugün kendi hayatlarına mal olabilecek kayıtsızlığı durdurmak için seferber olmaya çağırıyoruz.”
Birinin ölmesi mi gerekiyor?
Çağrı metninin sonunda ise “İnsan hakları ülkesi Fransa’nın uyanması için Strasbourg’daki yaklaşık 120 gündür açlık grevinde olan 14 Kürt eylemciden birinin ölmesi mi gerekiyor?” denilerek, sessizliğe son verilmesi çağrısı yapıldı.