Fransa Gündemi
Sosyalist Parti, 26-28 Ekim tarihlerinde Toulouse’da gerçekleştirdiği iki günlük kongrede yeni genel sekreteri olarak Harlem Desir’i seçti. Martine Aubry’ın yerine seçilen Harlem Desir delegelerin yüzde 72’sinin oyunu aldı. Avrupa Parlamentosu üyesi de olan Desir, aynı zamanda uzun yıllar Fransa’da ırkçılığa karşı mücadele vermiş bir derneğin başkanı olarak da çalışmalar yürütüyordu. Desir seçildikten sonra kamouyuna yaptığı ilk açıklamada, „Fransa’da sol seçmeni bir araya getirmek için yapılan çalışmalara öncelik vereceğini ve sol seçmenin değişim taleplerinin karşılanması için çaba göstereceğini“ belirtti. Fransız basını Desir’in seçimini „Fransa Obama’sını seçti“ şeklinde manşetlere taşıdı. Desir’in kimliği bir yana Sosyalist Parti kendi içindeki solu Toulouse’de yaptığı kongreyle tasfiye ederek dümeni tamamen Sosyalist Parti içindeki sağ kanada kırdı.
İktidar partisinin kongre dışında ikinci gündemi ise Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande yönetiminde yapılan Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) Paris’teki toplantısıydı. Toplantıya, OECD Genel Sekreteri’nden başka, Uluslararası Para Fonu, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü ve Uluslararası Çalışma Örgütü patronları katıldı. Toplantının ana gündemi Euro bölgesindeki krizdi. Toplantı sonrası Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande toplantının hedeflerini şöyle özetledi: „Euro bölgesi, derin yara aldığı ve kendisi için istikrarsızlık, belirsizlik kaynağı olan krizden çıkmak üzere. Ancak bu krizden tamamen de çıkmış sayılmayız. Yeni mekanizmalara, düzenleyici aygıtlara ve yeni atılımlara ihtiyacımız var.“
Fransız basını tarafından OECD toplantısı Fransa Cumhurbaşkanı’nın „ülkesini tekrar ayağa kaldırmak için yeni fikirlerin arayışı içinde olması“ biçiminde yorumlandı. Hollande ise bir önceki hükümet döneminde tıkanan ekonomi için kendisinin iktidara gelmesi ile birlikte bu döneme son vereceğini öne çıkaran bir yaklaşım sergiliyor. Bunun sadece Fransa için değil aynı zamanda ‘Euro bölgesi’ içinde bir öncülük içerdiği yönünde…
Ekonomik kuruluşların patronları ve Fransız siyaset alanındaki geçişler, yeni değişimler birbirini kovalarken, Fransa’da yaşayan Kürtlerin gündeminde 52. gününe girmiş olan açlık grevleri var. Bu nedenle yol kesme eylemleri, dernek binalarında açlık grevleri, kitle örgütleriyle randevular, bildiri dağıtımları... Her Kürt bulunduğu alanda bir eylem insanı olarak dolaşıyor. Tutsaklar bedenlerini eritirken, Kürtler bulundukları her ülkede onların sesi olmaya çalışıyor. Günler ağır, bedel büyük... Şimdi elimde Paris’te yaşayan Kürdistanlı kurumların bir çağrısı... 3 Kasım günü Brüksel’de Avrupa Parlamentosu önünde olmak için Cuma günü gece 24’de hareket edecekleri noktaları işaretliyor;(Republique, Le Bourget, Villiers Le Bel, Villeneuve Saint Georges)
Ve devamında „Öcalan’a Özgürlük Kürt Halkına Statü” kampanyası çerçevesinde Avrupa’yı dolaşan otobüs, 4 Kasım günü 12.00’de Paris’in ünlü meydanı Bastille’de kitlesel olarak karşılanacak... Buna paralel olarak sayısız eylem ve gösterinin adres ve bilgilerinin sıralandığı bildirilerle Kürtlere ait kurum temsilcileri kahvelerde çağrılar yapıyor. Bu seferberlik sesine Kürdistanlıların tamamının katılması bekleniyor... böylesi bir dönemde olması gereken de bu sanırım...
Kürdistanlılar eylemleriyle, Fransız siyasetinin Kürtlere sağırlaşmış kulakları ve vicdanlarına seslenmeye devam ediyor...
Vicdanlara sesleniş...