Wan depremzedeleri için yapılan dayanışma amaçlı kahvaltıdan sonra depremi konu alan “Yıkıntılarda Yeşeren Umut” adlı belgeselin gösterimi yapıldı. Ardından konuşan Ertan Çelik, devletin ayrımcı ve baskıcı politikaları ile Wan halkına karşı bakışını ortaya koyduğunu belirterek, devrimcilerin de bir plan ve program içerisinde hareket etmelerini istedi. Çelik, “Wan halkı bu acıları haketmiyor” dedi. Çelik, Roboskî Katliamı ile de Türk devletinin katliamcı yüzünü ortaya koyduğunu ifade etti.
Bu arada Roboski Katliamı’nı yerinde incelemek için Kürdistan’a giden heyetin içerisinde yer alan Hamburg Parlamentosu Sol Parti Milletvekili Cansu Özdemir ise, katliamın bizzat devletin kolluk güçlerince hayata geçirildiğine dikkat çekti. Özdemir, ‘kaçakçılığın’ bölgenin tek gelir kaynağı olduğunu ifade ederek, sivil 35 insanın bilinçli bir şekilde katledildiğini söyledi. Heyet olarak hazırladıkları raporu birçok kuruma gönderdiklerini ve katliamın yasal takipçileri olacaklarını belirten Özdemir, Hamburg Parlamentosu’nda yer alan Türkiye kökenli milletvekillerinin katliam karşısındaki tutumunu ise şu sözlerle eleştirdi: “Bu vahşet karşısında sessiz kalmak onu onaylamak anlamına gelir.”

Panel katılımcıların sorularının yanıtlanmasıyla son buldu.


M. ZAHİT EKİNCİ/HAMBURG




Kürdistan ve deprem semineri

Almanya’nın Bielefeld kentinde ‘Deprem ve Kürdistan’ adıyla bir seminer düzenlendi. Mezopotamya Dostluk ve Barış Evi’nde düzenlenen ve Bölge Halk Meclisi Dil ve Eğitim Komisyonu tarafından organize edilen seminerin konuşmacısı, jeoloji mühendisi Şexmuz Akçay’dı.
Dünyada meydana gelen depremleri örnek veren Akçay, Kürdistan’ın birinci ve ikinci deprem kuşağı üzerinde olduğunu söyledi. Akçay, devamla şunları anlattı: “Kürdistan birinci ve ikinci deprem bölgesi üzerinde yer almaktadır. Çok az bir bölge üçüncü derece deprem bölgesidir. Anadolu fay hattı yaklaşık 1400-1500 kilometre uzunluğundadır. Yılda 13 ila 27 milim yer değiştirdiği söylenmektedir. Şu an için depremin önceden kestirilebileceği mümkün değildir. Fakat bu konuda hayvanların hassas olduğu bilimsel araştırmalarla ortaya konulmuştur. Örneğin Çin bilim insanları yılanların bu konuda çok hassas olduğunu ve depremi 5 gün önceden bilebildiklerini, deprem noktasından 130 kilometre uzaklaşabildiklerini ortaya koymuşlardır.”

Akça, “Wan ve Erciş depremi, yaşanacakları çok acı bir şekilde göstermiştir. Önemli olan bu acılardan ders çıkarmaktır. Depremler devam edecektir. Bizim yapmamız gereken ölümleri azaltmanın yollarını, yöntemlerini bulmaktır” dedi. Seminer, Wan ve Erciş depreminde ait görüntülerin sinevizyondan izlenmesiyle son buldu. 


MURAT MANG/BİELEFELD