
Trude Menrath, kadının öz savunma çalışması olan WENDO çalışmalarında kuruluşundan bu yana öğretmenlik yapıyor. 40 yıllık oldukça köklü bir mücadele geçmişi bulunan Menrath, Almanya'da yaşıyor. Kendisi ile geçmiş deneyimlerini, öz savunma kavramını, çalışmada kullandığı teknikleri, en önemlisi de kadının öz savunmasının bir sistem olarak geliştirilip geliştirilemeyeceğini konuştuk.
Biraz mücadele geçmişinizden ve deneyimlerinizden söz eder misiniz? Feminist kadın hareketinde yer almaya nasıl karar verdiniz?
Şu anda 56 yaşındayım. Bir köyde, geniş bir aile içinde büyüdüm. 1960-70 yıllarında Alman toplumunun kadın hareketlerine karşı bilinen yaklaşımını kabul etmedim. Bunun dışında babamın özellikle kız çocuklarına karşı "Okula gitmene gerek yok, zaten evlenip gideceksin" türünden feodal yaklaşımı bende tepki doğurdu. Bu dönemde kadın hareketleri de çoğalmıştı. 16 yaşında siyasi bir harekete katıldım. Yaşadığım bu çelişkileri hareket içerisinde netleştirmek, cinsiyetçilik gerçekliğini çözümlemek istiyordum. Bu nedenle 16 yaşımdan beridir kadın hareketi içerisinde aktif bir şekilde çalışma yürütüyorum.
Yine, 1978'de Troisdorf Kenti'nde en yakın arkadaşım eşi tarafından katledilmişti. Bu olaydan sonra yaşamımda köklü değişimler oldu. Kadınların birbirlerine yardım etmesi ve güçlendirmesi amacıyla bir kadın ekibi oluşturduk. Öz savunmayı sadece erkeğe karşı değil, devlet zihniyetine de bir karşı koyuş olarak ele aldığımız için, buna göre oluşturmalıydık. Bu dönemde WENDO'yu kurduk. Kuruluşundan bu yana da bu çalışmada yer alıyorum.
WENDO kavramının içinde iki kelime var. İngilizce'de kadın anlamına gelen 'women' kelimesinin kısaltması olan 'wen' ve Japonca'da yol anlamına gelen 'do' kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. Yani; Kadının Yolu. Bütün şiddetlere karşı koymanın yolunu, yöntemini geliştirmek amacını taşıyor. İlk olarak Kanada'da kuruldu. Kadınlar yabancılardan değil, en yakınındakilerden şiddet görüyordu. O dönemde ilk defa seksizm konusunu gündeme almıştık. Öz savunmayı sadece fiziki anlamda şiddete karşı koyma olarak ele almanın yanlış olduğu kanaatine vardık. Kadının öz savunma çalışmasıdır WENDO. Kadın hareketiyle paralel bir çalışma içerisinde olduk. www.frauschmitzz.de adlı bir link üzerinden kadınlar, kurumlar bizimle iletişim kuruyor. Bir çok okulda seminerler veriyoruz. Telefon üzeri tecavüze uğrayan kadınlara danışmanlık hizmetleri veriyoruz. UTAMARA Kadın Merkezi gibi kurumlarda da kurslar veriyoruz. Oluşumumuz, ırkçı yapılanmalar dışındaki bütün örgüt ve kurumlara açıktır.
Öz savunma deyince ne anlamalıyız, ne anlamamalıyız?
Bu husus biraz her insanın algılayışıyla alakalı. Çok insan bu konuyla uğraştı, merak saldı. 1990'lar sonrası bu ilgi azaldı. Olgun yaştaki kadınlardan çok, genç kadınlar bu konuda derinleşmek istedi. Biz sistem içinde yaşayan her kadının şiddete uğradığını düşünüyoruz. Bu çok net. Erkek egemen bir sistem içinde yaşadığımız bir gerçeklik. Kadına "Şiddete uğruyorsun, kendini buna karşı savunabilirsin" diyoruz. Bunun için hangi devletten geldiği, hangi kimliği taşıdığı önemli değil. Bu şekilde 6 yaş üstündeki her kadını kabul ediyoruz. Bu kursları Brezilya'da, Türkiye, Burkina Faso, Uruguay'da da verdim. Her yerde kadına şiddetin aynı düzeyde olduğunu gördüm. Şiddet biçimlerinde farklılıklar olsa da öz savunma gerekliliği her yerde aynıdır. Milliyetle, din ve mezheplerle alakalı değil.
Kursiyerleriniz sadece teknik karşı koymayı mı öğreniyor? Biraz öz savunma tekniklerinizden bahseder misiniz?
14 yaşındaki kadınlar fiziki olarak savunmayı öğrenmek istiyor. Önce bunları gösteriyorum. Ama aynı zamanda onlara tehlikenin sadece sokakta gezen erkeklerden değil, ev içinde, yakınlarından, arkadaşlarından da geldiğini farkettirmeye çalışıyorum. Öz savunma çalışmalarında bilinçlendirme çok önemli. Bu hususu başarabildiğimiz taktirde bir kadının kendi kendini savunabileceğine kanaat getirebiliriz. Bir çok kişi işyerinde karşılaştığı sözlü şiddete karşı bizden destek istiyor. Bunun yanında ideolojik anlayışımı onlarla paylaşmayı esas alıyorum. Karşılıklı tartışma yöntemlerimiz de var.
Örgütlenme ve cins bilinci olmadan, kadınların sırf öz savunmayla kendilerini koruyabileceğini düşünüyor musunuz?
İster cins bilincine sahip olmayan kadın olsun, ister feminist, her kadının kendini savunabileceğini düşünüyorum. Nitekim savunuyor da. Ancak bazı kadınlar ataerkil bir sistem içerisinde yaşadığının farkında değil, dolayısıyla 'erkek ve kadının eşit olduğunu, şiddet görmediğini' düşünüyor. Bu kadınlar da öz savunmayı farklı algılıyor. O yüzden cins bilinci önemli. Cins bilincinin olması demek, kendisini savunmasını bilmek demektir.
Kadınların (ezilen bir cins olarak), öz savunmayı bir sistem olarak oluşturmaları gerektiğini düşünüyor musunuz?
Benim kadının gücüne inancım büyük. Eğer gücünü açığa çıkarırsa, kendindeki gizil gücün farkına varırsa, birlikte daha büyük mücadele verebiliriz. Bu noktada WENDO'nun kendisi kolektif bir örgütlenme. Kadın hareketi, öz savunmayı bir sistem olarak oluşturmayı düşünüyorsa, biz de ona göre kendimizi ayarlarız. Çünkü biz kendimizi onun bir parçası olarak görüyoruz. Bazı şeylere kendimiz dahi yüzeysel yaklaşıyoruz. Örneğin, bir otobüste faşist bir yaklaşıma maruz kalan bir kadın buna isyan ettiğinde, bu olay haberlere yansıdığında çok normal, yüzeysel bir şekilde geçiştiriyoruz. Kadının kendi bireysel yaklaşımını da ortaya koyması, öz savunma konusunda nasıl düşünüyor, ne hissediyorsa, kendi rengiyle, kendi adıyla, bireysel olarak ortaya koyması önemlidir.
Bir feministle karşılıklı tartışmamızda, 'Kürt kadınları toplumsal haklardan mahrum olduklarından öz savunma örgütlenmelerini toplumsal olarak, Almanya gibi ülkeler ise, bireysel örgütlenmeliler' demişti. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Bana göre Alman ya da Kürt kadın olmanın bu konuda farkı yok. Toplumsal haklarından mahrum olabilirler. Ama buradakiler de, haklarından mahrumlar. Komün bir şekilde kadının öz savunmasını oluşturması gerekliliği açık. Almanya'da şiddet örtülü bir şekilde yürütülüyor. Türkiye ve Kürdistan'da kadın üzerinde alenen bir şiddet sözkonusu. Dolayısıyla şiddet her yerde aynı şiddettir ve kolektif örgütlenmeyi gerektirir.
Utamara'da wendo dersleri veriyorsunuz. Bu çalışmanız ne düzeyde yürütülüyor?
Bir çok kadın bu konuya merak salmış, ama ilgi daha yüksek olabilir tabii ki. Kendilerine çok ihtiyaç olarak görmüyorlar kanımca. Ama katılan kadınlar ciddiye alarak uğraşıyorlar öğrenmek için. Kendi bireysel deneyimlerini de ortaya koyuyorlar. Katıldıkça böyle bir şeye ihtiyaçları olduğunu görüyorlar tabii ki. Bazen de 'geleceğim' deyip gelmeyenler veya yarıda bırakanlar oluyor. Ama katılanların iyi cevap verdiğini söyleyebilirim.
SOZDAR DERSİM /EKİN RÛMET