Açlık grevi ve ölüm orucu eylemlerinin Wernicke-Korsakoff Sendromu tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu aktaran TTB Merkez Konsey Üyesi Halis Yerlikaya, “Sürecin sonlanması için herkes çaba göstermeli” dedi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridine karşı cezaevlerinde 16 Aralık 2018’de başlatılan ve 1 Mart itibariyle tüm cezaevlerine yayılan açlık grevi eylemleri 152 günü geride bırakırken, kamuoyu ve devletin sessizliği üzerine 30 Nisan itibariyle ölüm orucu eylemi başlatıldı. Türk hükümetinin sessizliği devam ederken, tutsakların sağlık durumunda ciddi sorunlar baş gösteriyor.
Açlık Grevlerini Takip ve İzleme Platformu’nun topladığı veriler üzerinden tutukluların sağlık sorunlarına dair bilgi veren Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konsey Üyesi Halis Yerlikaya, açlık grevi eylemlerinin bir hak arama yöntemi olarak sıkça başvurulduğunu aktararak, açlık grevlerini B1 vitaminin alındığı ve alınmadığı şeklinde ikiye ayırmak gerektiğini söyledi. Açlık grevleri için B1 vitaminin hayati önem taşıdığını aktaran Yerlikaya, dünya ve ülkemizdeki açlık grevlerinde 40-50’nci günlerden sonra ciddi sağlık sorunlarının baş gösterdiği ve 60’ıncı günlerden sonra ise ölümlerin yaşandığına değinerek, B1 vitaminin alınmasıyla grevlerin uzadığına dikkat çekti.
Wernicke-Korsakoff tehlikesi
Kimi cezaevlerinde B1 vitaminiyle ilgili sıkıntıların yaşandığına değinen Yerlikaya, kişilerin sağlık durumları ve açlık grevini yapma koşullarıyla ilgili kritik günün değişebildiğini belirterek, genel olarak 40’ıncı günden sonra bu zamanın başladığını kaydetti.
B1 vitamini alınmadığı zaman 40’ıncı günlerden sonra sinir sisteminde ciddi harabiyetlerin oluştuğuna dikkat çeken Yerlikaya, “B1 vitamini alınmadığı zaman 50’inci günlerden sonra Wernicke-Korsakoff Sendromu dediğimiz ciddi bir beyin hasarı ve kişilerin felç olmasıyla sonuçlanan bir sürecin yaşanmasıyla karşı karşıyayız. Kimi cezaevlerinde vitaminin yetersiz alındığını biliyoruz” ifadelerini kullandı.
Bir bireyin günlük 500 miligram B1 vitaminin alması gerektiğini vurgulayan Yerlikaya, Türkiye’de saf B1 vitamini olmadığını belirterek, piyasada bulunan kompleks tablet içerisinde iki tane alındığı zaman 500 miligrama denk gelen yeterli B1 vitamini sağlanmış olacağını kaydetti.
Süreç uzuyor, vücut sistemi çöküyor
Yerlikaya, açlık grevlerinde B1 vitaminin alınmamasıyla beyinde ciddi hasarların, bulantı ve kusmaların sonucunda sıvı alımının engellenmesiyle 70-80’inci günlere doğru gidildiğinde eylemcilerin yaşamını kaybettiğini anımsatıyor. Ancak 2000’li yıllardan sonra Türkiye cezaevlerinde B1 vitamini kullanılmaya başlanmasıyla bu sürecin uzadığını vurgulayan Yerlikaya, “Sürecin uzamasıyla birlikte bütün vücut sistemi üzerinde ciddi yan etkileri vardır” şeklinde konuştu.
Bağışıklık sistemi ciddi bir zayıflama gösterirken eylemcilerin enfeksiyonlara karşı güçsüz hale geldiklerini belirten Yerlikaya, “Geçmiş deneyimlerde bize gösteriyor ki açlık grevlerinde kaybettiğimiz eylemcilerin çoğunun enfeksiyonlar nedeniyle kaybedildiğini biliyoruz. Bağışıklık sisteminin giderek zayıfladığı, çöktüğünü de biliyoruz. Onun için süreç ne kadar daha kısa süre içerisinde sonuçlanırsa vücut üzerindeki bu olumsuz yıkıcı etkilerin sonuçları daha az olur” diye konuştu.
3 bin kişi açlık grevinde
Cezaevlerinde açlık grevi eylemlerini sağlık boyutuyla izlemek için yaptıkları başvuruların olumsuz karşılandığını hatırlatan Yerlikaya, “Türkiye cezaevlerinde 3 bine yakın kişinin açlık grevinde olduğunu biliyoruz. Tam olarak ne durumda olduklarını bilmiyoruz. Kamu otoritesinin de bu kadar yaygın açlık grevinin olduğu süreçte bunlarla baş etmesi ve takip etmesinin olanağı yok. Gelinen aşama itibariyle sürecin çok fazla uzadığını ve insanlar üzerindeki yıkıcı etkilerin ortaya çıkmaya başladığını, kimi yerlerde çok daha acı haberlerle de karşı karşıya olduğumuzu ifade etmek gerek. Daha fazla olumsuzluklar yaşanmaması açısından bir an önce bütün herkesin çaba göstermesi ve sürecin sonlanması gerekiyor” diye kaydetti.
AMED
Şırnak Cezaevi raporu: İlk grubun durumu kötüye gidiyor
İnsan Hakları Derneği (İHD) Şırnak Şubesi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Cizre Referans Merkezi, Şırnak Tabip Odası (ŞTB), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Şırnak Şubesi, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecride karşı tutsak bulundukları Şırnak T Tipi Kapalı Cezaevi’nde 3’ü kadın 22 tutuklu tarafından sürdürülen açlık grevi ve hak ihlallerine ilişkin hazırladıkları tespit raporunu açıkladı.
İHD, TİHV, ŞTB ve SES’in 22 tutuklunun açlık grevinde olduğu Şırnak Cezaevi’ne ilişkin hazırladığı raporda, ilk gurupta yer alan eylemcilerin durumlarının kötüye gittiği ve eylemcilerde uyku sorunu, baş dönmesi, bağırsak kanaması ve gözlerde kararmalar gibi semptomların görülmeye başlandığı bilgileri paylaşıldı.
Açlık grevine 16 ve 31 Ocak tarihlerinde başlayan tutuklulardan Agit Bilik, Ebubekir Neng, Salih Kutluk ve Hakan Petekkaya’nın sağlık durumlarının kötüye gittiğine dikkat çekildi.