‘Bu dağlar özgürlük gerillalarının yuvası, Kürdün ve Kürdistanlı halkların zalime karşı direniş mevzileridir. Kürdistan gerillaları olarak sonuna kadar topraklarımıza sahip çıkacağız.Tavrımız ya Kürdistan ya Kürdistan’dır.’
Toprak EREN / Rizgar AMED / XAKÛRKÊ
28 Mayıs günü işgalci Türk ordusunun Başûrê Kurdistan’ın Xakûrkê alanında bulunan Şekîf Dağı ve etrafına dönük geliştirmek istediği işgal girişimi Kürt Özgürlük Hareketi gerillalarının büyük bir direnişiyle karşılaştı.
Xakûrkê’deki gerilla birlikleri içinde ilk gözlemlediğimiz şey direnişin yakıcı olduğu bu coğrafyada gerillaların morallerinin son derece yüksek olmasıydı. Gerillalar Xakûrkê’nin tarihi sömürgeciliğe ve işgale mezar olacağını ısrarla vurguluyor. Özellikle özel savaş medyasının yalanlarıyla toplumun aldatılmak istendiğini kimsenin özel savaş yöntemlerine aldanmaması gerektiğine dikkat çekiyor.
‘Şeladizê ve Bamernê ruhuyla harekete geçilmeli’
Rojhilat Kurdistanı doğumlu HPG’li Mahir Aslan büyük bir işgal hareketinin olduğu Başûrê Kurdistan’ın Türk ordusu tarafından işgal edilmek istendiğini, buna karşın ise Kürt Özgürlük Hareketi gerillalarınca büyük bir direnişin ve kahramanlığın sergilendiğini şu sözlerle dile getiriyor:
“Düşmanın saldırısı sadece Xakûrkê veyahut bir bölgeye dönük ya da onunla sınırlı değil. Bilmeliyiz ki bugün işgalci Türk güçleri ve faşizmi bugün Xakûrkê bölgesine saldırıyor, bu saldırı sadece Xakûrkê’yê veya Kürt Özgürlük Hareketi’ne yönelik değil, bütün Kürt halkına dönük bir saldırıdır. Bütün Kürt halkını hedef alan bir saldırıdır.
‘Bütün Güney Kürdistan’ı işgal etmek istiyorlar’
Birçok gücün üzerimizde hesabı var, özellikle Kürt soykırımı üzerine kurulmuş olan Türk devleti, varlığını bu soykırım üzerine temellendirdiği için bütün Kürt kazanımlarına, gelişimine ve Kürt birliğinin oluşmamasına dönük büyük bir çaba sergiliyor. Bunu tüm saldırganlığıyla yürürlüğe koyuyor. Önder Apo bu yeni süreci biz Kürtler için büyük bir fırsat olarak değerlendirdi. Özellikle Kürt halkı bütün Ortadoğu halkları ve insanlık için yeni süreçte özgür yaşamın öncülüğünü yapmalıdır dedi. Bu yeni süreç özgür yaşamı inşa süreci Kürt Özgürlük Hareketi öncülüğünde gelişiyor. Türk devleti işte buna tahammül etmiyor. Yeni Osmanlıcılık hayaliyle, Misak-ı Milli hayaliyle Musul ve Kerkük başta olmak üzere bütün Başûr Kurdistanı’nı işgal etmek istiyor. Amacı bütün Kürdistanı işgal etmek ve Kürt kazanımlarını engellemektir.
Başûrê Kurdistan direnişin kalesi, başkaldırının merkezidir, tarihi kahramanlıkla doludur. Başûr halkı Şeladizê ve Bamernê ruhuyla harekete geçmeli, Türk işgaline karşı tavrını bütün dünyaya göstermelidir. Kazanımlarımızın ortadan kaldırılma çabalarına ve girişimlerine izin vermemeliyiz. Büyük emeklerle ve bedellerle elde ettiğimiz kazanımları korumak Enfal ve Halepçe şehitleri başta olmak üzere bütün yitirdiklerimize boyun borcumuzdur. Her dört parça Kurdistan Başûr öncülüğünde bu tarihi süreçte el ele, omuz omuza vermeli ve işgale karşı harekete geçmelidir. Zaman Türk faşizmine, Türk işgaline, Türk sömürgeciliğine ve onun işbirlikçilerine karşı ayağa kalkma, harekete geçme zamanıdır.”
‘Büyük bir savaş yürütüyoruz’
Bakûrê Kurdistan’ın Riha şehrinden HPG’li Agit Fırat ise gerillanın savaş tarzına dikkat çekerek, yeni dönem gerillacılığının düşman işgalci Türk güçlerini büyük darbeler ile hareket edemez hale getirdiğini belirtti. Dört parça Kurdistan’da büyük bir savaşın yürütüldüğü, Kürdistan gerillaları şahsında Türk devletinin Kürt halkını büyük bir kırımdan geçirmek istediğini söyleyen HPG’li Fırat sözlerine şöyle devam etti:
‘Başûrê Kurdistan’a dönük büyük bir saldırı var. Şu an büyük bir savaş yürütüyoruz. Bu operasyon ve saldırı Türk devletinin ilk saldırısı veyahut operasyonu değil, daha önce de defalarca bu durumu yaşadık. Buna karşı 40 yıllık mükemmel bir savaş tecrübemiz var. Özellikle 2016 yılında Etruş ve ardından Lelîkan ile devam eden süreçle birlikte düşman taktiklerini çözen ve ona göre hareket edip, düşmanı ekarte eden bir savaşım tarzımız var. Eskiden gelişler karadan oluyordu şu an daha çok hava güçleri ile yürütülüyor. Tutmak istedikleri tepeleri uzun süre bombalayıp, sivil insanlar katledip kaçırtıp, büyük bir doğa kırımı uygulayıp öylece tepelere indirme yapmaya çalışıyorlar.
‘Her taşın yanında işgale karşı direniyoruz’
Klasik ordu savaşı yürütmüyoruz. Şu an Xakûrkê’nin tüm alanlarındayız, her taşının, her ağacının yanında işgale karşı tarihi bir direniş sergiliyoruz. Nereye geliyorsalar gelsinler zaten temel amacımız işgalci Türk güçlerini araziye çıkarmak ve içimize almaktır. Daha önce de özellikle Zap ve Avaşin’de bu yönlü girişimler oldu, tümü kendileri açısından büyük bir hüsranla sonuçlandı. Şu an Şekîf Dağı’nda olabilirler bu Şekîf Dağı’nın ellerinde olduğu anlamına gelmiyor, Şekîf’i bırakmışız artık onlara ait diye bir anlam çıkmıyor bunda. Bizde Şekîf’teyiz ve işgalciler ayağımıza gelmiş her gün vuruyor, Türk işgaline karşı tarihi bir direniş yürütüyoruz. İşgalciler iyi bilmelidirler geldikleri her alanda gerillanın namlusu Rüstemê Zalin gürzü gibi enselerinde olacaktır.’
‘Dört parça Kurdistan Xakûrkê direnişinde buluştu’
Karşılaştığımız ve direnişin geldiği aşamaya dair tartışma fırsatı bulduğumuz Kobanêli HPG gerillası Baz Kobanê ise dört parça Kurdistan’ın Xakûrkê’de Kobanê ruhuyla buluştuğunu, Kürt halının özlenen ulusal birliğinin Kürt Özgürlük Hareketi gerillaları şahsında Xakûrkê direnişinde gerçekleştiğini dile getirdi. Buna karşın başta Başûrê Kurdistan olmak üzere dört parça Kurdistan’ın Türk işgaline karşı harekete geçmesi gerektiğini söyleyen HPG’li Kobanê sözlerine şöyle devam etti:
‘Dağlar zalime karşı direniş mevzimizdir’
‘İşgalci Türk ordusu Başûrê Kurdistan topraklarını işgal etmek istiyor. Özellikle gençler buna karşı sessiz kalmamalı bir an önce harekete geçmelidirler. Kendisine ait olanı koruyan birey ve toplum sadece ve sadece saygı görür. Bize ait olanı işgalciler elimizden almak istiyor. Bize ait olanı korumak için kesinlikle ikircik yaşamamalı ve ayağa kalkmalıyız. Bütün gençler Özgürlük Hareketi saflarına akmalı, Kobanê’de, Sur’da, Cizre’de, Nisêbîn, Gever ve Şeladizê’de açığa çıkan direniş ruhuyla tarihi Xakûrkê direnişinde yerini almalıdırlar. Şu an herkes görüyor, Amedîyê’de, Goşînê’de yine Binarê Kandil’de halkımız işgalciler tarafından acımasızca katlediliyor. Buna karşı kesinlikle sessiz kalamaz, göz yumamayız.
Gençler kazanımlarımızın bir hanenin bekası için pazarlığa çıkarılmasına kesinlikle müsaade etmemelidir. Türk devletinin tarihinde hiçbir güce geçit vermeyen dağlarımızda tutunma şansı yoktur. Bu dağlar özgürlük gerillalarının yuvası, Kürdün ve Kürdistanlı halkların zalime karşı direniş mevzileridir. Kürdistan gerilları olarak sonuna kadar topraklarımıza sahip çıkacağız, tavrımız ya Kürdistan ya Kürdistan’dır. Kanımızın son damlasına kadar Önder Apo’nun bizlere gösterdiği çizgiyi esas alarak topraklarımızı işgalcilere karşı savunacağız.’