Belge yayınları ilk defa geçen yıl okuyucularla buluşturduğu bu yılda 2010 yılında Ehmedê Xanî ile ilgili yazıların yer aldığı ‘Salname/Yıllık’ yayınladı. Mehmet Gültekin, Bahar Gültekin ve Nihat Gültekin’in birlikte hazırladığı kitap, 2010 yılında Xanî’nin eserleri ve hayatı ile ilgili gerek yurtiçinde gerekse de yurtdışında ortaya çıkan literatürü derleyerek yazın hayatına kazandırıyor. Kürtçe-Türkçe yazıların yer aldığı Salname, önceki yıllarda yapılan otobiyografik, felsefik ve sosyolojik araştırmaların dışında dil, edebiyat ve Xanî’nin eserleri hakkında ortaya çıkan önemli bilgilere ağırlık veriyor. Salname’nin yazarlarından Nihat Gültekin, Xanî’nin kendi zamanının en büyük vicdanı ve toplumun değerlerinin anlama gücü olduğunu belirterek, yaptıkları çalışma ile vicdan ve anlama gücünü arşivlediklerini söyledi. Hafızası olmayan toplumların geleceğini inşa edemeyeceklerini ifade eden Gültekin, Salname’nin en büyük katkılarından birinin toplumsal hafızanın eksik kalan noktalarını kotarmaya katkıda bulunmak olduğunu da kaydetti.

Modeli Batı’dan aldık
Salname’yi yazma amaçlarının Xanî’yi yaşama biçimi, düşüncesi ve felsefesiyle içinden çıktığı Kürt halkına bütün yönlerini tanıtmak olduğunu vurgulayan Gültekin, aynı zamanda diğer halklara da Xanî’yi sistemli ve periyodik bir şekilde anlatmaya gayret ettiklerini ifade etti. Kürtler arasında Salname geleneğinin olmadığına değinen Gültekin, çalışmanın modelini Batı’da yapılan çalışmalardan, daha çok da Shakespeare ve Goethe üzerine gerçekleştirilen eserlerden örneklediklerini belirtti. Gültekin, çalışmanın üniversitede okuyan gençler ve akademik çalışma yapanlar için önemli bir başvuru kaynağı da olacağını söyledi. Projeyi hazırlayanlardan olan Mehmet Gültekin’in Xanî ile ilgili 19 yy’da yazılmış yeni bilgileri Avrupa’nın çeşitli kütüphanelerinde araştırarak ortaya çıkardığını kaydeden Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdiye kadar Rus konsolosu Alexsander Jaba’ya verdiği bilgiler üzerinden Xanî hakkındaki bilgilere sahiptik. Bu çalışma ile birlikte aslında en önemli kaynağın Petersburg Üniversitesi Doğu Bilimleri Bölümü’nde akademik çalışmalar yürüten Peter Iwanowitsch Lerch olduğu gördük.”

Saraydan uzaklaşıp halka yaklaştı
Xanî’nin Kürt dilinin ve edebiyatının gelişim konusunda mihenk taşı olduğuna dikkatleri çeken Gültekin, Xanî’nin Kürt dilini kullanmanın yanında gelecek kuşaklara aktarılması ve geliştirilmesi için eserlerinin birçoğunu Kürt çocukları için yazdığının da altını çizdi. “Ekseni Kürtçe olmak üzere o dönem egemen olan kültüre karşı alternatif bir akımı başlatmış, sarayda görevli olmasına rağmen saray edebiyatından uzaklaşmış, Kürt toplumunun ihtiyaçlarına göre çalışma yapmıştır” diyen Gültekin, yaşadığı dönemde Kürtlerin aydınlanma merkezi olarak kabul edilen Bitlis Kürt Beyliği’nin dağılmasına rağmen Xanî’nin yaptığı çıkışının moral değerler açısından çok temel bir tutum olduğunun önemine değindi.
Xanî’nin Mem û Zîn eserinin ulusal bir destan olduğuna dikkat çeken Gültekin, Xanî’nin Kürtlerin ulusallaşma sürecine birçok yönüyle katkıda bulunduğunu söyledi. Xanî’nin değerinin bugün yeterince bilinmediğini de gözler önüne seren Gültekin, “Xanî ile ilgili yapılan çalışmaları çok yetersiz görüyorum. Bir yandan Kürtlük adına böylesine bir şairiniz ve filozofunuz olacak bir yandan da o kadar çok uzak olacaksınız. Ona halk sahip çıkmıştır ve onu bugüne getiren halktır. Bundan sonra halkın yanında Kürt kurumlarının Xanî’ye sahip çıkması gerekiyor” dedi.

Yurtseverliği tırpanlanıyor
Günümüzde Xanî’nin savunduğu değerlerin altının boşaltılmaya çalışıldığına değinen Gültekin, Xanî’ye sahip çıkma adına onun yurtseverlik duygularının tırpanlanarak dini yönünün öne çıkarılmaya çalışıldığını da belirtti. Gültekin, son olarak şunları sözlerine ekliyor: “Daha önce Xanî’ye papaz diyen devlet yetkilileri şimdi okullara ismini veriyor. Başbakan, Cumhurbaşkanı ve Kültür Bakanı Xanî’nin yaşatılması için özel çabalar içerisine giriyorlar. Bütün bunlar ince asimilasyon politikalarıdır.”


ÖNDER ELALDI