
- Hala alternatif yönetim bulunabilmiş değil.
- ABD ile Rusya arasında farklı hesaplar var.
- Suriye rejimi üzerinde baskı kurup, kayıtsız şartsız bir şekilde Cenevre 2 toplantısına katılması sağlanmak isteniyor.
Siyasal yöntemlerle çözüm
Uluslararası alanda da kabul görecek bir şekilde siyasal yöntemlerle sorunun çözülmesini istediklerini, ancak rejimin ve muhalefetin ayak dirediğini belirten Xelîl, Suriye halkının kurban edildiğini kaydetti.
Kimyasal silah var
Kimyasal silahlar konusunda ancak duyduklarını paylaşabileceklerinin altını çizen Xelîl, rejimin de muhaliflerin de elinde olabileceğini söyledi. Son saldırı konusunda ise Xelîl, şunları söyledi: "Sonuçta demek ki Suriye'de kimyasal silahlar var. Rejim mi, muhaliflerin mi elinde olduğu sorun değil, ama patladı ve bin 200 civarında insan yaşamını yitirdi. Bir bölge yıkıldı. Bu insanlığa karşı büyük bir suçtur."
Müdahale Rojava'yı kapsar mı?
Eğer bir müdahale olacaksa da bunun askeri merkezlere yönelik olması; sivil alanların hedeflenmemesi gerektiğini, bunu bazı güçlere de aktardıklarını kaydeden Xelîl, "Eğer böyle olursa Kürt bölgeleri bu saldırıların hedefi olmazlar. Kürt bölgesinde rejimin karargahları yok. Sadece Qamişlo Havaalanı'nda varlar. Diğer yerlerin hepsi rejimden kurtarılmış. Eğer bu güçler rejimi zayıflatmak istiyorlarsa rejimin ana karargahı neresiyse oraya vurmaları gerekir. Plan böyleyse eğer o zaman Kürt bölgesi bu saldırıların kapsam sahasına girmiyor demektir" şeklinde konuştu.
Müdahale ve Cenevre 2
Suriye'ye bir askeri müdahalenin Cenevre 2 toplantısının kaderini nasıl etkileyeceği sorusuna ise Xelîl'in yanıtı şöyle: "ABD şimdiye kadar kendisi için 20 civarında hedef belirlemiş. Onları vurduktan sonra duracaklar. Saldırılar Saddam'a yaptıkları gibi devam etmeyecek. Suriye rejimi Batılı güçlerin şartlarını kabul edene kadar vuracaklar. Ardından duracaklar ve Cenevre görüşmelerine başlayacaklar. Yoksa Irak'ta yapıldığı gibi ABD'nin askerlerini Suriye'ye sokacağını sanmıyoruz. Siyasette her ne kadar planlar geniş kapsamlı olsa da biz ona ihtimal vermiyoruz, daha çok birinci ihtimal üzerinde duruyoruz."
DİHA/HEWLÊR