
Zorunlu göç mağduru kadınlar, kültürlerini unutmamak ve gelecek nesillere taşımak için Mersin Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) çatısı altında sanatsal faaliyetlerini yürütüyor. Kadınlar, iki yıldır "Xemrî-Mor" adlı proje üzerinde çalışıyor. Kadınlar, Kürt kültürüne ait yeteneklerini kolektif bir şekilde sergiliyor. İki yıllık proje sonucunda folklor, koro, erbane, tiyatro ve müzik grupları kuruldu ve pratik çalışmalara başladı. Genç yeteneklerden oluşan proje, kadının sanattaki üretimlerini artırması açısından umut veriyor.
Xemrî-Mor projesinin eğitmenlerinden Rojbin, proje aşaması ve sanatsal faaliyetleri konusunda bilgi verdi. Proje üyelerinin tamamının zorunlu göç mağduru olduğunu kaydeden Rojbin, "Çoğu köyü boşaltılmış, metropollerde acılarla büyümüş genç kadınlar. Bundan kaynaklı kendi kültürlerine daha çok bağlılar ve değer veriyorlar. Kültürlerinin yaşaması için bir şeyler yapmak istiyorlar. Çalışmalar sonucunda her birinin tiyatro, müzik, enstrüman çalma gibi yetenekleri açığa çıktı. Tamamen kadın emeğinin ve yaratıcılığının varolduğu bir çalışma bu" dedi. Rojbin, projenin ismine yönelik de şunları söyledi: "2 yıl önce projeye başlarken mor üzerinde durduk. Mor evrensel bir kelime ve Kürtçe'de Xemir anlamını taşıyor. Çok estetik bir kelime ve kadın rengidir."
Ozan Mizgîn'in eserine klip
Rojbin'in verdiği bilgiye göre, Xemrî-Mor korosunda 11 kişi yer alıyor. Koroya katılanlara öncelikle nota teorisi dersi verildikten sonra pratik çalışmaya başlanıyor. "2 yıldır süren bu çalışmaya çocuk korosu ve müzik gruplarından da ek takviye ediyoruz" diyen Rojbin, koro ile Kürt Özgürlük Mücadelesi'nde yaşamını yitiren Gurbet Aydın'ın (Ozan Mizgîn) bir eserine klip çekeceklerini belirtiyor. Klip çalışmasını 11 Mayıs'ta Gurbet Aydın'ın yaşamını yitirilişinin yıldönümüne yetiştireceklerini dile getiren Rojbin, şöyle devam ediyor: "Çalışmalarımız sonucunda ortaya çıkan ürünleri de halkımızla paylaşacağız. Şehit Mizgîn arkadaşımızın anısına bir klip çekeceğiz. Klibi yaşamını yitirişinin yıldönümünde paylaşacağız. Tek sahnede hem erbane, hem enstrümantal dinletiler, hem tiyatro hem de koro çalışması yapılacak ve tamamen kadınlardan oluşan bu ürünü sergileyeceğiz" diyor.
Xemrî-Mor'da mutlular
Projenin genç kadın korosunda yer alan Beritan Aydın, diğer arkadaşları gibi köyleri yakılıp zorunlu göçe maruz kaldıklarını belirterek, "Siirt'in Eruh ilçesinden Mersin'e 20 yıl önce göç ettik. Köyümüz boşaltılmış ve biz burada doğduk. Kendi kültürümüze, dilimize ve sanatımıza sahip çıkmamız gerekiyor. Xemrî-Mor'da yer almak gerçekten beni mutlu etti" diye konuşuyor.
Cejna Saruhan ise, Xemrî-Mor çalışmasında yer aldığı için şanslı olduğuna dikkat çekerek, "Biz de Siirt'ten buraya göç etmişiz. Köyümüz boşaltılmış. Xemrî-Mor korosunda yer almam heyecan verici. Hem kültürümüzü yaşatıyoruz hem de ortak çalışmanın güzelliğini paylaşıyoruz. Böyle bir çalışma içinde yer aldığım için kendimi çok şanslı bir Kürt kızı olarak görüyorum" diyor.
'Xemrî-Mor kültürümüzü yansıtıyor'
Nisêbîn'den Mersin'e göç eden ve yoksulluk içerisinde büyüdüğünü ifade eden Bahar Seçkin ise, "Nusaybin'de köyümüz boşaltılmış ve Mersin'e göç etmişiz. MKM'ye gelişim ve böyle bir koroda yer almam benim için çok sevindirici. Çünkü burada dilimi ve kültürümü korumaya çalışıyorum" şeklinde konuştu. Kızkardeşi ile birlikte proje içerisinde yer aldığını söyleyen Hebun Yüksekbağ da, 20 yıldır ailesinin Mersin'de yaşadığını belirtiyor. Seyhan Yıldırım ise, tüm arkadaşlarının yaşıt ve genç olmasının ses tonlarında uyumu sağladığını söyleyerek, korodakilerin projenin enstrüman, folklor gibi birkaç alanında yer aldığını ifade etti.
FERHAT ARSLAN - DİHA/MERSİN