Prestij söylenceleriyle konu edildiği matbu kaynaklarda, Hızır sözcüğünün etimolojik kökenine ilişkin birçok yorum bulunmaktadır. Dolayısıyla Hızır’ın kavram ve anlam haritaları, daha çok dinsel algılarla çeşitlilik arzetmektedir. Günümüzdeki umumi görüşe göre, Hızır kavramına; "taze, yeşil adam" anlamına gelen Arapça’daki ''Xadra/Hadra'' sözcüğü kaynaklık etmiştir! Yazılı ve tradisyonel kaynaklarda bu düşünce, genel bir kabul görmüştür. Artık anlaşılmıştır ki; Hızır kavramının bu türden morfolojik temel açılımı, aslında gerçeğin karartılmasına dönük bir çarpıtmaya işaret etmektedir.
Xızır/Hızır kavramının etimolojik kökeni hakkındaki kodexleri sıralamadan önce, Kürtlerin ataları sayılan Mezopotamya’nın antik halklarından olan Hurrilerin konuştukları dilleri hakkında kısa bir aktarımda bulunalım! Bilindiği gibi Hurrice, MÖ 2300 ile MÖ 1000 yılları arasında Önasya ve Mezopotamya‘nın kuzeyinde (Bakur-Rojava/Kuzey-Batı Kürdistan) Hurriler (MÖ. 3000) ve onların içinden çıkan Mitaniler (MÖ. 1500) tarafından konuşulmuş bitişken (kelime kökleri değişmeyen, eklerle türetilen) bir dildir. Hurrilerin dili; esas itibariyle proto Kürtçenin ve günümüzdeki Kürt dillerinin kelime hazinesine büyük katkıları olmuştur. Şimdi Hızır/Xızır sözcüğünün etimolojik değerlerine geçebiliriz!
Hurrice; ḫāžar ''mesh edilmiş, kutsal'' anlamına gelmektedir. Mesh, aynı zamanda Zerdüşti bir kült olan Mehdi ve Hırıstiyanlıktaki Mesih inancının yaratılmasına kaynaklık etmiştir. Hurricedeki Hazzizzi; ''zeki, bilgili, uyanık'' anlamındadır. Bunun Kürtçe’deki karşılığı; hajê ''haberdar'', hajê ''haberî olmak'' manasındadır. Haz + ar; ''bilgi veren, bildiren'' manalarında kullanılmaktadır. Buna göre; Hurrice Xazar> ''mesh edilmiş'' Hurrice Xaz >''duymak'', Xazari + ar > mesajer yani, bildiren, haber veren anlamına gelmektedir. Öte yandan ikili anlaşmalarda adına sıkça yeminler edilen Hazzi; Hurri ve Hittitlerin (MÖ. 2000) dağ tanrısıdır. Yine Kišar: Mezopotamya’nın ilkel tanrıları veya tanrıçalarından birisinin adıdır. Huda ya da Huda + ar > hudaar → Hıdır sözcükleri; ''Huda’nın yardımcısı'' olarak anlamlandırılırken, Kadi + ar > Kadiar → Kadir → Kidir → Hıdır/Hızır kavramsal değerleri de ''tahıl veren, bereket veren'' türlü manalarda kullanılmaktadır.
Yukarıda sıraladığımız Hurrice orjinli ad ve fiiller bir araya getirildiğinde, Hızır/Xızır, Hıdır/ Xıdır adı kolayca ortaya çıkmaktadır. Dikkat edilirse; itikat yolunda (Kürt Aleviliği) Hızır/Xızır’a yüklenen kült misyonlarının tümü, yukarıda açımlamaya çalıştığımız Hurri dilindeki aynı temel noktaların izdüşümüne işaret etmektedir. Bunlara sadece bir örnek olması babında şunu vermemiz, yeterlidir.
Günümüz Türkçesindeki Hızır, Kürtçe okunuşuyla Xızır sözcüğünün kökü, mesela; Hurrilerin dilinde Aqra/Kel dağlarının adı ve tanrısı da olan Hazzi’ye dayanmaktadır. Bundan dolayıdır ki; Hazzi/Xazzi kök sözcüğünün sonuna yine Hurricedeki "vermek, yardım etmek" soneki olan –ar, yani Hazziar geldiginde, Hızır/Xizir/Xızır ''yardım eden, veren Hızır'' ismi ortaya çıkar. Örneğin Dersim’de; "Ya Xızır é Xozat!" yakarışı halen canlılığını korumaktadır! Dersim’in dağlı (Dujik dağı) bir ilçesi olan Xozt/Hozat adının Hurrice’deki başta dağ tanrıçası "Hazzi" kavramı olmak üzere Xaz, ḫāžar, Xazar, Xazari, Hazzizzi sinonimli kavramlarla arkaik bir bağının olabileceği düşünülmelidir. Orjin kökeni Hurrilerin Hazzi dağ tanrısına dayanan Dersim ocaklar penteonundaki Hızır/Xızır kült kavramını; Akdenizli Sami kavimlerinden olan Fenikeliler (MÖ.2500) ve antik Filistin topraklarında belliren Kenanlılar'da (MÖ.1500) olduğu gibi almışlardır.
Nitekim, Xızır kültünün beslendiği ana damarlar, kısacası çaranasırdır (ateş, toprak su, hava). Batıni manada "Anasırda bir libasa bürünen, ''Nar-ü bad-ü Ab-ü hak’dan görünen" ilk odur. Nitekim Xızır kültünü, Mezopotamya’nın antik toplulukları yaratmış ve son kertede; Dersim ocaklarının bağlıları olan Kürt klanları tarafından günümüze kadar takdis edilerek getirilmiştir. İşte bu tarihsel koridorlarda seyreden Xızır, hiç kuşku yok ki Tolxıdan’dır. Newroz’dur. Mihricandır. Sersal, Heftamal’dır. Diğer boyutuyla eşitlik, musahiptir. Semah, Erkân-ı Civat'tır. Lokma-i Gaxand‘dır. Baxt’tır. Gidip-gelen don be don’ yine O‘ dur! Esas itibariyle İslamiyetten sonra dahi, bütün Kürtler arasında bu kadim Xızır kültü yaşatılmaktaydı. Zira değişen iklimsel cemre süreçleriyle birlikte Xızır batıniliği, 21 Mart Newoz’una hazırlık şenlikleri olarak vazgeçilmez kutsal bir değerdi. Günümüzde farklı bölgelere göre değişim arzetse de bu sürecin tarihsel başlangıcı 14, 15, 16 Şubat’tır. Bu şenlikler sırasında gerçekleştirilen bütün ritüellerin teolojik lisanı, Hurrice’nin ardılı olan Kürtçedir. Bu dilsel kavramlar halen günümüzde de aynen yaşatılmaktadır.
(Hızır/Xızır hakkında daha geniş bilgi için ayrıca şu çalışmamıza bakınız: Erdoğan Yalgın, "Semah-ı Pervaz Xızır" Semah dergisi, Aralık/Ocak 2014)