Musul’daki Hıristiyanların çoğunluğu tarih boyunca egemen güçlerin hışmına uğrayan Mezopotamya’nın kadim halklarından Süryaniler. Süryaniler 99 yıl sonra bir kez daha topraklarından tehcir ediliyor. Bu kez mezhepçi katarlar oluşturan güçler IŞİD gibi tetikçileri kullanıyor. Bir buçuk aydır Musul’u işgal eden IŞİD, şimdi de kenti Hıristiyansızlaştırıyor.


Dehşet verici 3 seçenek!

IŞİD’in Süryanilere son yönelimlerini Yurtseverler Birliği Partisi Politbüro üyesi Şerbil Hannan’a sordum. “Musul çok tehlikeli” diye söze başlayan Hannan, sözü IŞİD’in Musul’da yaptığı 17 Temmuz toplantısına getiriyor. Zira bu toplantıdan Hıristiyanlar aleyhine dehşet verici 3 seçenek çıktı.
Tehcirin olduğu alanlara yakın olan Hannan, toplantı sonrası IŞİD’in hoparlörlerden okunan açıklamasında “Ya Müslüman olacaksınız, ya cizye ödeyeceksiniz, kabul etmezseniz kenti terk etmeyen herkes öldürülecek” dendiğini söylüyor. Musul’u terk etmeleri için Hıristiyanlara 19 Temmuz’a kadar süre veriliyor. Açıklama üzerine Süryaniler Kobanê’yi terk ederek  yakın Kürt kentlerine gitmek için yollara düşüyor. Haziran işgali sırasında panikle göç eden Süryanilerin evleri, malları ve kiliseleri gasp edilmişti. Benzer bir süreç şu günlerde de yaşanıyor. Süryanilerin varlıkları talan ediliyor. Evlerin üstüne işaretler konuyor, buraların artık İslam Devleti örgütüne ait ganimet olduğu yönünde ibareler bırakılıyor.

Yolda soygun bekliyor

Yanlarına taşıyabildikleri şeyler alabilen Süryanileri ise yolda soygun bekliyor. IŞİD dediğini yapıyor. Hannan’dan dinliyoruz insanlık dışı uygulamanın bu boyutunu da: “Kentten çıkmadan IŞİD, Hıristiyanların arabalarına, paralarına, altınlarına telefonlarına ve laptoplarına el koyuyor. Sadece elbiseleriyle gitmelerine izin veriliyor. Kaçanlar arasında bir çok tanıdığım vardı. Herşeylerini aldılar, yalnız elbiseleriyle bıraktılar insanları.”

Êzîdîler de ölüm halkasında

Dünyada tek tip mezhep anlayışlarını hakim kılmak için Süryanilerin ibadethanelerini savaş planlarını yaptıkları mekanlara dönüştürmüşler. Hannan, “Kiliseleri, karargahlarına dönüştürdüler. İstedikleri gibi kullanıyorlar” diyor. Müslüman ve Hıristiyan olmayan Êzîdîler de ölüm halkasında. Hannan, IŞİD’in Êzîdîlerin de yoğun olduğu Şengal’e de havanlar attığını, köyleri taciz ettiğini ve cinayetler işlediğinin altını çiziyor: “Şengal’den dışarı çıkanları, gidip-gelenleri sırf  Êzîdî oldukları için öldürüyorlar.”

IŞİD Kobanê’de ne yapıyor?

IŞİD’in 19 Temmuz’a (Rojava devriminin yıldönümü) kadar devrimin ayışığı Kobanê’yi düşürme hedefi; Türkiye’den katılımların, annelerin, babaların da silah kuşanıp destansı direnişe ortak olmasının yarattığı sinerji sonucu tutmadı. Saldırılara rağmen Cizîrê Kantonu’nda Meclis, başkanlık seçimini yaptı. Hediye Yusif ve Humed Dham Carba eşbaşkan oldular. Kobanê’de de savaş durulunca seçim yapılacak. 


Çok dikkatli ve uyanık olunmalı
IŞİD, Kürt bölgesinde ağır bir yenilgi aldı. Ancak Kobanê’deki son durumu sorduğum Rojavalı siyasetçilerden Nasır Hacı Mansur, bir taraftan direnişin büyümesi ve katılımın artmasıyla halkın moralinin yükseldiğine dikkat çekerken, diğer yandan IŞİD’in yeniden toparlanıp bölgeye saldırabileceğine dikkat çekerek, “çok dikkatli ve uyanık olunmalı” diyor. İlham Ehmed ise “Planları sadece Kobanê değil, Cizîrê de hedeftedir. Bu senaryo devam edecek gibi görünüyor” diyor ve IŞİD’in Suriye’nin iç kentlerine de saldırabileceğini ekliyor.

Türkiye ders çıkarmalı

Süreçlerden çıkardığım sonuç şu: Kobanê’de IŞİD direnci kırıldı. Artık uzaktan atışları tercih eder. Kanton yöneticilerine dönük saldırılara yeltenebilirler. IŞİD Kobanê yenilgisini başka yerde telafi etmeye çalışacaktır. Örneğin Humus ve kıyı kentler Lazkiye ve Banyas’a yüklenebilirler. Humus’ta işaretlerini veriyorlar. Ve Türkiye. Dersler çıkarmalı. Çözüm süreci ve PYD’nin barış için hayati şans olduğunu idrak etmelidir.


M. ALİ ÇELEBİ