Yanlış hesap hem Bağdat’tan hem Şengal’den döner!
Forum Haberleri —

Êzîdîler - Foto: Muhammed BAMERNİ - AFP
- Êzidiler, Kürtler ve bütün halklara yönelik yapılan yanlış hesapların tümünün bu halkların öz yaşam sularında, “çem û çem” akıntılarında kaybolup gideceğinden Sudani’nin de hiç kimsenin de kuşkusu olmamalıdır.
SEİD HESEN
ABD-TC-KDP uzlaşmasıyla Irak’ta göreve getirilen Mustafa el-Kazımi hükümetinin tutunamamasının ardından yeni bir uzlaşmayla bu defa da İrani-Şii güçlerin desteğiyle göreve getirilen çiçeği burnunda başbakanı Muhammed Şia Sudani’nin, Ortadoğu halklarının bahar ve direniş bayramı olarak kutladığı ve giderek tüm dünyaya yayılan etkilerde bulunan 2023 Newroz gününde Türkiyeye yaptığı sürpriz ziyareti oldukça ‘manidar’ ve bir o kadar da ilginç karşılandı.
Herkesin çok iyi bildiği gibi Irak’ta bazı ellerin isteği ve arzusu üzerine uzun süreden beri yaşanan kaos ve kargaşa, kalıcı bir hükümetin oluşmasını hep engellemektedir. Irak’ta yaşanan veya yaşatılan bu istikrarsızlık halkları bıktırma derecesine getirmiştir. Güney hükümetinin usandıran yaklaşımları sonucu olarak aynı durum Güney Kürdistan halkı için de geçerlidir. Bundan ötürü Irak’ta yaşayan tüm halklar giderek derinleşen kriz ve karmaşa ortamının bir an önce sona ermesini daha gür sesli eylemlerle dışa vurmaktalar.
Yine tüm bunların yanında Mart ayı ile birlikte bölgede başlayan halk eylemleri gencinden yaşlısına, kadından işçi ve emekçisine, yediden yetmiş yediye varan ve milyonların katılımlarıyla tam bir bahar ve direniş bayramına evrilen Newroz etkinliklerine, Irak ve Güney Kürdistan’da yaşayan halklar da katılmış, bu özgürlük direnişinde yerlerini almışlardır.
Tüm dünya, Ortadoğu halklarının bu direniş ve bahar bayramını imrenerek seyrede dururken, uzun görüşme, ittifak ve uzlaşmalar sonucunda göreve gelen yeni başbakan Muhammed Şia Sudani, Ortadoğu halklarının inkarcı-soykırımcı devleti olarak bilinen TC’ye böylesi tarihi bir günde ziyareti oldukça ilginç ve ‘manidar’ bulunmuştur.
Irak halklarının beklenti ve umudu; böylesi tarihi bir günde yeni başbakanları Sudani’nin de kendileriyle birlikte yeni gün ve ortak direnişi simgeleyen Newrozu kutlamalarıydı. Sudani ne kadar bilincinde ve farkındaydı bilemesek de, böylesi tarihi bir günde sömürgeci-katliamcı TC devletine böyle bir ziyaretin ne anlama geldiğini bölge halkları çok iyi bilmektedirler. Hele hele unutamadıkları onca yıkımı, yine bir Mart ayında Halepçe’yi yaşayan bu halklar, bu ziyaretin anlamını herkesten gayet iyi bilirler. Ve bu halklar böylesi yıkımlara yine bir Mart ayında yaktıkları Newroz meşaleleriyle güçlü yanıt olmayı da bilmişlerdir.
Newrozun coşkun ve gür ateşinin gölgesinde bile kalamayıp sönümlenen ve halklarca çok önemsenmeyen bu görüşmenin, her şeye rağmen Irak halklarının dikkatinden kaçmadığı yeni Başbakan ve hükümeti bilmelidir. Başbakan Sudani-faşist şef Erdoğan görüşmesinin sonucunda kamuoyuna yansıyan henüz ciddi bir açıklamanın olmaması akıllarda bir takım soru işaretleri bıraksa da genel basına yansıyan bazı uzlaşma maddeleri eğer söylenildiği gibi gerçekse, Sudani hükümetinin de ömrünün uzun olmayacağını gösterir.
Kimi Arap ve ulusal yayın organlarına yansıdığı kadarıyla Sudani ile faşist şef görüşmesinde ortaklaşılan bir maddenin de halkların ortak değeri olan suyun Irak’a verilmesi karşılığında sömürgeci TC devletinin genelde Medya Savunma Alanları’nı savunan özgür gerilla güçlerini özelde de Şengal topraklarını savunan demokratik özerk güçleri yok etmek için her türlü tasarrufta bulunma hakkını kullanacağı yönündedir.
Temel hedef, soykırımcı TC devleti ve işbirlikçisi KDP hükümeti ile bazı emperyalist devletlerin de desteğiyle Şengal’de dördüncü yılına giren 9 Ekim Anlaşması’nı pratiğe geçirmedir. Artık küçük bir Êzidi çocuğu bile bilmektedir ki 2019’da gizliden imzalanan ve Şengal halkı tarafından ihanet belgesi olarak adlandırılan 9 Ekim Anlaşması; Şengal’i ve orada yaşayan Êzidi halkı yeniden DAİŞ ve barbar sürülerinin katliamına açık tutmanın belgesidir. 2014’te gerçekleşen, dünyada 74.ferman olarak kabul edilen ve binlerce Êzidinin katledilmesine yol açan, yine binlerce Êzidi kadın ve çocuğun hala DAİŞ sürülerinin elinde köle olarak tutulma vahşetinin işbirlikçilerinin kimler olduğunu Başbakan Sudani de tüm dünya da çok iyi görmüştür. Ancak buna rağmen gidip halk cellatlarının elini sıkarak, halkın yaşam kaynağını bir başka halkın ölüm kaynağına çevirmeye çalışmak hiçbir devlet veya hükümet yetkilisinin hakkı da haddi de değildir. Kurdistan topraklarından akıp diğer halkların toprak ve coğrafyasıyla buluşan cennet suyu olan Dicle suyu yine bu halklarındır.
Halkların ortak kültür ve değerinin en berrak temsili olan suların devletlerce halkların soykırımı karşılığında bir pazarlık aracına dönüştürülmesine en iyi yanıtını yine bu halklar vereceklerdir kuşkusuz. Çiçeği burnunda yeni başbakan Sudani’ye Şengal ve Êzidiler olarak bu hakikati bir kez de olsa bizler de hatırlatmak isteriz. Meşhur bir halk deyişi olan ‘yanlış hesap Bağdat’tan döner’ demekle sınırlı kalmayıp Êzidiler, Kürtler ve bütün halklara yönelik yapılan yanlış hesapların tümünün bu halkların öz yaşam sularında, “çem û çem” akıntılarında kaybolup gideceğinden Sudani’nin de hiç kimsenin de kuşkusu olmamalıdır.







