ABD Kongresi’nin Türkiye’ye bir dizi yaptırımı ve Ermeni Soykırımı’nın tanınmasını öngören iki farklı yasa tasarısını onaylamasının ardından, Türkiye’ye Kuzey-Doğu Suriye’yi işgal saldırısı nedeniyle sert eleştirilerde bulunan ve bir yaptırım tasarısı hazırlayan iki isimden biri olan Senatör Chris Van Hollen, Senato’ya Kongre tarafından onaylanan yaptırım tasarısını kabul etmesi çağrısında bulundu.
Demokrat Parti Senatörü Hollen, önceki gün Senato’ya seslendi ve Kongre’nin onayladığı yaptırım paketinin kabul edilmesi çağrısında bulundu. Yasa tasarısı, Türkiye’yi Kuzey-Doğu Suriye’yi işgal saldırısı nedeniyle cezalandırmayı öngörüyor. Hollen, Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’la birlikte, Türkiye’ye karşı kendi yaptırım tasarılarını hazırlamışlardı. Hollen, Senato’nun yaptırım tasarısını kabulü yönünde adım atmasının henüz net olmadığını ifade etti. ”Suriyeli Kürtlere saldırıları nedeniyle Türkiye’ye yaptırım uygulanması tasarısının ABD Senatosu’nda onaylanması için yoğun bir çaba yürütüyoruz” ifadelerini kullanan Hollen, ”Bu noktada benim görüşüm, Kongre’nin tasarısını kabul etmek ve onaylamaktır” diye konuştu.
Graham, Türkiye’yi uyardı
ABD’de Cumhuriyetçi Parti’nin etkili senatörlerinden biri olan ve Ankara’ya uygulanacak yaptırım tasarısını sunan Senatör Lindsey Graham, Türkiye’yi Til Temir ve Kobanê’ye yönelik saldırıları konusunda uyardı.
Twitter hesabından açıklamada bulunan Senatör Lindsey Graham, Türkiye’nin Til Temir ve Kobanê’ye, Hristiyan ve Kürt bölgelerine yönelik saldırısının devam etmesi durumunda ABD Kongresi ile Türkiye ilişkisinin tamamen kesileceğini belirtti.
Graham, şunları yazdı: “Türkiye’nin Til Temir, Kobanê, Hristiyan ve Kürt bölgelerine yönelik saldırısı devam ederse, ABD Kongresi / Türkiye ilişkisinden geriye ne kaldıysa o da yok olacak. Türkiye’ye, durmasını ve ilişkileri kazan-kazan ilkesi çerçevesinde yeniden düzenlemeyi denemesini tavsiye ederim.”
QSD Basın Sözcüsü Mustafa Bali de Graham’ın mesajına yanıt verdi. Graham’ın mesajını alıntılayan Bali, Türkiye’nin saldırılarını durdurmaya niyetinin olmadığı yönünde daha önce uyarılarda bulunduklarını hatırlattı. Bali, senatonun ve ABD Başkanı Donald Trump’ın vaatlerine bağlı kalacağını umduklarını söyledi.
Demokratik Suriye Meclisi (DSM) Yürütme Kurulu Eşbaşkanı İlham Ehmed de Twitter hesabından “Türkiye, Kuzey-Doğu Suriye’de Hristiyan ve diğer haklara etnik temizlik uygularken, ABD Hava Kuvvetleri ve ABD Başkanı Donald Trump izliyor. Neden?” diye sormuştu.
McConnell frenliyor
ABD Temsilciler Meclisi’nde Türkiye’ye yaptırım getirilmesine karşı çıkan isimlerden olan Senato Çoğunluk Lideri Mitch McConnell, Türkiyeye uygulanacak olan yeni yaptırım tasarısının ezici çoğunlukla Temsilciler Meclisi’nden geçmesinin ardından bu tasarının hedeflerinden bahsetti.
The Hill’de yer alan habere göre Senato’da konuşan McConnell’in, geniş çaptaki yaptırım tasarısının gerçekten de en iyi çözüm olup olmadığı konusunda senatörleri düşünmeye zorladığı belirtiliyor. McConell, ”Yaptırımların hangi etkileri göstermesini istediğimiz, Türkiye’nin buna nasıl tepki göstereceği, Rusya ve diğerlerinin Washington ve Ankara arasında yükselen gerilimi nasıl karşılayacağı üzerinde dikkatlice düşünmemiz gerek” ifadesini kullandı.
ABD Temsilciler Meclisi, Salı günü 16’ya karşılık 403 kabul oyuyla (Cumhuriyetçi kanattan 176 senatörün onayına karşılık sadece 15’inin reddiyle) Türkiyeye yeni yaptırımları öneren yasa tasarısını onaylamıştı. Haberde, ”Yapılan oylama, ABD’nin askerlerini Kuzey-Doğu Suriye’den çekerek Türkiye’nin askeri işgaline yardımcı olmasından haftalar sonra gerçekleşti. Oylamadan çıkan karar, Washington’da partilerüstü aksi yönde bir tepki yarattı ve kanun yapıcılar bunun Kürtleri tehlikeye atabileceğini ve DAİŞ’i destekleyebileceği konusunda uyardı” deniliyor.
Senatörler Chris Van Hollen ve Lindsey Graham açık bir şekilde McConnell’ı Temsilciler Meclisinden geçen tasarı ile ilgilenmesi konusunda zorluyor. Dışişleri Komitesinin üst düzey üyeleri olan senatörler Jim Risch ve Bob Menendez ise aynı zamanda daha dar kapsamlı bir yaptırım paketi öne sürdü.
Fakat Senato’da konuşan McConnell, Senato’nun herhangi bir yaptırım tasarısını kanun yapıcıların uygulamaya geçirmesinden öncelikli olarak pek çok meseleyi anlaması gerektiğini savunuyor: “Geniş yaptırımların spesifik ekonomik etkileri olacağını daha iyi anlamaya çalışmalıyız. Yaptırımlar bizim amaçlarımıza mı yoksa Erdoğan’a mı hizmet edecek? Hedefe daha uygun yaptırımlar belki de bu istenmeyen sonuçlardan kaçınmayı sağlayacak? Bu bir kaç kritik sorunlar umuyorum ki biz harekete geçmeden önce yargı ve adalet komiteleri tarafından incelenebilsin.”
WASHİNGTON
Azil soruşturmasına onay
ABD Temsilciler Meclisi, Başkan Donald Trump hakkındaki azil soruşturması sürecini resmileştiren tasarıyı onayladı.
Oylama, sürecin şu anda Kongre’deki iki parti içinde ne kadar desteğe sahip olduğunun ilk resmi testi olması bakımından önem taşıyordu. 435 sandalyeden 234’ünü elinde bulunduran Demokratlar, Temsilciler Meclisi’nde çoğunluk parti konumunda ve tasarının geçmesi için salt çoğunluk yetiyordu. Tasarı, 196’ye karşı 232 oyla geçti. Yani Kongre üyelerinin tamamına yakını parti çizgisinde oy kullandı. Demokratlar’dan iki üye ve Cumhuriyetçiler’in tamamı tasarı aleyhinde oy kullandı.
Demokratlar’ın oylamaya verdikleri önemin bir göstergesi olarak, oturuma Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi başkanlık etti. Sürece ilişkin bu ilk resmi oylamanın ardından, şimdi aylar sürebilecek, 2020’nin ilk haftalarına kadar uzanabilecek bir soruşturma süreci resmen başlamış oldu.
Tasarı, azil süreci kapsamında kamuoyuna açık Kongre oturumları düzenlenmesi ve kapalı kapılar ardındaki toplantıların dökümlerinin yayınlanması çağrısını içeriyor. Tasarı ayrıca, süreç ilerlerken Cumhuriyetçi milletvekilleri ve Trump’ın sahip olacağı hakları listeliyor.
Temsilciler Meclisi’nin soruşturma sürecini tamamlayıp azil tasarısını genel kurula getirmesi halinde yine salt çoğunluk aranacak. Eğer yeterli sayıya ulaşılır ve tasarı meclisten geçerse, süreç Trump’ın azledilip-azledilmemesi konusunda “mahkeme” vazifesi görecek Senato’ya taşınacak. Ancak 100 üyeli Senato’da Cumhuriyetçiler çoğunlukta ve azil için salt çoğunluk yetmiyor, üçte ikilik çoğunluk gerekiyor.
Azil soruşturması, Başkan Trump’ın 25 Temmuz Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski’ye görüşmesinde Ukrayna liderinden 2020 seçimlerinde olası Demokrat rakibi Joe Biden ve Ukrayna enerji şirketi Burisma’da bir dönem direktör olarak görev yapmış oğlunun iş faaliyetlerini araştırmasını istemesi konusuna odaklanıyor. Trump, yanlış bir hareketinin olmadığında ısrarcı ve hakkında yürütülen azil soruşturmasını “düzmece” olarak niteliyor.