Yaralı esire istihbaratçı işkencesi

21 Kasım 2021 Pazar - 20:18

YJA Star gerillası Gulgeş Tatlı

YJA Star gerillası Gulgeş Tatlı

  • Türk ordusuna esir düşen YJA Star gerillası, yaralı olarak konulduğu cezaevinde tedavi edilmiyor ve istihbaratçılar tarafından sorgulanarak itirafçılığa zorlanıyor.

 

ERDAL BAZ/HAKKARİ

YJA-STAR gerillası Gulgeş Tatlı’nın dört ay içerisinde üç kez sürgün edildiğini söyleyen annesi Fatma Tatlı, kızının tedavi edilmesini istedi.

Türk ordusunun, 26 Temmuz’da Colemêrg’in (Hakkari) Marunis köyüne SİHA’lar eşliğinde düzenlediği saldırıda yaralanan ve esir düşen YJA Star gerillası Gulgeş Tatlı, 10 gün gözaltında ağır işkencelerden geçirilerek teslimiyet dayatıldı. Tatlı, tutuklanarak Hakkari Cezaevi’ne gönderildi. Cezaevinde kaldığı süreç içerisinde de tedavi edilmeyen Tatlı, sol kolunu ve patlama anında şarapnel isabet eden gözünü yitirme tehlikesiyle karşı karşıya. Yaralı haliyle üç cezaevi değiştirilen Tatlı, cezaevine gelen istihbaratçılar tarafından itirafçılığa zorlanıyor. Tatlı, çıplak arama, ayakta sayıma zorlanmanın erkek gardiyanların tacizine de maruz kalıyor. Tatlı’nın annesi Fatma Tatlı, kızının yaşadıklarını gazetemize anlattı:  

Tedavi edilmiyor  

“Esir de olsa yaralıydı ve tedavi edilmeliydi ama kızım tedavi yerine jandarma tarafından işkence gördü, itirafçılığa zorlandı. Kabul etmeyince o yaralı haliyle cezaevine konuldu. Kızımı böyle cezalandırdılar. Avukatlarının ve kendisinin yaptığı onca başvuruya rağmen tedavisi yapılmadı.  

Tekli hücrede 

Yakalandığından kolunda, gözünde ve kalçasında yaraları vardı. Cezaevinde tedavi edilmediği gibi yaralı haliyle de tek başına bir hücreye konuldu. Tedavisini ve bütün ihtiyaçlarını o haliyle kendisi yapıyordu. Esir insanın da hakları vardır ama kızım bu hakların hiçbirinden yararlanamadı. Bize yansıtmıyordu ama zorlandığı çok belliydi.

Hakkari Cezaevi’nden Van Cezaevi’ne kalçasından yaralı olduğu halde saatlerce ring aracında elleri kelepçeli yarasının üzerinde oturtularak gönderildi. Van Cezaevi’nde daha ayı dolmadan bu sefer de Batman M Tipi Kapalı Cezaevi’ne sürgün edildi. dört ay içerisinde yaralı bir insanı oradan oraya götürmek vicdansızlıktır.”

Fatma Tatlı

Çıplak arama ve taciz

Kızının Batman Cezaevi’nde çıplak aramaya zorlandığını vurgulayan anne Tatlı, kızım çıplak aramayı kabul etmediğini ve tek başına tutulduğunu söyledi. Kızının telefon görüşmesinde kendilerine “Odada tek başıma olmama rağmen erkek gardiyanlar her gün odaya gelip ayakta sayıma zorluyor. Özel eşyalarıma dokunuyorlar. Kitaplarımı alıyorlar. Saatime kadar bütün eşyalarıma el koydular” dediğini belirten anne Tatlı, “Kızım şu an sol kolunu hiç kullanamıyor. Gözünde görme bozukluğu var. Kalçasında yaraları devam ediyor. Böyle bir insanı tek başına tutarak cezalandırıyorlar. Kızım sürekli tehdit ediliyor. Kızım bunlara karşı direniyor” diye konuştu.

İstihbaratçılar rahat bırakmıyor  

Kızının kendilerine Hakkari’den istihbaratçıların cezaevine gelip kendisinden bilgi almaya çalıştıklarını anlattığını söyleyen anne Tatlı, şöyle devam etti: “Kızım bize, içeride tanımadığı ama kendilerini Hakkari’den gelen istihbaratçılar olarak tanıtan kişiler tarafından ajanlığa zorlandığını ve tehdit edildiğini anlattı. Bu kişiler kızımı içerde sürekli ziyaret ediyor. Bundan cezaevi yönetimin haberi olamaması mümkün değil. Yasak olmasına rağmen istihbaratçılar gidip kızımı sorgulamaya ondan bilgi almaya çalışıyorlar.”

Can güvenliği yok

Son olarak kızının bir aydan fazladır kaldığı Batman Cezaevi’nde de istihbaratçılar ve gardiyanlar tarafından tehdit edildiğini vurgulayan anne Tatlı, kızının orada can güvenliğinin olmadığını ve bundan endişe duyduğunu söyledi. Tatlı, “Kızım Batman’a geldiğinden beri onca kez kuruma gitmemize rağmen hiçbir avukat onu ziyarete gitmedi. Bu durum kızım üzerindeki baskıları daha da çok artırıyor” dedi.

 

Görme yetisini kaybediyor

Muhlise Karagüzel

İki gözünden ameliyat olması gereken hasta tutsak Muhlise Karagüzel, görme yetisini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya.

HDP Muş İl Eşbaşkanlığı görevini yürüttüğü sırada tutuklanan Muhlise Karagüzel, ağır hastalıklarına rağmen iki yıldır cezaevinde tutuluyor. Kayseri Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan Karagüzel’e 8 yıl 1 ay hapis cezası verildi. Zilan Karagüzel, annesinin tutuklandıktan sonra birçok hastalığının ilerlediğini söyledi. Karagüzel, “Şu an yaşadığı en büyük sorun, gözüyle ilgili. Son 5 ay içerisinde gözünden 5 defa anjiyo oldu. Sağlığa erişim kısıtlı olmasından dolayı hepsi başarısız geçti. Annemin doktoruyla görüştüğümüzde ameliyat olması gerektiğini ancak ameliyatın çok riskli olduğunu söylemişti. Enfeksiyon kapma durumunda iki gözünü de kaybetme tehlikesi var. Cezaevi ise hijyen açısından hiç uygun değil. En son olduğu anjiyodan sonra sol gözünde kapanma vardı, kullandığı ilaçlarla ancak bulanık görebiliyor” dedi.

 Üst üste kalp krizleri  

Annesinin iki kez üst üste kalp krizi geçirdiğini ifade eden Karagüzel, “Cezaevi revirinde bir kez kalp krizi geçiren annem ardından Kayseri Devlet Hastanesi’ne kaldırılıyor orada bir kez daha kalp krizi geçiriyor. Doktoruyla kendim görüştüm bir sonraki krizin çok riskli olduğunu söyledi. Annemin ayrıca şeker hastalığı olduğu için kalp krizlerinden normal bir hastaya yapıldığı gibi müdahale edemediklerini söyledi. Cezaevine girmeden birçok raporu olan annem siyasi tutuklu olduğu için Adli Tıp Kurumu, ‘cezaevinde kalamaz’ raporu vermiyor. Kalp krizi geçirdi ancak raporlarına 27 gün sonra ulaşabildik. Cezaevi yönetimi annem kalp krizi geçirdikten 8 gün sonra bize haber verdi” şeklinde konuştu.

Annesinin ve tüm hasta tutukluların sağlığa erişim hakkının olduğuna değinen Karagüzel, “Annem de dışarıda tedavi olmak istiyor. Çok kaygılıyız bir an önce tahliye edilmeli” dedi.

 

İşkence sonrası şizofreni

Tutuklandığı süreçte işkence gören ve sonrasında şizofreni tanısı konan Erdal Özel, birçok hastalığına rağmen tahliye edilmiyor.

İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) hasta tutsaklar listesinde yer alan Tekirdağ 2 Nolu Kapalı Cezaevi’nde tutulan Erdal Özel, sağlık durumu gittikçe kötüleşmesine rağmen tahliye edilmiyor. 2006’dan bu yana tutuklu bulunan Özel, cezaevine girdikten sonra akıl sağlığını yitirdi. Özel’e ağır şizofreni tanısı kondu ve 2010-2011 yıllarında Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi gördü. Özel, ayrıca kalp, yüksek tansiyon, diyabet ve böbrek hastası. Tüm bunlara rağmen Özel tahliye edilmiyor.

Ablası Kumru Akgül, kardeşinin tutuklandıktan sonra çok sayıda cezaevine sevk edildiğini ve bir kez kalp krizi geçirdiğini söyledi. Akgül, kardeşinin akıl sağlığını cezaevinde kaybettiğini kaydetti. Bunun sorumlusunun devlet olduğunu belirten Akgül, “Erdal’ı gözaltına aldıkları zaman işkence yaparak aldılar. Kafasını evin tahta çekyatlarına vurarak yaraladılar. Ona çok işkence yapmışlar. Erdal bu işkenceler nedeniyle aklını kaybetti. Onunla konuştuğumda ‘üzerimde çok baskı var’ dedi” dedi. 

Kardeşinin tutuklandıktan sonra 15 gün domuz bağıyla işkence gördüğünü kendisiyle paylaştığını aktaran Akgül, ”Onu daha sonra bir hafta süngerli odaya götürmüşler. Çok ağır işkenceler yapmışlar. Ondan sonra tek bir hücreye koyup tecrit altına almışlar” diye kaydetti. Kardeşinin sevkler sırasında da darp edildiğini dile getiren Akgül, kardeşinin tedavi sürecinde de kimi ihlallerle karşı karşıya kaldıklarını söyledi.

Akgül, annesinin kardeşini göremeden yaşamını yitirdiğine işaret ederek, ”Ben de pandemi sürecinde hiç göremedim. Onları, açık görüş yaparak görmek istiyoruz. Yeter artık bu baskı. Onun gibi binlercesi var. Barış olmasını istiyorum. Annem onu görmeden öldü. Diğer annelerin durumu böyle olmasın” diye seslendi.

 

Dilekçeler işleme konulmuyor

Urfa 2 No’lu T Tipi Cezaevi’nde 7 Ekim’de başlayan koğuş baskınları sürerken, darp edilen tutsakların yazdığı dilekçelerin işleme konulmadığı öğrenildi. 

Urfa 2 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde, 7 Ekim’de koğuşlara robokop giyimli 80 gardiyan tarafından baskın yapılıp tutsakların darp edilmesiyle başlayan hak ihlalleri artıyor. Koğuş baskınlarıyla 20 tutsak hakkında “kurumda korku, kaygı veya panik yaratabilecek söz veya davranışta bulunmak” iddiasıyla disiplin soruşturması açılırken, üç aya kadar görüş yasağı talep edildi. Darp edilen tutsaklardan Mehmet Binici’nin ağabeyi Mukadder Binici,“darp raporu” almak için hastaneye sevk edilme taleplerinin kabul edilmediğini kaydetti. 

Mevcut yaşananlardan dolayı tutsakların sürekli cezaevi savcılığına dilekçe yazdığını ifade eden Binici, o günden bu yana odalarda her gün arama yapıldığını, bazı günlerde bu uygulamanın üçe çıktığını belirtti. Tutsakların hakaretlere karşı yazdığı dilekçelerin 7 Ekim’den bu yana işleme konulup cevap verilmediğini kaydeden Binici, şunları söyledi: “Kardeşim son görüşmede (Perşembe) gardiyanların kendilerine ‘Sizi yok edeceğiz, sizler artık bir arada kalamazsınız, hepiniz teröristsiniz’ dediğini aktardı. ‘Düşmanca davranıyorlar’ dedi.”  

Urfa Cumhuriyet Savcılığı ve Adalet Bakanlığı’na seslenen Binici, şunları söyledi: “35 gündür Urfa’daki cezaevinde bu zulüm devam ediyor. Tutsakların  dilekçeleri alınmıyor.”

 

Silivri’de baskın ve darp

Silivri 2 Nolu L Tipi Cezaevi’nde koğuş basan gardiyanlar, tutsakları darp etti. İstanbul’da 2016’da ”örgüte yardım” ettiği iddiasıyla tutuklanan ve Silivri 2 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Mikail Töre, ailesiyle yaptığı haftalık telefon görüşmesinde, yaşadıkları hak ihlallerini anlattı. Töre, haftalardır gardiyanların gece yarısı koğuşları bastığını, darp, şiddet ve gece sayımına maruz kaldıklarını aktardı. 

Töre, hak ihlallerinin gece yarısı baskınlar ve hücre cezalarıyla sürdürüldüğünü belirterek, şunları aktardı: ”Cezaevi yönetimi son üç haftadır siyasi mahkumlara her türlü şiddet ve baskı uyguluyor ve darp ediliyoruz. Açık havaya çıkartmıyor, spor yaptırmıyor ve durduk yere genel hücre cezası veriyorlar. 20 gardiyan gece yarısı odaya dalıyor, odayı dağıtarak yatakları, kapıları tekmeliyor. Bağırıp, çağırarak sayım yapıyorlar, okuduğumuz kitaplar yasaklanmış, odada su, içecek, bardak dahi bırakmamışlar. Var olan kapalı görüşler yasaklanmış durumda. Kantinden yiyecek istediğimizde yiyecekleri açarak önümüze fırlatıyorlar.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.