HAMDULLAH KESEN / MA/ADANA

Nusaybin’de sokağa çıkma yasağı sırasında yaralı bir şekilde gözaltına alınıp Osmaniye Cezaevi’ne konulan tutsaklar, tedavileri yapılmadığı için sakat kaldı ve ölüme terk edildi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Çukurova Bölge Temsilcisi Avukat Yasemin Dora Şeker ve beraberindeki heyet, 28 Eylül’de Osmaniye 1 ve 2 Nolu T Tipi kapalı cezaevlerini ziyaret ederek çok sayıda tutukluyla görüşüp hak ihlallerini raporlaştırdı. Şeker, tutukluların maruz kaldığı işkence ve kötü muameleyi anlattı:

l Nusaybin’de sokağa çıkma yasakları sırasında yaralı olarak tutuklanan Mehmet Faruk Ergin, Abdülkadir Baybars, Siraç Yüksel, Akar İkbal, isimli mahpusların yaralı oluşları sebebiyle sağlık durumlarının giderek kötüleşiyor. Yaralı ve tedavileri 2 yıldır yapılmadığı için sakat kalan mahpusların yaraları tazeliğini koruyor. Bu, mahpusların yaşamlarını çok zorlaştırdığı, tedavilerinin geciktirildiği, tedavinin tam ve zamanında yapılmamasından dolayı bazılarının yaralarının derinleştiği, kolunu kaybetmek, gözünü kaybetmek, iç organ, karaciğer kaybı ve benzeri kalıcı sakatlanmaların yaşandığı, sağlık yardımı alamadıkları, yapılması gereken tedavi ve ameliyatlarının aksatıldığı veya yetersiz sağlık yardımı aldıkları için bedenlerinin bazı uzuvlarını kaybettikleri ve bazılarının ise kalıcı sakatlık ve ölüm tehlikesi altında oldukları anlaşıldı. Cezaevi idaresince gereken hassasiyet gösterilmediği gibi diğer mahpusların duyacağı şekilde darp ve kötü muameleye maruz kaldıkları, işkence ve kötü muamele yasağının ihlal edildiği, giderek yaşam hakkının ihlalinin de şartlarının oluştuğu bu nedenle de suçlular hakkında ceza hukuku açısından derhal soruşturma başlatılması gerektiğini söylüyoruz.

  • Abdülkadir Baybars, bakıma muhtaç yaralı mahpustur. Ağır tecrit koşullarında hücrede tutuluyor, tedavi edilmediği ve çok zor durumda olduğu tespit edildi.
  • Akar İkbal, yaralı oluşu sebebiyle sağlık durumunun giderek kötüleşiyor, göğsündeki şarapnel sebebiyle çok ağrı çektiği, sol kolunun ameliyat edilmemesi nedeniyle küçülüp sakatlandığı anlaşıldı.
  • Sabri Kaya, yaşlı ve birçok hastalıkla birlikte yüzde 70 oranında kalp yetmezliğinden engelli. Kalp piliyle yaşadığı ancak buna dair gerekli/yeterli bakım ve tedavi görmediği tespit edildi.
  • Adem Amaç, yaralı olup tedavi edilmedi.
  • Siraç Yüksel, yaralı vaziyette tedavi edilmeden hücrede tutuldu.
  • Mehmet Faruk Ergin, tedavi edilmediği için sakatlanmak üzere; hala yaraları kapanmadı ve irin akıyor.
  • Cihan Cağfun, Efrîn’den getirildiğinden beri tedavi edilmiyor.
  • Leyla Elma, kalp kapakçığında çökme olması sebebiyle sürekli olarak doktor kontrollüde olması gerekirken cezaevi tarafından sürekli ertelenip tedavi görmesi engellendi.
  • Celil, Fahrettin ve Yüksel isimli yaşlı ve hasta mahpuslar da tedavileri geciktirildiği için zor durumda.
  • özellikle Nusaybin’den getirilen mahpusların hastaneye götürüldüğünde çoğu kez mahkum koğuşunda akşama kadar bekletildikten sonra doktor muayenesi dahi yapılmadan kelepçeleri açılmadan cezaevine götürüldükleri, koğuşlardan izole edilerek onlara yoğun fiziki ve psikolojik baskı uygulandığı, birbirlerine bakamayacak kadar yaraları olan mahpusların hücrede tutularak diğer mahpuslardan yardım almalarının engellendiği, bu haliyle sağlık hakkı, asgari insanca yaşanabilir koşullarda barınma hakkı ve işkence yasağının ihlal edildiği tespit edildi.
  • Yaralı ve hasta mahpusların kelepçeli şekilde muayene edilmek istendikleri, tedavi yapan doktor veya hemşirelerce hakarete maruz kaldıkları, kelepçeli muayeneye ve kötü muameleye tepki verdikleri anda ise muayene edilmeden geri cezaevine getirildikleri, bunun da tedaviyi geciktirdiği ve kalıcı sakatlıklara yol açacak kadar ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı aktarıldı.