Askere yargı zırhı getiren kanun teklifiyle ilgili Savunma Komisyonu’nda önceki gün gayri resmi bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda, bir askeri yetkili Meclis’in AKP, MHP ve CHP’li üyelerine kanun teklifiyle ilgili direktif verdi. 

Meclis’te önceki gün olağanüstü bir toplantı gerçekleştirildi. Savunma Komisyonu’na üye CHP, AKP ve MHP’li milletvekillerinin makamları aranarak saat 11.30’da komisyon salonunda bir toplantı gerçekleştirileceği bildirildi. Bu kapsamda da 3 partinin komisyon üyeleri belirtilen saatte toplantıya katılmak için salona geçti. Ancak komisyonda 3 üyesi bulunan HDP’ye herhangi bir bildirim yapılmadığı gibi komisyona üye milletvekilleri de bilgilendirilmedi. Toplantı sadece 3 parti ile gerçekleşti.


Yarbay direktifi verdi

Toplantıyı olağanüstü kılan durum ise Yarbay rütbeli bir askeri yetkilinin de katılması oldu. Resmiyete dökülmeyen ve hiçbir şekilde tutanak altına alınmayan toplantıda, dün komisyonda görüşülmeye başlanan “askere dokunulmazlık zırhı” getirecek olan kanun teklifi ele alındı. Saat 11.30’da başlayan toplantı yaklaşık 3 saat sürdü. Yarbay, teklifin gerekliliğini anlatarak, uzlaşmayla kabul edilmesi talimatı verdi.


3 yıldır üzerinde çalışılıyor

Sunumda söz konusu tasarının 17 maddesine ilişkin tek tek bilgilendirmede bulunan askeri yetkili, bunun “devlet kararı” olduğunu dile getirdi. Komisyon üyesi bir CHP milletvekilinin “Böyle bir tasarı neden şimdi geliyor?” diye sorması üzerine de Yarbay yasa tasarısı için çalışmaların 2-3 yıldır sürdüğünü kaydetti.


Hazırlık çözüm sürecinden

Bunun üzerine de CHP’li üye “demek ki çözüm sürecinde siz bu yasa hazırlığını yapıyordunuz” deyince AKP’li vekiller ile CHP’li vekiller arasında gerginlik yaşandı. Toplantı sonrası MHP’li bir vekil komisyon başkanına “İyi ki bu toplantıyı yaptık, yarın HDP’liler gerginlik çıkaracak. Yek fikir olmalıyız” ifadesini kullandı.


Vekiller de doğruladı

Söz konusu toplantı bu tartışmalarla devam ederken, toplantıda dün görüşülmeye başlanacak kanun teklifi için 3 partinin ortaklaşması gerektiğine dair tartışmalar da yürütüldü.
Toplantıda yaşanan tüm bu tartışmalar ve konuşulan konular, komisyon üyesi kimi vekiller tarafından da doğrulandı. 

Resmiyete dökülmeyen ve hiçbir tutanağa geçmeyen toplantıyı Savunma Komisyonu’nun Başkanı AKP Milletvekili Yusuf Beyazıt’ta doğruladı ancak toplantının farklı amaçla gerçekleştiğini ileri sürdü.


Meclis tarihinde ilk 

Askeri yeni yetkilerle donatan 17 maddelik kanun teklifinin resmi görüşmeleri dün Savunma Komisyonu’nda başladı. Toplantıya HDP adına İstanbul milletvekilleri Erdal Ataş ve Filiz Kerestecioğlu katıldı. Önceki gün gerçekleştirilen gayri resmi toplantıya tepki gösteren HDP’li vekiller, Meclis tarihinde böyle bir durumun şimdiye dek yaşanmadığına dikkat çekerek, “Bu toplantı neden gerçekleşti ve bizler neden davet edilmedik” diye sordu. Komisyon Başkanı Beyazıt ise toplantının bir tebrik ziyareti olduğunu savunurken, ziyarete dışarıdan bir askeri yetkilinin neden katıldığına ise açıklık getirmedi. 


Üç parti yine uzlaştı

Sabah saatlerinde başlayan görüşmeler, askeri bir yetkilinin katılarak, verdiği direktifle 3 partinin ortaklaşmasını istediği kayıt dışı toplantıya denk bir şekilde geçti. Kanun teklifine dair konuşan Savunma Bakanı Fikri Işık, 17 maddeden oluşan tasarının “terörle mücadelede” yerel planlamanın yetersiz kaldığı ve Genelkurmay Başkanlığı’nın merkezi planlamasına ihtiyaç duyulduğu hallerde, TSK’nin görevlendirilmesinin hukuki alt yapısını oluşturmak amacıyla hazırlandığını savundu. Görüşmede, komisyon üyesi CHP’li Dursun Çiçek, “CHP olarak bu düzenlemenin arkasındayız, destek olacağız” derken MHP’li Erkan Haberal, Türkiye’nin bekası ve bütünlüğü için teklife destek olacaklarını ifade etti. 


Komisyondan Genel Kurul’a 

Üç partinin askeri vesayet konusunda uzlaştığını belirten HDP’li vekiller toplantıyı terk ederken, teklif 3 partinin ittifakıyla kabul edildi. Komisyonda kabul edilen teklifin en erken 48 saat içerisinde Genel Kurul’a getirilerek görüşülecek. Dokunulmazlıkların kaldırılmasında olduğu gibi askere yargı konusunda da 3 partinin işbirliğiyle 17 maddelik teklifin Meclis’ten geçmesi bekleniyor. 



HAYRİ DEMİR/DİHA/ANKARA







PSVK kılavuzluk ediyor


Erdoğan’ın ‘kahraman’ ilan ettiği polise tanınan sınırsız haklar 2007’den bu yana 329 kişinin ölümüne yol açarken, askere getirilecek “dokunulmazlık” zırhı da yeni infaz ve katliamlara davetiye çıkarıyor. 

İktidarın 2007 ve 2015 yılında da Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun da (PSVK) yaptığı “güvenlikçi” değişiklikler önümüzdeki sürecin ipuçlarını veriyor. 14 Haziran 2007’de yürürlüğe giren PSVK Kanununu ile polise, kişileri, araçları durdurma, kimlik sorma ve bu sırada soru sorma (sorgulama), kişilerin üstlerini, araçlarını, özel eşyalarını ve belgelerini arama, her türlü cop, kelepçe, basınçlı su, göz yaşartıcı gaz veya toz, fiziksel engel gibi araçlarla zor yöntemine başvurma, silah kullanma ve meşru savunma hakkı kapsamında duraksamadan ateş etme, adli görevleri sırasında teşhis yaptırma gibi konularda yetkiler tanındı. 


İkinci değişiklik 2015’te

PSVK’da ikinci büyük değişiklik ise 2015 yılında yapıldı. Büyük tartışmalara ve gerilime neden olan ve “İç güvenlik paketi” adı verilen kanun ile polise anayasal sınırları aşan yetkiler verildi. 
Yeni düzenleme ile arama ve yakalama konusunda kişilere Anayasa ve CMK ile sağlanan güvenceler kaldırıldı. Arama sürecinden savcı tamamen çıkarılarak, kolluk amirinin yazılı emrine dahi gerek kalmadan, polisin gözüne kestirdiği kişi ve araçları durdurma, kişinin üstünü, özel eşyalarını, aracının kapalı kısımları dahil her yerini arama olanağı getirildi. 


Öldürme yetkisi verildi

Sapan, demir bilye, molotof kokteyli, havai fişek gibi yanıcı maddeler dahi silah kapsamına konularak bunlara karşı polise silah kullanma yetkisi getirildi. Bu tasarıyla “önleyici gözaltı” kavramı getirilerek savcının görevi tamamen kolluğa devredilerek, böylece denetim olanağı ortadan kaldırıldı. 
Toplumsal gösterilerin de sayıldığı bir takım eylemlere polisin kişileri keyfi biçimde gözaltına almasının önü açıldı. 


Polis adres sormadı 

PSVK’de 2007 de yapılan değişikliğin ardından 329 kişi polis kurşunuyla katledildi. Kanunun yürürlüğe girdiği 2007 yılında, 34, 2008 yılında 31, 2009 yılında 20, 2010 yılında 11, 2011 yılında 14, 2012 yılında 21, 2013 yılında 24, 2014 yılında 29, 2015 yılında 116, 2016 yılının ilk 5 ayında ise 29 sivil devlet güçleri tarafından katledildi. Cinayetlerin tamamında etkin soruşturma yürütülmediği insan hakları kurumları tarafından raporlaştırıldı.