Cezaevinden seçilen BDP'li Kemal Aktaş'ın hapis cezası onaylandığı için vekilliğinin düşeceği iddia ediliyor. BDP'liler tersini savunuyor ancak son kararı AKP'nin çoğunluğu oluşturduğu Meclis verecek.
Van Milletvekili Kemal Aktaş, 2006'da Silopi Newroz'unda yaptığı bir konuşmadan dolayı Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Cezaevinde milletvekili seçilen Kemal Aktaş’la ilgili karar kısa bir süre önce Yargıtay tarafından onaylandı. Türk basınına göre onay kararı Amed'deki yerel mahkeme tarafından Meclis'e gönderildi.
Anayasanın 14. maddesi nedeniyle, vekil seçilmesine rağmen hakkındaki yargılama sürdürülen Aktaş’ın, hapis cezasının kesinleşmesi nedeniyle, anayasanın 76. maddesi uyarınca vekilliğinin düşürülmesi gerektiği iddia edildi. Anayasa’nın 76. maddesinde şu ifadeler yer alıyor: “...Taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar (...) terör eylemlerine katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından biriyle hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar bile milletvekili seçilemezler.”
Milletvekilliğinin nasıl düşürüleceği konusu Anayasa’nın 84’üncü maddesinde yazılı. Milletvekilliğinin düşmesi için Meclis Genel kurulunda Yargıtay kararının okunması gerekiyor. Madde şöyle: “Milletvekilliğinin kesin hüküm giyme veya kısıtlanma halinde düşmesi, bu husustaki kesin mahkeme kararının Genel Kurul’a bildirilmesiyle gerçekleşir.”

Diğer vekiller için emsal olacak

Bu yöntem uygulanırsa, anayasanın 14. maddesi nedeniyle neredeyse bütün vekilleri hakkındaki davaları dokunulmazlık dışında bırakılarak devam ettirilen BDP’liler, cezaları onandıkça vekilliğini kaybedecek. Tüm bu süreç, DEP'lilerin milletvekillerinin Meclis kararıyla düşürülmesinde yaşanan sürecin, bu kez “yargı kararlarıyla” yaşanması olasılığını gündeme getirdi.  Aktaş’ın cezası, hazırlanan yeni yargı paketi yasalaşırsa ortadan kaldırılabilecek, ancak bu durumda bile BDP’nin diğer vekillere ilişkin kaygısı sürüyor. Meclis Başkanlığı ilk kez karşılaştığı bu durum nedeniyle “teknik inceleme” başlattı. Aktaş’ın vekilliğinin düşüp düşmeyeceğine ilişkin karar, Meclis Kanunlar ve Kararlar Dairesi’nin hazırlayacağı rapora göre şekillendirilecek. Aktaş’ın vekilliği düşürülür ve bu uygulama diğer BDP’liler için de işletilirse partinin Meclis’te temsili tehlikeye girecek. Yargıtay’da Ahmet Türk, Aysel Tuğluk, Leyla Zana, Selahattin Demirtaş’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda vekilin dosyası bulunuyor. BDP'li vekiller hakkında şimdiye kadar 674 fezleke hazırlandı. Vekiller hakkında 3 bin yıla yakın hapis cezası isteniyor. 

HABER MERKEZİ




BDP: Vekilliği düşmez!

BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, Van Milletvekili Kemal Aktaş’ın vekilliğinin düşmesinin söz konusu olmadığını söyledi.
Meclis’te dün basın toplantısı düzenleyen Kaplan, BDP Van Milletvekili Kemal Aktaş'ın milletvekili adaylığı döneminde kesinleşen bir mahkeme kararı olmadığını belirterek, Aktaş milletvekili seçildikten sonra düşünce açıklaması nedeniyle hakkında dava açıldığını ve cezasının onandığını söyledi. Anayasanın 83 maddesinde karara yönelik "dönem sonuna bırakılır" hükmünün bulunduğunu belirten Kaplan, yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin sürecin İçtüzük'te belirtildiğini kaydetti. Kaplan, "Daha o aşamaya gelinmedi, Meclis'te de karar okunmadı, öyle bir noktaya da gelmediği için üyelik düşürme durumu söz konusu değildir" dedi.
Kaplan’a yasalar farklı yorumlanarak milletvekilliğinin düşürülmesi durumunda nasıl bir tavır alacakları soruldu. "Hiçbir siyasi iktidar rakiplerine karşı bu tür bir yaklaşımla mücadeleyi ajandasına alma sorumsuzluğuna sahip değildir" diyen Kaplan, şöyle devam etti: "Siyasetçiler sandıkta yarışırlar. Demokratik toplumda düşünce özgürlüğü söz konusu olduğunda dikkatli olmak zorundalar. Biz 8 milletvekilinin tutuklu bulunmasının sürdürülemez, katlanılamaz, tahammül edilemez duruma dönüştüğünü düşünüyoruz. Yeni anayasada düşünce özgürlüğünün sınırlarının genişletilmesi gerekiyor. ‘Kanun lastiktir, istediğim sınıra çekerim’ diye bir şey yok arkadaşlar. Parlamentomuzun böyle bir görüntüyle karşılaşacağını düşünmüyoruz."