• Enrico Del Gamba: “İtalya’ya döndüğümde, dernek tarafından yürütülen insani yardım kampanyaları için video oluştururken kullandığım çok fazla materyalim olduğunu fark ettim; fakat yıllar geçtikçe, benim gibi bilmeyenlere Kürt halkının gerçekliğini göstermek amacıyla yaşadığım deneyimi anlatmaya ihtiyacım olduğunu hissettim.”

REWŞAN DENİZ

İtalya’nın Livorno kentinde 1988 yılında doğan Enrico Del Gamba, Orange Tape adlı bir video ve sosyal iletişim ajansının film yapımcısı ve yönetmeni. ”Yaşadığım ve derinden bağlı kaldığım kent” dediği Livorno’dan Kobanê’ye uzanan bir yolculuğun ürünü olan ”Sulla strada per Kobane” (Kobanê Yolunda) belgeselini 9 Ocak’ta tamamladı. Başta Livorno olmak üzere İtalya’nın birçok kentinde gösterilen belgeselin sonraki etkinlikleri salgın nedeniyle iptal edilmek zorunda kaldı. “Kürt halkının gerçekliğini göstermek amacıyla yaşadığım deneyimi anlatmaya ihtiyacım olduğunu hissettim” diyen Enrico Del Gamba ile belgeli üzerine konuştuk. Salgından dolayı çok sayıda can kaybının olduğu İtalya’da yakalandığı koronavirüsü atlatan genç yönetmen belgeseli önümüzdeki günlerde online yayınlamayı ve gelirini de Rojava’ya göndermeyi planlıyor.

Kürtler hakkında belgesel yapmaya nasıl karar verdiniz?
Belgesel, 2015-2019 yılları arasında Suriye’de gerçekleştirilen çeşitli insani keşifler ve video röportajlar sırasında yaşanan deneyimlerin kişisel bir hikayesi. Bu dönemde Kürt-Suriyeli bir kız olan Sabah ve ailesiyle 2015 yılında tanıştım. Onlarlar hikayesini anlatmak istediğim derin bir bağ kurdum. Ancak, belgesel yapma fikri ancak İtalya’ya döndükten sonra ortaya çıktı.
2015’in ilk insani misyonu sırasında görevim, Kızılay Kürdistan İtalya Onlus’un eylemlerini filme çekmek ve bağışların nasıl kullanıldığını göstermekti. Sonra ne olduğunu hayal edemedim, yaşadığım deneyim beni değiştirmişti.
İtalya’ya döndüğümde, dernek tarafından yürütülen insani yardım kampanyaları için video oluştururken kullandığım çok fazla materyalim olduğunu fark ettim; fakat yıllar geçtikçe, benim gibi bilmeyenlere Kürt halkının gerçekliğini göstermek amacıyla yaşadığım deneyimi anlatmaya ihtiyacım olduğunu hissettim.

Kürtlerin mücadelesi ile nasıl tanıştınız?
Kürdistan Kızılay İtalya Onlus (Heyva Sor) başkanı Alican Yıldız, yaşadığım şehirde evime yakın bir kebapçı açmıştı, oraya kebap yemeye gidiyordum ve Alican’ın yaşamaya dair her zaman önemli düşüncelere sahip olduğunu hissettim, tanıdığım insanlardan kesinlikle farklıydı. İtalya’ya gelmeden çok ağır süreçler yaşamıştı.
Tarihinden çok etkilendim ve dahası bana Türkiye, Irak, İran ve Suriye arasında dağılmış Kürt halkı olduğunu söylemesiyle birlikte 2015 yılında medya ve gazeteler Kürtlerin DAİŞ’e karşı yürüttükleri direnişten pek bahsetmiyorlardı. Insani bir yardım yolculuğu düzenlendiğini öğrendiğimde kendimi hemen gönüllü olarak önerdim. Gidip kendim birebir ne olup bittiğini görmek istedim ve böyle insani bir görevde bulunmak, yardım etmek istedim. Bunun için bu geziyi bir fırsat olarak görüyordum.

Özellikle belgesel yapmaya iten neler oldu?
Benim taahhüdüm her zaman davanın insani tarafına yöneliktir. Belgeseli yapmamı sağlayan şey buydu. Anladığım kadarıyla Kürt davası, haksız yere vurulan, evlerinin bombalandığı, kendi dillerini konuşmalarının engellendiği bir halkın davasıydı. Bu yüzden yardım etmek, birinin inancını dile getirmek, kültürünü takip etmek istedim. Bu davayı herkes için bir mücadele ve ortak olması gereken bir taahhüt olarak görüyorum.

Sizin için nasıl bir tecrübe oldu bu belgesel, nasıl bir heyecan yaşadınız?
Gezi, özellikle ilk keşif gezisi çok heyecan verici ve yoğundu, alışkın olduğunuzdan çok farklı bir duruma geldiğinizde ilk etki güçlüdür, aylarca herhangi bir şekilde kendinizi faydalı hale getirme gereğini hissedersiniz. Döndükten sonra iki dünya arasında askıda kaldığımı hissettim, gördüklerimi ve yaşadıklarımı günlük yaşamla eşleştirmek zordu.

Bu belgeseli çekerken yaşadığınız zorluklar nelerdi? Karşılaştığınız problemler neler oldu?
Savaş bölgelerinde çekim yapmanın nesnel zorluklarının ötesinde, güvenilir rehberlere sahip olmanın ve mekanın kültürü ve gelenekleri tarafından dikte edilen kurallara uyarak hareket etmeyi öğrenmenin gerekli olduğu gibi, görsel-işitsel bir çalışma oluşturmak kolay değildi. Roberto Luti ve Eleonour Forniau’nun yaptığı film müziği, grafikler, röportajlar, kurgu, ses tasarımı, renk düzeltme ve çeşitli gezilerin organizasyonu, zor oldu ama aynı zamanda gurur vericiydi.
İlk insani görev sırasında şansıma Giacomo Sini eşlik edecekti. Giacomo, Ortadoğu’dan uzman bir foto muhabiri, mükemmel bir öğretmendi ve günlük hayatımızdan çok farklı olan bu harika yerlerde hareket edebilmem için bana yöntemleri öğretti.
Bu benim ilk çalışmam ve yapım alanında hiçbir deneyimim veya bilgim yoktu, belgeselde tamamlamak için fon ararken temas kurduğum tüm yapımcıları ortadan kaldıran iki faktör vardı.
Sonunda sadece irade ve projeye sonuna kadar inananlar sayesinde bitirmeyi başardım, özellikle yakın bir arkadaşım ve beyaz geceler geçirdiğimiz Sardunyalı film yapımcısı Amerigo P. Neri’ye (Ame Pix) teşekkür ediyorum.
Kişisel bir hikaye anlatmak, benim gibi dünyayı bir kameranın arkasından izlemek için kullanılan bir başka zorluktu, ama bunu yaptığım için mutluyum.

Kürdistan’ı gördünüz. Kürdistan yolculuğu, hayatı, tanıştığınız insanlar size neler kattı?
Bir keresinde Kuzey Kürdistan’a gitmiştim, bir kez de Güney Kürdistan’a gittim ama sadece yolcuydum. İki kez de Rojava’da bulundum. Ancak hedefim her zaman tam olarak Kobanê oldu. Belgesel ve yakında tekrar görmeyi umduğum birçok arkadaşı bıraktığım yer.
İlk yolculukta, şehrin kurtuluşundan hemen sonra nüfusu tanıma fırsatım oldu; havada öfori vardı ve yeniden başlamak, yaşama dönmek arzusu vardı.
İkinci yolculuk daha da iyiydi, şehir birkaç yıl içinde inanılmaz bir şekilde yeniden inşa edilmişti. İnsanlar normale döndü ve atmosfer, yürüttükleri siyasi ve sosyal proje için umut ve gururla doluydu, arka planda bile Türk hükümetinin gölgesi belirsiz bir gelecek için endişe ve gerginlik bıraktı. İtalya’ya döndükten birkaç ay sonra gösterildiği gibi.

Livorno halkının belgesel gösterimlerine tepkisi nasıldı?
Çok iyi, ilk gösterim çok kalabalık olduğu için maalesef birçok insan dışarıda kaldı ve dışarıda kalıp belgeseli izlemeyenler için tekrardan bir gösterim izni için harekete geçtik. Eleştiriler olumlu oldu, Livorno vatandaşlarının bu gibi önemli sorunlara duyarlı olduğu anlamına geliyor, insanların birleşip iyi bir amaç için katkılarını yapması güzel.
Özellikle, gelirler Kuzeydoğu Suriye’deki insani acil durum için bağışlandı, Kızılay Kürdistan İtalya Onlus’a bağışlandı.
Daha sonra, belgesel İtalya, Milano, Floransa, Pisa’da gösterildi. Covid-19 acil durumundan dolayı da maalesef birçok etkinlik iptal edildi. Tüm bunlar bittiğinde belirlediğimiz plan çerçevesinde çalışmalarımıza başlayacağımızı ümit ediyoruz.

Gelecekte başka projeleriniz var mı?
Bugünlerde, Filipinler’de LebasidiNiki isimli dayanışma derneğinin başkanı Isabel Sardu ile çok ilginç, yeni bir proje üzerinde çalışıyorum. Proje, vaktinden önce yetişkin olan çocuklar üzerine.

Belgesel geliri Rojava’ya

Bu dönemde her zamanki savaşlarımıza ek olarak koronavirüs adını alan yeni bir savaşta, bu kez kendimizle kavga ediyoruz. Dünyanın her yerinde iyileşme yöntemleri, aşılar, ekonomik ve sosyal destekle zamana karşı bir yarış var. Ne yazık ki Suriye gibi yerlerde halklar yeterli bir sağlık hizmeti olmadan, aynı problemlere karşı savaşmaktalar. Bu her şeyi daha çok zorlaştırır hale getiriyor. Dünyaya “Covid-19 ile savaş” senaryosu içerisinde, bu savaş aynı zamanda bütün dünya halklarını sarmış durumda, bu savaşla mücadele etmek gerekiyor.
Heyva Sora Kürdistan İtalya (MLRK) ile bu acil durum karşısında Rojava’da hastane tesisleri ve yoğun bakım makineleri göndermek için bir bağış kampanyası başlattık ve önemli bir destek gördük. Bu, destek ağlarını etkinleştirmek, umudu büyütecektir.
Ayrıca belgeseli çevrimiçi olarak sunmaya ve elde edilecek gelirin bir kısmını Rojava’ya göndermeye karar verdim. Mayıs 2020’nin sonundan itibaren aşağıdaki MLRK web sitesinde ve Turuncu Bant sayfasından belgesele ulaşılabilir.

https://www.facebook.com/Orangetape2016/?ti=as

https://www.facebook.com/Mezzaluna-Rossa-Kurdistan-Italia-Onlus-870061833025460/?ti=as