- Güney Koreli yönetmen Lee Chang-dong’un 8 yıl sonra çektiği “Mümkün Aşk” Venedik Film Festivali’nde dünya prömiyerini yaptı. Film, Altın Aslan için güçlü adaylar arasında gösteriliyor.
TİJDA YAĞMUR
Güney Kore sinemasının önemli isimlerinden Lee Chang-dong’un yeni filmi Possible Love (Mümkün Aşk) 83. Venedik Film Festivali’nin ana yarışmasında dünya prömiyerini yaptı. 2018 yapımı Burning’den bu yana ilk uzun metrajı olan 164 dakikalık film yaklaşık 6 dakikalık ayakta alkış aldı.
Mümkün Aşk, iki evli çifti merkeze alıyor. Jeon Do-yeon ve Sul Kyung-gu, fabrika grevinin şiddetle bastırılmasının ardından işsiz kalan mavi yakalı bir çifti; Cho Yeo-jeong ve Zo In-sung ise bu işçilerin hikayesini belgesele çekmek isteyen varlıklı bir çifti canlandırıyor. Filmde sınıf farkı, sömürü, dostluk ve gizli arzular iç içe geçiyor. Lee, kitlesel işten çıkarma ve grev baskısından etkilendiğini, emeğin ve sermayenin hayatı şekillendirse de “özgürlüğe doğru hareket etmenin mümkün olduğuna — ki bu da bir tür aşk olabilir” inandığını söyledi.
Lee Chang-dong’un filmine yönelik eleştiriler büyük ölçüde olumlu. The Guardian filmi “sömürü ve dostluğun incelikli incelemesi” diye niteledi.
Mümkün Aşk, Güney Kore’nin Oscar Uluslararası Film adayı seçildi. Ekim’de sınırlı sinema gösteriminin ardından 6 Kasım’da Netflix’te yayınlanacak. Lee, 2002’de Oasis ile Venedik’te En İyi Yönetmen Gümüş Aslan’ı kazanmışt.; 24 yıl sonra ana yarışmaya dönüşü Altın Aslan iddiasıyla konuşuluyor.
Herzog’un tuhaf masalı
Werner Herzog’un “Bucking Fastard” (Lanet piç) filmi 83. Venedik Film Festivali’nin ana yarışmasında dünya prömiyerini yaptı. Cannes’da ana yarışmaya alınmayınca filmi geri çeken 84 yaşındaki yönetmen bu kez Altın Aslan umuduyla Lido’ya geldi.
Film, 1980’lerde İngiltere’de ünlenen Freda ve Greta Chaplin kardeşlerin hikayesinden esinleniyor. Kırsal İrlanda’da geçen anlatıda Jean ve Joan Holbrooke (Kate ve Rooney Mara) neredeyse tek kişi gibi yaşıyor. Aynı anda konuşuyor, aynı giyiniyor, aynı işi birlikte yapmaya çalışıyor. Asıl düğüm, ikisinin de komşuları (Orlando Bloom) aşık olması. Adam başka biriyle evlenince intikam mahkemeye kadar uzanıyor.
Bir süre önce yaşamını yitiren sinemanın unutulmaz yönetmenlerinden David Lynch’e ithaf edilen yapımda Domhnall Gleeson de rol alıyor.
Mara kardeşler
Eleştirmenlerin çoğu ortak noktada birleşiyor: Gerçek hayatta da kardeş olan Kate ve Rooney Mara’nın senkron performansı filmin en güçlü yanı. The Telegraph film için “çılgın, esprili bir zihin oyun alanı” derken, bazı sinema eleştirmenleri ise “absürt modern masal” nitelemesini kullandı. Hollywood Reporter, filmin orijinal ve büyüleyici yanları olduğunu ama derinleşmediğine dikkat çekti.
Film Altın Aslan için yarışıyor fakat favori değil. Ancak Herzog’un “yaşam boyu saygı” alması bekleniyor.
Venedik’te “Bilinmeyen Kadın”
Venedik Film Festivali’nin ana yarışmasında kurmaca dalda yönetmen olarak yer alan tek kadın Danimarkalı-Mısırlı May el-Toukhy oldu. “Bilinmeyen Kadın” filmi 6 Eylül’de dünya prömiyerini yaptı ve Altın Aslan için yarışıyor.
Kadın temsilinin son derece sınırlı olduğuna dikkat çeken El-Toukhy basın toplantısında bu tabloyu “yapısal bir sorun” olarak değerlendirdi. Toukhy, “Hâlâ yapılacak çok iş var. Bu sorun sinema kadar eski, belki daha da eski. Medyanın erkek yönetmenleri deha olarak anlatma biçimi… Hiçbir kadın yönetmene deha denildiğini duymadım” dedi.
Film 1945 yazında, Alman işgalinin sona erdiği Danimarka’da geçiyor. Mathilde Arcel’in canlandırdığı Marie, dadı ve ev işçisiyken yaşlı, dul ve varlıklı işvereni Christian (Carsten Bjørnlund) ile evlenmek üzeredir. Savaş sırasında bir Alman askeriyle ilişkisi olan Marie, “işgalciyle yatmakla” suçlanan kadınların sokaklarda hedef alındığı bir ortamda geçmişinin ortaya çıkmasından korkar.
El-Toukhy, filmin kadınların nesneleştirilmesi ile görünmez ve sessiz bırakılması arasındaki gerilimi işlediğini belirtti.
Yönetmen, ilk filmini çekmenin erkek meslektaşlarına göre çok daha uzun sürdüğünü, finansman ve kadro bulmanın kadınlar için hâlâ daha zor olduğunu söyledi.
Festival direktörü Alberto Barbera ise seçimin sanatsal niteliğe dayandığını, başvuran filmlerde kadın yönetmen oranının da düştüğünü savunmuştu.
El-Toukhy’nin 2019 yapımı “Queen of Hearts” Sundance İzleyici Ödülü ve Nordik Konsey Film Ödülü kazanmıştı. “Bilinmeyen Kadın” Danimarka’da 4 Şubat 2027’de vizyona girecek.