Devlet filmin çekilmesine izin verdiği halde yapım aşaması oldukça zorlu geçmiş. Yönetmen Haifa al Mansour, filmin muhafazakar mahallelerde çekilen bölümlerinde set ekibindeki erkeklerin yanında durmak yasak olduğu için bir minibüse saklanıp oyuncuları telsizle yönetmiş. Bazı mahallelerde ise daha çekim başlarken yuhalanarak kovulmuş. Film, sinema salonları yasak olduğundan Suudi Arabistan'da gösterilmeyecek. Ancak birçok Avrupa ülkesi filmi göstermek için haklarını satın aldı.

Kızlar bisiklete binemez
Tümüyle Suudi Arabistan’da çekilen ilk film olduğu belirtilen "Wadjda", Riyad’da yaşayan 10 yaşındaki bir kız çocuğunun günlük yaşamını, kısıtlamaların ve toplumsal engellerin üstesinden gelme çabalarını anlatıyor. Filmin kahramanı 10 yaşındaki Wadjda, satılık bir yeşil bisiklet görür ve bu bisikleti satın alıp erkek çocuklarla yarışmak ister. Annesi onun bu isteği karşısında dehşete kapılarak, “Kızlar bisiklete binmez. Bisiklete binersen çocuğun olmaz” der. Çocuk ise annesinin karşı çıkmasına karşın bisikleti alabilmek için para bulmak amacıyla bir plan yapar. Okulda dini bir yarışmaya katılıp ödül parasını kazanmak için Kuran’dan ayetler ezberler. Wadjda'nın babası da, eşini çok sevdiğini söylemekle birlikte, kendisine bir erkek çocuk verebilecek bir kuma getirir eve. Okulda ise kızların bahçede gülmeleri bile yasaktır. Hocaları, “Unutmayın, bir kadının sesi onun çıplaklığıdır” diye uyarır kızları.
Yönetmen Mansour, kadınların yasalar karşısında erkeklerden daha aşağı bir statüde oldukları, araba kullanamadıkları, çalışmak, seyahat etmek ve banka hesabı açtırmak için bir erkeğin iznine bağımlı oldukları Suudi Arabistan’daki bu ayrımcılığı betimlemeyi amaçladığını söylüyor. Ülkenin kadınlar için yaşanması zor bir yer olduğunu belirten yönetmen, “Ama bu ülkenin tutucu bir yer olduğunu söylemekle yetinmek ve hiçbir şey yapmamak kolay. İşte bu düşünce tarzını aşmamız, Suudi Arabistan’ın daha esnek ve hoşgörülü bir toplum olması için çaba harcamamız gerekiyor” diyor. Artık gelenekleri daha fazla zorlamaları gerektiğini, ülkenin belirli bir değişimin eşiğinde olduğunu belirten yönetmen, hikayeleri anlatmak gerektiğini dile getiriyor.

KÜLTÜR SERVİSİ