
Hükümetin üzerine düşen, yasal altyapısını hazırlama kısmının kaldığını belirten BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, şunları söyledi: "Çünkü çağrı çok net çok kararlı bir çağrıydı geri dönüşü olmayan bir çağrı aslında. Şimdi Hükümet de üstüne düşeni yaparsa biz de destekleyeceğiz Parlamento'da bir yasal formunu bulmak lazım bunun. Ve geri çekilme aşaması ile ilgili komisyon çalışmalarının nasıl yürütülebileceği meselesinin çözülmesi lazım. Bu gerçekleştikten sonra yüzde 1'lik kısmı da tamamlanır bence. Ve umut ediyorum ki bir daha da bu meseleden kaynaklı olarak savaşı şiddeti yaşamayacağımız bir nihai döneme girmiş oluruz."
Bayrağı bırak mesaja bak
Hükümetin "Neden bayrak yoktu" şeklindeki tepkisi ve MHP'nin Meclis'teki tavrının hatırlatılması üzerine Demirtaş, şöyle devam etti: "Aslında kriz şeklinde ifade etmemek lazım bu bayrak meselesini. Kürt toplumunun Türkiye Cumhuriyeti devletinin bayrağına bir düşmanlığı ve karşıtlığı yoktur. Bu ülkenin yurttaşı vatandaşı olan herkesin bayrağıdır. Çünkü bayrak devletin bayrağıdır. Etkin kimliğin, milletin bayrağı diye bir şey yoktur. Devletler bayrakla temsil edilirler. Herkesin biraz buradan bakması lazım. Fakat bunu dayatanların niyetinin iyi olmadığını düşünüyorum. Çünkü şöyle bir anlayışla yapılıyor. Kürtlere özellikle bayrak dayatması yapmak ırkçı bazı çevreler açısından söylüyorum ki bayrak önünde diz çöktürme anlayışıdır. Bayrağı Türk ırkının hatta onun da ötesinde ırkçı bir Türk partisinin sembolü haline getirme girişimidir. Kürtler de bundan rahatsızdır. Yoksa Türkiye Cumhuriyeti devletinin bayrağından rahatsız değildir. Bütün bunlar normalleşir diye düşünüyorum. Herkes bunu tartışıyor tabiî ki bir kriz olarak da görmemek lazım. Koskoca Newroz'un tarihi barış çağrısının mesajını almak istemeyenlerin konuyu başka yere çekme çabalarıdır."
'Yasal bir mevzuat gerekiyor'
"3 ayda neler değiştiğini" ve "Hükümetin atması gereken yüzde 1'lik kısmın ne olduğunun" sorulması üzerine Demirtaş, şöyle detaylandırdı: "Ben Kürt sorununun yüzde 99'unun çözüldüğünü söylemedim. Sakın böyle bir yanlış anlaşılma olmasın. Silah meselesinde Kürt sorunundan kaynaklı savaş meselesinde sona doğru gidiliyor ben de teyit ettim. Dün Sayın Öcalan çok kararlı bir çağrı yaptı ve işin yüzde 99'luk kısmını kendisi üstlenmiş oldu. Şimdi Hükümet kendi üzerine düşeni yerine getirirse silah kısmı en azından yüzde 100 bir rotaya oturmuş olacak. Yoksa Kürt sorunu yüzde 100 çözülecek demedim. Çeşitli formüller üzerinde tartışmak konuşmak lazım. Tümüyle biz bu işin sorumluluğunu da Hükümet'e atmıyoruz. Aslında Cumhuriyet Halk Partisi'nin de bu meselede işin Parlamento ayağında destek olması lazım. Biz destek olmaya hazırız. Bu sadece AKP'nin tek başına üstesinden gelebileceği bir sorumluluk değil. Hep birlikte formüller bulalım. Şimdi şu anda İmralı Cezaevi'nde hükmen tutuklu bulunan resmi olarak siyasi bir mahkum, dün bir çağrı yaptı. Bu çağrının bir defa yasal bir mevzuata oturtulması lazım. Hangi sıfatla çağrı yaptı ve bu geri çekilecek olanlar Öcalan'ın hangi sıfatına dayanarak geri çekiliyorlar, geri çekilme aşamasında diyelim ki Jandarma, Kara Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri yasayla kendisine verilmiş olan herhangi bir işi yapmaktan vazgeçmiş olacaklar. Bunun yasal dayanağı nedir. Bütün bunların yasal bir mevzuata kavuşturulması gerekir ki şu andaki 'yasadışılık' son bulsun. Çünkü ortada bir 'yasadışılık' var şu anda. Meşrudur ama bu meşruiyetin biraz daha yasal dayanaklarının oluşturulması lazım ki hem Hükümet rahat etsin hem bunu destekleyenler rahat etsin, hem geri çekilecek olanlar açısından yasal bir güvence olsun ki hepimiz rahat edelim. Toplum da neye destek verdiğini çok iyi bilsin. Bunun üzerinden de toplumsal süreç ilerlesin."
'Komisyonun görevleri yasada tariflenir'
Bütün bir geri çekilme sürecini izleyebilecek parlamenterlerden oluşan bir komisyon olabileceğini ifade eden Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu komisyonun görevleri yasada tariflenebilir. Komisyonun ne iş yapacağı, süreci nasıl gözleyeceği, yasada tanımlanabilir ve Parlamento bu yasayı çıkarmakla aslında barış kararı olmuş olur. O yasa metninde geri çekilecek olanlarla hangi yasal mevzuatın uygulanacağı da tariflenebilir. Bu çok zor bir şey değil. Dile kolay 100 yıllık bir sorunu demokratik olarak çözme ve bu sorundan kaynaklı bir isyanın bitmesi ile ilgili konuşuyoruz. Bir yasa çıkarmak zor olmamalı Parlamento açısından. MHP'yi dışta tutuyorum destek vermeyecekleri çok önceden belli. Ama CHP bu silahların tümden biteceği ve silahların gömüleceği süreçte bir sosyal demokrat parti olup olmadığını gösterecektir. Sosyal demokratlar bu ülkede savaş istiyor mu istemiyor mu? Bizce hiç kimse bunun dışında kalmamalı. Barış ortamının tartışılacağı bir ortamı hep birlikte yaratmalıyız."
İki komisyon
Geri çekilmenin bir planının olup olmayacağı sorusuna Demirtaş, "Partimizin önerileri var tabiî ki bu geri çekilme ile ilgili. Bir komisyon kurulabilinir. Bu Parlamento içi bir komisyon olabilir. Bu komisyon bütün bu geri çekilme aşamasını denetler herhangi bir provokasyon olma ihtimalini ortadan kaldırmaya çalışır. Geri çekilmelerin yeni bir çatışma riski doğurmayacak şekilde yasal güvence içerisinde gerçekleşmesini sağlar. Bu süre zarfında bütün bu gelişmeleri raporlar ve Parlamento'ya bir bilgi olarak sunar. Ne yapıldı ne edildi Parlamento'da bu komisyon aracılığıyla haberdar olur. Bu da bir yasa ile kurulur. Bir araştırma komisyonundan çok bu işle özel olarak görevlendirilmiş yasa ile kurulmuş bir komisyon olabilir. Bir de tabi bunun dışında sivil ayak olarak düşünülebilecek bir Akil İnsanlar Komisyonu olabilir. Sayın Öcalan ile İmralı'da yaptığımız görüşmelerde bu önerilerin makul olduğunu kendisinin de bu önerileri destekleyeceğini ve bu şekilde bir işleyiş olursa hızlı bir şekilde geri çekilmenin olması gerektiğini belirtiyordu. Akil İnsanlar da bütün bu geri çekilme sürecinde yine nezaret edebilirler. Bunlar yapılması zor işler değil. Türkiye savaş gibi büyük bir handikaptan acı veren bir süreçten kurtulacak" şeklinde konuştu.
Demokratik reform tedbirleri
99'da yaşanan geri çekilmenin ve ardından yeniden başlayan çatışmalı sürecin hatırlatılması, yine basının sadece "silahsızlanmayı" işlemesinin sorulması üzerine de Demirtaş şöyle yanıt verdi: "Şu anda Sayın Öcalan stratejik bir değişiklik öneriyor. Bunu yaparken zannederim Hükümetle ve devlet heyetiyle bugüne kadar yürüttüğü temasların sonucu olarak bu stratejik hamlenin zamanının geldiğini düşünüyor. Evet PKK 99'da sınır dışına çekildi, muhtemelen şimdi de çekilecek. Ve PKK'nin bir daha geri dönmemesini yine çatışmaların başlamamasının garantisi Türkiye'nin bu zaman zarfında hızla demokratik reform tedbirleri alması. Bana göre bunun başka garantisi yok gibi görünüyor. İfade özgürlüğünün, örgütlenme hakkının, insanların kendi düşüncelerini açıklama hakkının, basın özgürlüğünün güçlendirilmesi lazım. PKK'nin tümden silahları bırakacağı koşulları hep birlikte yaratmış olalım. Bunun güvencesini hep birlikte Parlamento'da alacağımız yasal tedbirlerle gerçekleştirebiliriz. 99'da koşullar bu kadar uygun değildi. Şimdi daha uygun çözüm için."
'Bayrak tartışması iyi niyetli değil'
Newroz kutlamalarında neden bayrağın açılmadığın gündemleştirilmesine ilişkin Demirtaş, şunları ifade etti: "Bayrak Kürtlere karşı ısrarla dayatılmamalıdır. 12 Eylül'de o bayrak Kürtlere karşı bir işkence olarak kullanıldı. 'Onun önünde diz çökeceksiniz. Onun önünde onurunuzu teslim edeceksiniz' diyen yaklaşıma karşı bir hassasiyet var. Yoksa bayrağın kendisine karşı bir hassasiyet yoktur. Ama o bayrağa yüklenmek istenen anlama karşı bir tepki var. O bayrağa karşı bir tepki yok. O anlamı yüklemekten vazgeçildiği oranda Kürtlerin de bayrağı şekil olarak sahiplenmesi daha kolay olur. 'Bayrak bir siyasi düşüncenin bayrağıdır ve Kürtler de bunun önünde diz çökmelidir' anlayışından vazgeçilmesi gerekiyor. Aşılabilir diye düşünüyorum. Oradaki barış mesajını tartışmalı hale getirmek için bu bayrak meselesini ortaya attılar. Newroz'dan kim ne çıkarmak istiyorsa onu çıkarır. İnanın oraya dev bir Türk bayrağı asılmış olsaydı, başka bir bahane bulacaklardı. Bu iyi niyetli bir tartışma değil"
Demirtaş, Öcalan'ın dün Newroz'da okunan el yazısı mesajını da elinde tutarak basın mensuplarına gösterdi.
DİHA/AMED